Erdoğan BM Genel Kurulu’nda Filistin mesajı verdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda Filistin’i tanımayan ülkelere kararlarını gözden geçirme çağrısı yaptı ve reform mesajı verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Filistin meselesini gündemin merkezine taşıdı. Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın iki yıldır Genel Kurul salonunda bulunamamasının büyük bir haksızlık olduğunu belirtti.
Abbas’ın toplantıya katılamamasına rağmen özgür ve egemen Filistin’in sesi olmaya devam edeceklerini ifade eden Erdoğan, Filistin Devleti’ni henüz tanımayan ülkelere kararlarını yeniden değerlendirme çağrısında bulundu. Gazze’nin yalnızca dünyanın en büyük çocuk mezarlığı olmadığını söyleyen Erdoğan, bölgenin aynı zamanda çocukların en yüksek oranda uzuv kaybı yaşadığı yer haline geldiğini dile getirdi.
Erdoğan, Gazze’yi çağın en ağır ve utanç verici toplu kuşatma alanı olarak nitelendirdi. Batı Şeria’da yerleşimci şiddetinin en yoğun döneminin yaşandığını, Kudüs’te ise Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekanlara erişiminin engellendiğini söyledi. Cumhurbaşkanı, yaşananlar karşısında insanlık ve vicdan sahibi hiç kimsenin sessiz kalamayacağını vurguladı.
BM Güvenlik Konseyi için reform çağrısı
Birleşmiş Milletlerin barış ve güvenliği koruma görevini yerine getiremez hale getirildiğini savunan Erdoğan, örgütün giderek güç kaybettiğini ifade etti. BM Güvenlik Konseyi’nin, “Dünya 5’ten büyüktür” anlayışı doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiğini belirten Erdoğan, 190’dan fazla ülkenin iradesinin beş ülkenin kararlarına bağlı olduğu mevcut sistemin adil olmadığını kaydetti.
Filistin, Lübnan ve Sudan’da umutlarını BM’ye bağlayan insanların hayal kırıklığı yaşadığını dile getiren Erdoğan, uluslararası hukukun güçlü ve zayıf ülkelere farklı uygulanmasına dayalı anlayışın değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, cezasızlığın hakim olduğu sistemlerin sürdürülebilir olmadığını belirtti.
Türkiye’nin Pakistan ve Suudi Arabistan ile oluşturduğu savunma ittifakının bölgesel dayanışmayı güçlendirmeyi ve sorunlara bölge içinden çözüm üretmeyi amaçladığını aktaran Erdoğan, Suriye’nin güvenli ve huzurlu bir ülke olma yolunda ilerlediğini, Türkiye’nin Suriye halkının yanında bulunmayı sürdüreceğini ifade etti.
Rusya-Ukrayna savaşının Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü korunarak sona ermesinin Türkiye’nin samimi arzusu olduğunu söyleyen Erdoğan, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik son saldırıların, kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Kıbrıs ve bölgesel güvenlik mesajları
Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün tanınması gerektiğini belirterek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik izolasyonların sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Uluslararası toplumu KKTC’yi tanımaya ve bu ülkeyle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurmaya davet etti.
Filistin Devleti’ni etkisiz hale getirme girişimlerinin başarısız olacağını ifade eden Erdoğan, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti’nin kurulacağı günlerin geleceğini söyledi. Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün korunması gerektiğini de kaydetti.
Türkiye’nin gelişen savunma sanayisi ve krizlere dayanıklı ekonomisiyle çatışmaların ortasında istikrar unsuru olmayı sürdürdüğünü belirten Erdoğan, Türkiye’nin güvenlik mimarisinin dışında kalan bir Avrupa’nın daha güçlü ve güvenli olamayacağını dile getirdi. Libya’da istikrarın korunmasının öncelikleri arasında bulunduğunu söyleyen Erdoğan, uzlaşı sürecinin Libyalıların liderliğinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Erdoğan konuşmasının sonunda, bir yanda tonlarca yiyeceğin çöpe atıldığı, diğer yanda milyonlarca insanın çöplerden besin aradığı bir dünyada adaletten söz edilemeyeceğini belirtti.


