İsrail, Gazze’deki İnsani Krizi Derinleştiriyor
İsrail’in Gazze’ye yönelik kısıtlamaları, insani krizi derinleştiriyor. Filistinliler, ekonomik zorluklarla mücadele ediyor.
Gazze’de ateşkesin üzerinden aylar geçmesine rağmen, İsrail’in uyguladığı ablukaların daha da sıkılaştırılması, bölgedeki insani ve ekonomik krizi derinleştiriyor. Filistinliler, bu zorlu koşullarla başa çıkmaya çalışıyor.
Yerel yetkililer, İsrail’in uyguladığı kısıtlamaların yalnızca güvenlik önlemleri değil, aynı zamanda ekonomik yapıyı hedef alan sistematik bir kuşatma politikası haline geldiğini vurguluyor. Gazze Ekonomi Bakanı Vekili Hasan Ebu Reyyale, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının biçim değiştirerek devam ettiğini belirtti.
Ebu Reyyale, “Savaş sona ermedi, sadece yöntem değişti. Abluka, bu savaşın en ağır araçlarından biri haline geldi.” diyerek, İsrail’in mal ve yardım girişlerini sıkı bir şekilde kontrol ettiğini ve hangi ürünlerin ne kadarının bölgeye gireceğini belirlediğini aktardı.
Bu kısıtlamaların Gazze’deki ekonomik yapıyı bozduğunu ve hayat pahalılığını artırdığını ifade eden Ebu Reyyale, “Bu durum, piyasada ciddi bir dengesizlik yaratıyor, bazı ürünlerde tekelleşmeye yol açıyor ve fiyatların hızla yükselmesine neden oluyor.” dedi.
Gazze’de yerel yönetimin ticaret ve tedarik mekanizmaları üzerinde kontrolünün bulunmadığını belirten Ebu Reyyale, mevcut koşullar altında halkın temel ihtiyaçlara erişiminin giderek zorlaştığını vurguladı. “Gazze’de yaşam sistemi büyük ölçüde çökmüş durumda. Ekonomik faaliyetler tarihte görülmemiş seviyede geriledi.” diyen Ebu Reyyale, halkın günlük yaşamını sürdürebilmek için sürekli bir mücadele içinde olduğunu ifade etti.
İsrail’in yardımların girişini sınırlaması ve sınır kapılarındaki kısıtlamaları artırması, son dönemde daha da belirgin hale geldi. Yerel kaynaklar, insani yardım ve ticari ürün taşıyan tır sayısının, ateşkes anlaşmasında öngörülen seviyenin çok altında kaldığını bildiriyor.
Gazze’deki en dikkat çekici krizlerden biri ise temel gıda maddelerinde yaşanıyor. Ebu Reyyale, bölgede ekmek üretiminde ciddi bir açık bulunduğunu belirterek, “Ekmek temininde yüzde 50’nin üzerinde bir yetersizlik söz konusu.” dedi.
Gazze’de yakıt girişinin kısıtlanması, elektrik üretimi ve ulaşım gibi birçok alanda ciddi aksamalara yol açıyor. Ebu Reyyale, hastaneler, ambulanslar ve insani yardım kuruluşlarının büyük ölçüde jeneratörlere bağımlı hale geldiğini, yakıt eksikliğinin bu hizmetlerin sürekliliğini tehdit ettiğini belirtti. Ayrıca, su kuyuları, arıtma tesisleri ve su dağıtım sistemlerinin de bu krizden doğrudan etkilendiği ve temiz suya erişimin giderek zorlaştığı ifade ediliyor.
Gazze’deki sanayi altyapısının büyük bölümünün tahrip olduğu belirtilirken, Ebu Reyyale, sanayi sektöründeki kaybın yüzde 95’i aştığını bildirdi. Bu durum, binlerce kişinin işsiz kalmasına ve işsizlik ile yoksulluk oranlarının ciddi şekilde artmasına yol açtı.
Ebu Reyyale, Gazze’de yaşanan durumun tek bir krizle açıklanamayacağını vurgulayarak, “Gazze bugün bir ekonomik kriz değil, bir yaşam krizi yaşıyor.” ifadelerini kullandı. Uluslararası topluma ve arabuluculara çağrıda bulunan Ebu Reyyale, sınır kapılarının daha fazla açılması, yardım girişinin artırılması ve ticari faaliyetlerin yeniden canlandırılması için adımlar atılması gerektiğini belirtti.



