Piyasalarda Fed Beklentileri: Faiz İndirimi Yazda Mümkün Görünüyor
Ekonomistler, Fed’in faiz indirimini hazirana ertelediğini ve yaz aylarında olası bir indirimin beklendiğini belirtiyor.
Bloomberg’in gerçekleştirdiği anket, 75 ekonomistin katılımıyla yapıldı ve sonuçlar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine başlaması beklenen tarihin mart ayından haziran ayına kaydığını gösterdi. Ekonomideki güçlü büyüme verileri ve kalıcı enflasyon baskıları, Fed’in temkinli yaklaşımını destekleyen önemli faktörler arasında yer alıyor.
Önceki ay yapılan ankette, ilk faiz indiriminin mart ayında gerçekleşeceği öngörülmüştü. Ancak, enflasyonist baskıların devam etmesi ve iş gücü piyasasında dengelenme sinyalleri, bu takvimin ertelenmesine yol açtı.
Uzmanlar, Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesinin, en azından gelecek yılın ortasına kadar yüzde 2’lik hedefin üzerinde kalacağını tahmin ediyor. Fed yetkililerinin, 2025 yılına kadar üç ardışık faiz indirimi gerçekleştirmesinin ardından, önümüzdeki hafta yapılacak toplantıda faizleri sabit tutmaları bekleniyor. Ayrıca, bu yılın ikinci ve son faiz indiriminin eylül ayında olacağı öngörülüyor.
Ekonomik Büyüme Beklentileri Yükseldi
Fed üzerindeki acil faiz indirimi baskısı, 2021 yılından bu yana en güçlü çeyreklik büyüme performanslarından biriyle hafiflemiş durumda. Dördüncü çeyrek GSYH büyüme tahmini, ekonomistlerin önceki beklentilerini iki katına çıkararak yüzde 2,1 seviyesine yükseldi. Ayrıca, hükümetin kapanma sürecinin büyüme üzerindeki etkisinin, önceden korkulduğu kadar derin olmayacağı öngörülüyor.
Anket, Trump yönetiminin Fed’in bağımsızlığına yönelik hamlelerinin arttığı bir dönemde gerçekleştirildi. Adalet Bakanlığı’nın ankete başlanmadan kısa süre önce merkez bankasına mahkeme celbi tebliğ etmesi ve Yüksek Mahkeme’nin, Başkan’ın Fed Guvernörü Lisa Cook’u görevden alıp alamayacağına dair bu hafta yaptığı duruşma, piyasalar tarafından dikkatle izleniyor.
KPMG Başekonomisti Diane Swonk, bu duruma ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: Fed’in yaptığı işlerin çoğu güvene dayalıdır; bu, piyasa temelli bir ekonominin temelidir. Güven sarsıldığında, tüm işlemler daha maliyetli hale gelir.




