Dijital Cephenin Sıcak Çatışmalar Üzerindeki Etkisi
Sıcak çatışmaların dijital alandaki yansımaları ve siber saldırıların artışı uzmanlar tarafından ele alındı.
Hamide HANGÜL
ABD ve İsrail’in İran ile yaşadığı çatışma, dijital alanda da büyük bir siber saldırı dalgasını tetiklemekte. NATO’nun siber alanı, artık “beşinci harekât alanı” olarak tanımlanmakta ve bu durum, fiziksel çatışmalarla paralel olarak, kritik altyapıların hedef alınması, ekonomik dengenin bozulması ve psikolojik etki yaratma amacı güden operasyonlarla birlikte gelişiyor.
Geçtiğimiz yıl 12 gün süren çatışma sırasında, küresel ölçekte siber saldırılarda belirgin bir artış yaşandığına dikkat çeken uzmanlar, devlet destekli hacker grupları, ideolojik motivasyonlarla hareket eden hackerlar ve siber suç örgütlerinin faaliyetlerinin çoğaldığını belirtmektedir. Siber güvenlik uzmanı Erdem Eriş, Ortadoğu’daki sıcak çatışmaların siber saldırı riskini artırdığını ifade ederek, “Sıcak çatışma ortamları, siber alanda da hareketliliği artırır” dedi.
Eriş, NATO’nun siber alanı “beşinci harekât alanı” olarak tanımladığına dikkat çekerek, fiziksel gerilimin yanı sıra propaganda, istihbarat toplama, kritik altyapıları hedef alma ve ekonomik dengeyi bozma amacı güden siber operasyonların da arttığını vurguladı. Bu tür dönemlerde, devlet destekli grupların, ideolojik hackerların ve siber suç örgütlerinin faaliyetlerinde belirgin bir artış gözlemlendiğini belirtti.
Özellikle enerji, petrol, doğal gaz, finans, telekomünikasyon, ulaştırma ve sağlık sektörlerinin risk altında olduğunu söyleyen Eriş, Türkiye gibi jeopolitik öneme sahip ülkelerin dolaylı hedef haline gelebileceğini, bu durumun tedarik zincirleri aracılığıyla yan etkiler yaratabileceğini ifade etti.
Geçen yılki çatışma sırasında, siber saldırılarda ilk 72 saatte DDoS saldırılarında ve kamuya açık sistemlere yönelik erişim kesintisi girişimlerinde ciddi bir yoğunluk yaşandığını belirten Eriş, bu dönemde kamu kurumları, finans kuruluşları ve medya sitelerinin hedef alındığını vurguladı. Bu saldırıların hem operasyonel aksama hem de psikolojik etki yaratmayı amaçladığını ifade etti.
Bilişim hukuku uzmanı Avukat Özlem Kurt, uluslararası kuruluşların 2026 tehdit raporlarına göre, dünya genelinde DDoS kaynaklı saldırılarda %168, uygulama katmanı saldırılarında ise %120’nin üzerinde bir artış yaşandığını belirtti. Jeopolitik gerilimlerin arttığı dönemlerde siber saldırıların hacminin ve yoğunluğunun sürekli bir güvenlik meselesi haline geldiğini ifade eden Kurt, sıcak çatışma ortamlarının siber alanda da düşük maliyetli yüksek etki operasyonları için fırsat sunduğunu belirtti.
Eriş, siber saldırılara karşı alınması gereken önlemleri de sıraladı. Kurumların siber olaylara müdahale ekiplerini güçlendirmesi, 7/24 izleme kapasitesini artırması ve kritik sistemlerde tedarik zinciri risk analizlerini güncellemeleri gerektiğini söyledi. Bireylerin ise çok faktörlü kimlik doğrulama kullanmaları, kriz dönemlerinde gelen e-posta ve mesajlara dikkat etmeleri ve sahte bağış kampanyalarına karşı temkinli olmaları gerektiğini vurguladı.
Türkiye özelinde, 2025 yılı boyunca tespit edilen toplam siber saldırı hacminin yaklaşık 300 bin seviyesinde olduğu, bu durumun günlük ortalama yüzlerce saldırı anlamına geldiği ifade edildi. Ayrıca, geçen yılki savaş sırasında İran’ın Bank Sepah’a yönelik yapılan bir siber saldırıda, bankanın sistemlerinin tamamen silindiği ve bu durumun modern tarihte bir ulusal bankacılık sisteminin dijital olarak yok edilme çabası olarak değerlendirilebileceği belirtildi.




