İran Anlaşması Washington’da Tartışmalara Yol Açtı
İran ile ABD arasında imzalanan anlaşma, Washington’da CIA ve bakanlar arasında tartışmalara neden oldu.
SOSYAL MEDYADA BİZE-BÜLTEN ABD ile İran arasında varılan anlaşma, Washington’da geniş yankı uyandırdı. CIA ve bazı bakanların, İran’ın nükleer programına dair endişelerine rağmen, Başkan Donald Trump’ın bu anlaşmayı desteklediği iddia edildi.
107 gün süren çatışmaların ardından, ABD ve İran Hürmüz Boğazı’nın açılması ve Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde ateşkesin 60 gün uzatılmasını öngören tarihi bir mutabakata imza attı. Axios’un elde ettiği istihbarat raporlarına göre, CIA ve bazı bakanlar, İran’ın nükleer taahhütleri konusunda Başkan Trump ile fikir ayrılığına düştü. Sürecin artık geri dönüşü olmayan bir aşamaya girdiği ve anlaşmanın kesinleştiği bildirildi.
Başkan Trump, anlaşmanın tamamlandığını sosyal medya platformu Truth Social üzerinden duyurarak, Hürmüz Boğazı’nın serbest geçişine yönelik talimat verdi ve dünya gemilerine motorlarını çalıştırmaları çağrısında bulundu. Tahran cephesinde ise İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Gharibabadi, Pazar günü İsrail’in Beyrut’a düzenlediği saldırının ardından, askeri güçlerinin nükleer metne son şeklini verme konusunda baskı unsuru olduğunu kabul etti.
Savaş öncesinde dünya enerji arzının yüzde 20’sini taşıyan Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması, bölgedeki mayınların temizlenmesi ve altyapı onarımlarının ardından netlik kazanacak. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, anlaşmanın sağlanmasında yaşanan zorluklar ve ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırıları nedeniyle müzakereleri iki aşamaya ayırma kararı aldıklarını açıkladı. İlk aşamada, savaşın sona ermesi, Hürmüz Boğazı’nın açılması, bloke edilen İran fonlarının serbest bırakılması ve yeniden inşa konuları ele alınacak. İkinci aşamada ise nükleer mesele ve yaptırımların kaldırılması konularında nihai bir anlaşma sağlanması için 60 günlük bir süre boyunca müzakereler devam edecek.
Washington’da ise zafer çığlıklarının arkasında ciddi bir iç hesaplaşma yaşanıyor. Beyaz Saray’daki üst düzey toplantılardan sızan bilgilere göre, CIA Direktörü John Ratcliffe, İran’ın nükleer taviz verme niyetine dair Başkan Trump’a açıkça şüphelerini iletti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth, mutabakat metnine karşı sert bir direnç gösterirken, Başkan Yardımcısı JD Vance ile özel elçiler Jared Kushner ve Steve Witkoff, anlaşmanın en büyük savunucuları olarak öne çıktı. İstihbarat raporları, İranlı yetkililerin kendi aralarındaki konuşmalar ile arabuluculara sundukları vaatlerin çeliştiğini öne sürdü.
Müzakerelerin en çok tartışılan ekonomik boyutu, İran’ın dondurulan varlıklarının serbest bırakılması ve ülkenin yeniden inşası için öngörülen 300 milyar dolarlık fon oldu. ABD tarafı, bu fonların teslimini İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarını imha etmesi ve nükleer programını dondurması şartına bağlayarak bir “performansa dayalı ödeme” modeli geliştirdi. Yetkililer, Tahran’ın samimiyetinin önümüzdeki iki ila üç hafta içinde test edileceğini, aksi takdirde sürecin tek taraflı olarak askıya alınabileceğini vurguladı. Amerikan muhalefeti ve İsrail kanadı, bu 60 günlük süreçte İran’ın nükleer silaha giden yolda zaman kazandığını iddia ediyor.
Beyaz Saray yetkilisi, “Başkan Trump, tüm görüşleri dinler ancak nihai karar vericinin kendisi olduğunu herkes bilir. Bu mutabakat, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmamasını, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu elinde tutmamasını ve dünyanın enerji arzını rehin almamasını sağlayarak, yönetimin uzun süredir dile getirdiği tüm kırmızı çizgileri karşılıyor,” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Trump’ın yalnızca “iyi” bir nihai anlaşmayı kabul edeceği belirtildi.
Pazar günü imzalanan mutabakatın nükleer unsurları, tarafların önümüzdeki 60 gün içinde daha ayrıntılı bir nükleer anlaşmaya varmasına bağlı.
Financial Times’ın haberine göre, Trump yönetimi, İran’ın ateşkesi kalıcı hale getiren ve nükleer müzakereleri ilerleten kapsamlı anlaşmayı kabul etmesi durumunda ülkenin yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için 300 milyar dolarlık özel yatırım fonunu desteklemeye hazır. Bu fonun, hükümetler yerine uluslararası özel şirketler tarafından finanse edilmesi ve yalnızca İran’ın anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde devreye girmesi bekleniyor. ABD’li yetkililer, yaptırımların kademeli olarak hafifletileceğini, ancak fonlara erişim ve ekonomik teşviklerin İran’ın anlaşmaya uyumuna bağlı olacağını ifade etti. Anlaşmanın, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, ateşkesin sürdürülmesi ve nükleer görüşmelerin devamını içerdiği aktarıldı.



