Türk Denizci Ali Yol BAE’de Tutuklu: Sorumlular Nerede?

BAE’de tutuklu bulunan Türk denizci Ali Yol’un durumu ve sorumluluk tartışmaları gündemde.

İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi mezunu olan 3. Zabit Ali Yol, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) tutuklanmış durumda. Tutuklamanın nedeni, görev yaptığı gemide meydana gelen ve deniz altındaki internet kablolarına zarar verdiği iddia edilen bir olay olarak gösteriliyor.

Ali Yol, yaklaşık üç ay önce Abu Dabi’de bulunan bir tanker gemisinde görev yaparken, denize düşen bir demirin internet kablolarına zarar verdiği gerekçesiyle gözaltına alındı. Panama bayraklı LPG tankeri ARD HORIZON’da yaşanan bu olay, soruşturma başlatılmasına yol açtı ve Ali Yol tutuklandı.

Ancak kamuoyunda en çok tartışılan konu, bu tür bir olayın sorumluluğunun yalnızca bir 3. zabitin üzerine yüklenip yüklenemeyeceği. Gemi ve şirket serbestken, Ali Yol’un cezaevinde tutulması dikkat çekiyor.

ARD HORIZON gemisinin sahibi Iguana International SA, işletmecisi ise Adam Energy Management Inc. olarak biliniyor. Buna rağmen, gemi ve şirket herhangi bir yaptırıma maruz kalmadan faaliyetlerine devam ediyor. Oysa Türk denizci Ali Yol cezaevinde kalmaya devam ediyor.

Denizcilik sektöründe, demirleme ve seyirle ilgili kritik kararların bireysel bir zabitin inisiyatifinden ziyade, kaptanlık, köprüüstü yönetimi ve şirket prosedürleri çerçevesinde alındığına vurgu yapılıyor. Bu durum, Ali Yol’un tek başına sorumlu tutulmasını sorgulayan ciddi endişeler doğuruyor.

Olay sonrası gemi işletmecisi veya sahibi tarafından kamuoyuna yansıyan hukuki sahiplenmenin eksikliği de dikkat çekici. Hangi avukatın görevlendirildiği, teminat yatırılıp yatırılmadığı gibi sorular henüz yanıt bulmuş değil.

Denizcilik camiası, yurtdışında görev yapan Türk denizcilerin benzer durumlarda yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, olayın bireysel değil, kurumsal ve teknik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini belirtiyor. Genç bir denizcinin yabancı bir ülkede cezaevinde bulunması, Türk denizcilerin hukuki güvenceleri ve diplomatik destek mekanizmalarını yeniden gündeme getiriyor.

Kamuoyunda ise sorular yanıt bekliyor: Gemi serbestken ve şirketler faaliyetlerine devam ederken, bir Türk denizci neden hâlâ cezaevinde?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu