Petrol 100 doları neden aşamıyor? Dört güçlü fren
Orta Doğu’dan petrol sevkiyatı azalmasına rağmen Brent 100 doları aşamıyor. Alternatif rotalar, yeni üretim ve Çin talebi fiyatı frenliyor.
Orta Doğu’daki savaş, küresel petrol arzında önemli bir daralmaya yol açtı. Bölgeden yapılan günlük ham petrol sevkiyatı savaş öncesindeki yaklaşık 18 milyon varil seviyesinden 11 milyon varile geriledi. Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği de belirgin biçimde azalırken Brent petrolün henüz 100 dolar eşiğini aşmaması, piyasadaki bazı dengeleyici unsurlara bağlanıyor.
Hürmüz geçişleri sert biçimde geriledi
Hürmüz Boğazı’ndan pazartesi günü yalnızca 7 emtia gemisinin geçtiği bildirildi. Bir gün önce bu sayı 8 olarak kaydedilmişti. Bazı gemilerin takip sistemlerini kapatması nedeniyle gerçek geçiş sayısı daha yüksek olabilir; ancak izlenebilen trafik, boğazdaki hareketliliğin ciddi ölçüde zayıfladığını gösteriyor.
İran’ın, yeni ABD saldırıları gerçekleşmesi halinde Körfez’deki petrol ve doğal gaz altyapısının hedef alınabileceği yönündeki uyarıları piyasadaki risk primini artırıyor. Brent petrol salı gününün ilk işlemlerinde 97 doların üzerinde seyretse de 100 dolar seviyesini aşamadı.
Fiyatların bu eşiğin altında kalmasının ilk nedeni, Hürmüz üzerinden petrol akışının tamamen durmamış olması. Geçişler keskin şekilde gerilese de hareketli ortalamalara göre boğazdan günlük yaklaşık 4-5 milyon varil petrol taşınmaya devam ediyor.
Alternatif rotalar arz kaybını sınırlıyor
Körfez ülkelerinin farklı ihracat kanallarına yönelmesi de piyasadaki baskıyı azaltan unsurlar arasında yer alıyor. Mısır’daki Sidi Kerir Limanı’ndan yapılan sevkiyat ağustosta günlük 2,14 milyon varile yükseldi. Bu rakam, haziran seviyesinin iki katından fazla.
Irak’ın günlük petrol ihracatı ağustosta yaklaşık 2,34 milyon varile toparlandı. Birleşik Arap Emirlikleri’nin sevkiyatı yaklaşık 2,9 milyon varil olurken Kuveyt’in ham petrol ihracatı temmuz ve ağustosta günlük yaklaşık 1 milyon varile ulaştı.
Hürmüz’de gemi trafiği gerilerken Babülmendep Boğazı’nda ters yönde bir hareket görüldü. Bu rotadan geçen emtia gemisi sayısı pazartesi günü 17’den 29’a çıktı. Veriler, enerji ticaretinde alternatif deniz güzergâhlarının daha yoğun kullanılmaya başlandığına işaret ediyor.
Yeni üretim ve Rusya ihracatı denge sağlıyor
Petrol 100 doları aşamıyor çünkü Orta Doğu dışındaki üreticiler de küresel arz açığının bir bölümünü kapatıyor. ABD, Kanada ve Guyana’nın toplam petrol üretiminin bu yıl günlük yaklaşık 1,4 milyon varil artması bekleniyor.
Bu miktar, Orta Doğu’dan kaybolan yaklaşık 7 milyon varili karşılamaya yetmiyor. Ancak arz açığını daraltması, fiyatların daha hızlı yükselmesini önlüyor. Rusya’nın ham petrol ihracatı da temmuz ve ağustosta günlük yaklaşık 5,5 milyon varil düzeyini korudu. Hazirandaki 6,4 milyon varillik seviyenin altında kalmasına rağmen Rus petrolü küresel piyasaya önemli miktarda ulaşmayı sürdürüyor.
Çin talebindeki gerileme fiyatları baskılıyor
Talep tarafındaki gelişmeler de fiyat artışını sınırlıyor. Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı Çin’in deniz yoluyla ham petrol alımı temmuz ve ağustosta günlük yaklaşık 7 milyon varile indi. Bu miktar şubatta 11 milyon varilin üzerindeydi.
Elektrikli araç kullanımının yaygınlaşması ve petrokimya sektöründe kömür bazlı üretimin artması, Çin’in petrol talebini aşağı çekiyor. Ülkenin yaklaşık 1,17 milyar varile ulaştığı tahmin edilen petrol rezervleri de olası arz kesintilerine karşı önemli bir tampon oluşturuyor.
Küresel ölçekte petrokimya ve ulaşım yakıtlarına yönelik talep kaybının üçüncü çeyrekte günlük yaklaşık 3,5 milyon varile ulaştığı hesaplanıyor. Bu nedenle savaş kaynaklı arz daralması, fiyatlara aynı ölçekte yansımıyor.
Fiziki piyasada fiyatlar 100 doları aştı
Brent petrolün 100 doların altında kalması, fiziki piyasada arz sorunu yaşanmadığı anlamına gelmiyor. Kasım yüklemeli bazı Orta Doğu petrol türlerinin spot primleri hızla yükselirken Umman petrolünün vadeli fiyatı 104 doları, Dubai petrolünün fiziki fiyatı ise 105 doları aştı.
Bu ayrışma, özellikle rafinerilerin doğrudan satın aldığı fiziki petrolde sıkışıklığın daha belirgin olduğunu ortaya koyuyor. ABD’de dizel fiyatlarının rekor seviyelere çıkması da rafinerileri üretimi artırmaya zorluyor. Bu durum, sınırlı ham petrol arzı üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.
Dolayısıyla 100 dolar seviyesi manşet fiyatlar açısından kritik bir eşik olmayı sürdürse de fiziki piyasanın bazı bölümleri bu seviyeyi şimdiden geride bırakmış durumda. Hürmüz geçişlerinin daha da azalması veya Körfez’deki enerji altyapısının doğrudan hedef alınması halinde, fiyatları sınırlayan mevcut unsurların etkisi hızla zayıflayabilir.
Türkiye’de akaryakıt ve enflasyon riski
Petrol fiyatlarının 100 dolara yaklaşması Türkiye açısından yalnızca enerji piyasalarını ilgilendirmiyor. Ham petrol maliyetindeki yükselişin döviz kurundaki hareketle birleşmesi, benzin ve motorin fiyatları üzerinden ulaştırma ile üretim giderlerini artırabilir.
Bu nedenle Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği ve Brent petrolün seyri, enflasyon görünümü açısından da yakından izlenecek. Alternatif ihracat kanalları, yeni üretim ve zayıflayan talep şimdilik fiyat artışını sınırlıyor. Ancak fiziki piyasadaki sıkışıklık, petrol fiyatları üzerindeki riskin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.




