Küresel Piyasalarda Alarm: Jeopolitik Gerilim ve Japonya Krizi
Küresel piyasalarda jeopolitik gerilim ve Japon tahvillerindeki dalgalanmalar yatırımcıları endişelendiriyor.
ABD Başkanı Trump, Grönland’ın ulusal ve küresel güvenlik açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirterek, bu konuda geri adım atmayacağını ifade etti. Danimarka’ya ait olan adayı almak için her türlü yolu deneyeceğini ima eden Trump, gerektiğinde zor kullanmaktan çekinmeyeceğini de dile getirdi. Sosyal medyada paylaştığı sızdırılmış mesajlar ve yapay zeka ile oluşturulmuş görseller eşliğinde Grönland resimlerini paylaşarak, NATO müttefiklerinden sert tepkiler aldı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın ABD’ye bu kadar bağımlı olmaması gerektiğini vurgularken, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, “Grönland’ı asla vermeyiz” diyerek karşılık verdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise “zorbalığa boyun eğmeyeceğiz” şeklinde bir açıklama yaptı.
Diğer yandan, Japon tahvillerinde yaşanan gelişmeler de piyasalarda kaygı yarattı. 10 yıl vadeli Japon tahvili getirisi, son 27 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken, 40 yıl vadeli tahvillerde de rekor artış gözlemlendi. Bu durum, Japonya Başbakanı Takaichi’nin erken seçim kararı ve genişletilmiş mali harcama beklentileriyle kamu maliyesine yönelik endişelerden kaynaklandı.
Tahvil piyasasındaki bu dalgalanmalar, diğer ülkelerde de etkisini gösterdi. Japon tahvillerindeki sert yükseliş, jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte Amerikan, Alman ve İngiliz uzun vadeli tahvil getirilerinde de önemli artışlara neden oldu. Trump’ın Dünya Ekonomik Forumu’nda Avrupa liderleriyle görüşerek “herkesin mutlu olacağı bir çözüm” bulabileceğini belirtmesine rağmen, finansal piyasalarda riskten kaçınma eğiliminin arttığı gözlemleniyor. Ticaret savaşları endişeleri yeniden gündeme gelirken, NATO’nun geleceği de sorgulanır hale geldi.
ABD’nin Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehditleri, “ABD’yi sat” söyleminin daha fazla yankı bulmasına neden oldu. Danimarka’nın en büyük emeklilik fonu AkademikerPension, Grönland üzerindeki siyasi gerilim nedeniyle ABD Hazine tahvilleri alımını durdurduğunu açıkladı. Fon, bu kararın bir satış hamlesi olmadığını, ancak artan jeopolitik ve yönetişim riskleri nedeniyle portföy tercihini gözden geçirdiğini belirtti. Bu durum, küresel piyasalarda “ABD’yi sat” temasının kurumsal yatırımcılar arasında ilk somut sinyallerinden biri olarak değerlendiriliyor.
ABD Dolarındaki zayıflık, kıymetli metallerin fiyatlarını artırmaya devam ediyor. Bu sabah, güvenli liman olarak görülen altının ons fiyatı 4,865 dolarla yeni bir rekor kırdı. Gümüş ise, teknik hedeflerin gerçekleşmesiyle birlikte 94-95 dolar seviyelerine geri çekildi. Bitcoin tarafında ise, yatırımcıların güvenli liman arayışları nedeniyle heyecan azalmış durumda. Bitcoin, 87-88 bin dolar seviyelerinde kalıcı bir şekilde uzaklaşamazken, bu sabah 88 bin dolara bir kez daha geriledi.
Avrupa’nın Stoxx600 endeksi %1’in üzerinde bir satış baskısıyla karşı karşıya kalırken, ABD borsaları da %2’den fazla düşüşle günü tamamladı. Doların diğer para birimlerine karşı değerini gösteren DXY, son bir ayın en sert günlük düşüşünü yaşadı. DXY’nin 97-98 seviyelerinde bekleyen destek seviyesinin aşağı yönlü kırılması, büyük bir etki yaratabilir. Belirsizlik, yatırımcıları güvenli limanlara yönlendirirken, altın ve gümüş talebini artırıyor.
Küresel tahvil piyasasında son günlerde yaşanan sert satışlar bu sabah hız keserken, ABD 10 yıllık tahvil faizi son beş ayın zirvesine yakın seyrini koruyor. Japonya’da Başbakan Takaichi’nin erken seçim kararı ve borçla finanse edilecek büyüme beklentileri, tahvil piyasasında sert fiyatlamalara yol açtı. Uzun vadeli Japon tahvil faizi %4 eşiğini aşarak alarm zillerini çaldı. Zayıf YEN, ithal enflasyonu artırırken, Japonya Merkez Bankası üzerinde faiz artırım baskısını artırmış durumda. Gözler, Cuma günü yapılacak olağan BoJ toplantısına çevrilmişken, olası sıkılaşma sinyalleri küresel piyasalarda kritik bir etki yaratabilir.
Türkiye’de ise gözler yarınki TCMB’nin olağan PPK toplantısına çevrildi. Türk finansal varlıklarının yıla iyi bir başlangıç yaptığını gözlemliyoruz. Borsa İstanbul, %0,5’lik bir artışla günü tamamlarken, USDTRY kuru ve CDS risk primleri sakin seyrini sürdürüyor. TCMB’nin yarın politika faizini 150 baz puan indirmesi bekleniyor.
Erdoğan ve Trump arasındaki telefon görüşmesi de haber akışında öne çıkıyor. İki liderin ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunduğu belirtiliyor. CAATSA yaptırımları ile ilgili olumlu haberlerin gelebileceği düşünülürken, Cuma gecesi kredi derecelendirme kuruluşlarından da iyi haberler bekleniyor. TL ve TL cinsi varlıklara yönelik olumlu beklentiler devam ediyor.




