Zeytinoğlu: ‘Made in EU’ Kriteri Türkiye İçin Hayati Öneme Sahip
Zeytinoğlu, ‘Made in EU’ kriterinin Türkiye için stratejik önem taşıdığını vurguladı. Toplantıda ticaretin güncellenmesi gerektiği belirtildi.
Kocaeli Sanayi Odası’nın (KSO) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu’nun liderliğindeki İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla, “Gümrük Birliği Kararının 30. Yılında Gümrük Birliği’nin Geleceği, Serbest Ticaret Anlaşmaları ve ‘Made in EU’ Kriteri” konulu bir toplantı gerçekleştirdi.
Açılış konuşmasında Zeytinoğlu, Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin 30. yılını geride bırakırken, Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin en önemli ihracat pazarı olmayı sürdürdüğünü ve ikili ticaretin daha dengeli bir yapıya kavuştuğunu ifade etti. AB’nin Sanayi Hızlandırıcı Yasası taslağında Türkiye’nin ‘Made in EU’ kapsamına alınmasının stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Zeytinoğlu, Türkiye’nin de AB’nin sanayileşme hedeflerine paralel olarak inovasyon ve ileri teknoloji kapasitesini artırması gerektiğini belirtti.
Zeytinoğlu, Gümrük Birliği’nin hizmetler, tarım ürünleri ve kamu alımlarını kapsayacak şekilde güncellenmesi gerektiğine de dikkat çekti. AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarının, özellikle Mercosur gibi genişleyen ticaret ağlarının bazı sektörlerde Türkiye aleyhine rekabet dezavantajı yarattığını ifade etti.
Zeytinoğlu, “Uyuşmazlıkların çözümü için Ortaklık Konseyi’nin 2019’dan bu yana toplanamaması, kara yolu taşımacılığındaki transit kotaları, e-ticaret alanındaki eksiklikler ve Yeşil Mutabakat’ın getireceği yeni sınamalar önemli sorunlar arasında yer alıyor. Yüksek lojistik maliyetleri karşısında demir yolu yatırımları kritik bir çözüm sunuyor. Ayrıca, vize sorununun çözümü için Türkiye’nin vize serbestisi kriterlerini bir an önce tamamlaması gerekiyor” dedi.
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, küresel ekonomide yaşanan dönüşümlere dikkat çekerek, “Küresel ekonomi; jeopolitik ayrışmalar, korumacılık rüzgarları ve gümrük vergisi savaşlarının etkisiyle köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu zorlu koşullara rağmen Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüyerek pozitif bir ayrışma sergiledi. Gümrük Birliği’nin 30. yılında Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret hacmi 233 milyar dolara ulaştı. Ayrıca, ihracatın ithalatı karşılama oranı neredeyse yüzde 100 seviyesine çıkarak daha dengeli bir ticaret yapısına ulaşıldığını gösterdi” ifadelerini kullandı.
Bakan Bolat, AB kaynaklı doğrudan yatırımların Türkiye’deki üretim ve tedarik zinciri entegrasyonu açısından kritik rol oynadığını belirterek, “Türkiye, Avrupa sanayisinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Korumacılık eğilimleri ve Çin rekabeti karşısında Avrupa Birliği, ‘Made in EU’, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve yeni çelik kotaları gibi çeşitli arayışlara yöneliyor. Bu süreçte kamu ve özel sektörümüzün yürüttüğü yoğun ticaret diplomasisi sayesinde Türkiye’nin Sanayiyi Hızlandırma Yasası taslağına dâhil edilmesi, karşılıklı yatırımların güvence altına alınması açısından stratejik bir başarıdır” diye konuştu.
Bakan Bolat, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinde hizmetler, e-ticaret ve kamu alımları gibi alanlarda ikili diyaloğun sürdüğünü ifade etti. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA’ların yarattığı asimetriye ve malların serbest dolaşımını engelleyen transit kotalara dikkat çeken Bolat, “Türk iş dünyasını zorlayan vize sorununda Avrupa Birliği’nin ‘cascade’ (kademeli uzatma) sistemine geçmesi, bekleme sürelerinin ve şikayetlerin azalmasına katkı sağladı. Ancak nihai hedefimiz vize serbestisidir. Yeşil ve dijital dönüşüm artık rekabetçilik için bir zorunluluk haline gelmiştir. Türkiye’nin savunma sanayisindeki güçlü konumu sayesinde SAFE Programı’nda yer alması da stratejik açıdan büyük önem taşımaktadır” şeklinde sözlerini tamamladı.




