Hayvan gübresinden elektrik: 5 aylık enerji potansiyeli
Türkiye’de hayvansal atıklardan yılda 8-10 milyar kilovatsaat elektrik üretilebileceği belirtiliyor. Bir ineğin gübresi, bir evin 5 aylık ihtiyacını karşılıyor.
Hayvancılık faaliyetleri sırasında ortaya çıkan gübre ve diğer organik atıklar, yalnızca uzaklaştırılması gereken maddeler olarak görülmüyor. Bu atıklar uygun tesislerde işlenerek biyogaza, elektriğe ve ısıya dönüştürülebiliyor. Süreç sonunda kalan organik materyal de tarımsal gübre olarak kullanılabiliyor.
Hayvansal atıkların oksijensiz ortamda parçalanmasıyla oluşan biyogaz, enerji üretiminin temel girdisini oluşturuyor. Türkiye’nin hayvan varlığı dikkate alındığında, bu alanda kayda değer bir enerji kapasitesi bulunduğu ifade ediliyor.
Hayvansal atıklar enerji kaynağına dönüşebilir
TÜİK’in 2025 yılı hayvansal üretim istatistikleri ile Tarım ve Orman Bakanlığının aynı döneme ilişkin verilerine göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye’de 17 milyon 709 bin büyükbaş hayvan bulunuyor. Ülkede ayrıca 57 milyon 874 bin küçükbaş ve 394 milyon 32 bin kanatlı hayvan yer alıyor.
Atık Yönetimi ve Atıktan Enerji Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Öner, bu hayvan varlığının enerji üretimi bakımından önemli bir potansiyel sunduğunu belirtti. Öner, Türkiye’de hayvansal atıklardan yıllık 4-5 milyar metreküp biyometan ve yaklaşık 8-10 milyar kilovatsaat elektrik üretilebileceğini söyledi.
Hayvan gübresi açıkta ya da oksijensiz ortamdaki çukur ve havuzlarda beklediğinde metan gazı açığa çıkıyor. Atmosfere salınan bu gaz, küresel ısınmayı artıran unsurlar arasında bulunuyor. Biyogaz tesislerinde ise atıklar kapalı reaktörlerde kontrollü biçimde işleniyor; ortaya çıkan gaz elektrik ve ısı üretiminde kullanılabiliyor.
Arıtma işleminin ardından biyogaz, doğal gaza alternatif olarak değerlendirilebilen biyometana da dönüştürülebiliyor. Bu yöntem, metan emisyonlarının kontrol altına alınmasının yanı sıra yerli ve yenilenebilir enerji üretimine katkı sağlıyor. Öner, biyogaz tesislerinin yalnızca elektrik üreten yapılar olarak değil, aynı zamanda atık yönetimi sağlayan merkezler olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Maliyetler tesislerin sürdürülebilirliğini zorluyor
Hayvansal atıklardan enerji üretiminde yüksek bir kapasite bulunmasına karşın, biyogaz sektörünün ekonomik açıdan çeşitli sorunlarla karşılaştığı belirtiliyor. Yatırım ve işletme giderlerinin yüksek olması, elektrik üretim maliyetlerinin yanı sıra tesislerin finansal dengesini de etkiliyor.
Öner’e göre atık tedarikinde yaşanan maliyet artışı da sektörün önündeki önemli sorunlardan biri. Geçmişte hayvancılık işletmeleri, bertaraf etmek zorunda kaldıkları atıkları biyogaz tesislerine ücretsiz verirken, sektörün gelişmesiyle birlikte bu atıklar ücret karşılığında temin edilmeye başlandı. Bu değişimin tesislerin toplam giderlerini yükselttiği ifade ediliyor.
Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması kapsamındaki desteklerin sona ermesinin ardından bazı tesislerin serbest piyasa fiyatlarıyla maliyetlerini karşılamakta zorlanabileceği uyarısı yapılıyor. Bu nedenle sektörün devamlılığı için yeni destek modellerine ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor. Biyogazın biyometana çevrilerek doğal gaz yerine kullanılabilmesi için de mevzuat, altyapı ve teşvik düzenlemelerinin geliştirilmesi gerekiyor.
Bir ineğin gübresi beş aylık tüketime denk geliyor
Hayvan gübresinden elektrik üretiminin haneler açısından karşılığını değerlendiren Ali Rıza Öner, bir ineğin bir yıl boyunca oluşturduğu gübreden elde edilebilecek elektriğin, bir evin yaklaşık beş aylık elektrik ihtiyacını karşılayabileceğini ifade etti.




