AB İklim Müzakerelerinde Yeni Strateji Üzerinde Çalışıyor

AB, iklim müzakerelerinde daha etkili bir strateji geliştirmek amacıyla yeni bir yol haritası üzerinde çalışıyor.

Avrupa Birliği (AB), geçtiğimiz yıl Birleşmiş Milletler zirvesinde iklim değişikliği ile mücadelede daha iddialı adımlar atma konusunda destek bulmakta zorlandığından, diplomatik çabalarını yeniden gözden geçiriyor. Kasım ayında Brezilya’da düzenlenen COP30 zirvesinde, iklim değişikliğiyle mücadeleye dair müzakereler, ABD’nin eski Başkanı Donald Trump’ın ülkesini görüşmelerden çekmesiyle jeopolitik bir darbe aldı.

Zirve, yoksul ülkelerin iklim değişikliğiyle başa çıkabilmesi için sağlanan finansmanı üç katına çıkarma anlaşmasıyla sonuçlansa da, fosil yakıt kullanımını azaltmaya yönelik yeni küresel taahhütler sunulmadı. Bu durum, AB ülkelerinin müzakerelerin son dakikalarında salonu terk etme düşüncesini gündeme getirdi.

Reuters’ın elde ettiği bilgilere göre, AB, 27 üyesinin iklim müzakerelerinde ticaret, finans ve kalkınma alanlarındaki etkisini artırarak gelecekteki zirvelerde daha güçlü bir strateji geliştirmeyi değerlendiriyor. Hazırlanan belgede, AB’nin emisyon azaltımına yönelik daha etkili bir anlaşma sağlama çabalarının, uluslararası destek bulmakta giderek zorlandığı ifade ediliyor.

Ayrıca, değişen jeopolitik dinamiklerin, COP30’daki müzakerelerin son aşamalarında AB’nin “büyük ölçüde izole olduğu” hissiyatına katkıda bulunduğu belirtiliyor. AB, iklim değişikliğinden etkilenen ada devletleri ve bazı Latin Amerika ülkeleriyle birlikte, COP30 anlaşmasında fosil yakıtların ele alınması için baskı yapmıştı; ancak bu öneri, Suudi Arabistan gibi büyük petrol ihracatçıları tarafından engellendi.

AB, müzakerelerin sonlarına kadar iklim finansmanının artırılmasına karşı durması nedeniyle de yoksul ülkeler tarafından eleştirildi. Brezilya’nın COP30 Başkanı Andre Correa do Lago, ülkelerin zirvenin başarısını değerlendirmelerinin, iklim değişikliğiyle mücadeledeki farklı önceliklerini yansıttığını belirtti.

AB tarafından yayımlanan belgede, ticaret ve kalkınma araçlarının etkili bir şekilde kullanılamamasının, AB’nin müzakerelerde ve sonrasında pozisyonunu güçlendirme yeteneğini sınırladığı ifade ediliyor. Güney Kıbrıs’ın dönem başkanlığı altında hazırlanan belgede, AB’nin uluslararası iklim müzakerelerindeki rolüne dair görüşmelerin yapıldığı doğrulandı.

Bir sözcü, “Amacımız, COP31 müzakerelerinin etkinliğini artırmak için bu önemli konu üzerinde düşünmeye devam etmektir” dedi. AB’nin ticaret anlaşmalarının çoğu, iklim ve düşük karbonlu enerji konularında teşvikler içeriyor. Geçtiğimiz ay imzalanan AB-Hindistan ticaret anlaşması, Hindistan’ın emisyonlarını azaltmasına yardımcı olmak için 500 milyon euro destek sağlıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu