Merkez Bankası, Para Politikasını Sıkılaştırma Mesajı Verdi
Merkez Bankası, politika faizini sabit tutarak sıkı para politikası mesajı verdi ve enflasyonda kalıcı bozulma durumunda önlemler alacağını belirtti.
ŞEBNEM TURHAN
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), yılın ikinci toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Gecelik borç verme faiz oranı yüzde 40, borçlanma faiz oranı ise yüzde 35,5 olarak belirlendi. Merkez Bankası, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri müdahalesinin ardından piyasa faizlerini 3 puan artırarak yüzde 40 seviyesine çekmişti. Uzmanlar, belirsizliklerin yoğun olduğu bu dönemde Merkez Bankası’nın yeni bir adım atmadığını, ancak enflasyonda kalıcı bir bozulma yaşanması durumunda faiz artışına gidebileceği mesajını verdiğini belirtiyor.
Merkez Bankası, son beş toplantısında toplamda 900 baz puanlık bir indirim gerçekleştirmişti. Ancak, artan jeopolitik belirsizlikler ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar nedeniyle, mart ayındaki toplantıda herhangi bir değişikliğe gitmedi. PPK kararı öncesinde negatif seyir izleyen bankacılık endeksi, karar sonrası yüzde 1’in üzerinde bir artış gösterdi.
Sıkı Para Politikası Mesajı
Toplantı metninde, enflasyonla ilgili bölümlerin tamamen değiştiği ve yurtiçi gelişmelere dair ifadelerin çıkarıldığı görüldü. Sadece jeopolitik gelişmelerin ve enerji fiyatlarının enflasyona etkilerine vurgu yapıldı. PPK, şubat ayında enflasyonun ana eğiliminin yatay seyrettiğini belirtirken, artan belirsizlikler ve enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon görünümüne etkilerini yakından takip edeceğini ifade etti. Merkez Bankası, bu bağlamda sıkı para politikasını destekleyici tedbirler alındığını hatırlattı ve savaşın başlangıcında devreye alınan önlemlerle ilgili olumlu bir izlenim verdi.
Kalıcı Bozulma Vurgusu
PPK metninde, fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceği belirtildi. Merkez Bankası, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda politika faizinin sıkılaştırılacağını duyurdu. Uzmanlar, bu durumun Merkez Bankası’nın faiz artışını gündemine aldığını, ancak eşiğin oldukça yüksek olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Toplantı metninde, kredi ve mevduat piyasalarında beklenmeyen gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizmasının destekleneceği ve likidite koşullarının dikkatle izleneceği bilgisi yer aldı.
Uzmanlar, TCMB’nin Kararını İhtiyatlı Olarak Değerlendirdi
İhtiyatlı Duruş
TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Özatay, Merkez Bankası’nın son 20-25 yılda önemli kriz yönetimi tecrübeleri olduğunu ve bu tecrübeyi zamanında doğru bir şekilde kullandığını belirtti. Savaşın belirsizliği nedeniyle Merkez Bankası’nın faiz oranını sabit tutmasının doğru bir karar olduğunu ifade etti. Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kara ise, Merkez Bankası’nın sürpriz yapmadığını ve küresel gelişmelerin kalıcı etkilerini gözlemlemeden faiz artırımı yapmanın makul olmadığını vurguladı.
TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat, şubat ayındaki enflasyon verilerinin Merkez Bankası’nın elini biraz rahatlattığını, ancak enerji ve gıda fiyatlarının maliyet enflasyonu yaratma potansiyelinin sürdüğünü belirtti. QNB Baş Ekonomisti Erkin Işık, Merkez Bankası’nın politika faizini değiştirmemesinin beklenildiğini, ancak enflasyon görünümünde bir bozulma yaşanması halinde sıkılaşma önlemlerinin alınacağını ifade etti.
Nurol Portföy Yönetim Kurulu Danışmanı Dr. Altuğ Özaslan, Merkez Bankası’nın belirsizlikler karşısında her iki yöne de karar almaya açık olduğunu, bu durumun yıl sonu için beklentilerin yukarı revize edilebileceğini düşündürdüğünü belirtti. EMCAP Advisory Yönetici Ortağı Dr. İnanç Sözer ise, Merkez Bankası’nın bekle-gör politikasına geçtiğini ve alınan önlemlerin kısa vadeli enflasyonist riskleri bertaraf ettiğini ifade etti.




