Konut finansmanı alternatif modellere doğru yön değiştiriyor
Konut finansmanı, yüksek faiz ve krediye erişim sorunları nedeniyle banka kredilerinden tasarrufa dayalı faizsiz modellere doğru yön değiştiriyor.
Türkiye’de konut fiyatları Türk lirası bazında yükselmeyi sürdürse de enflasyondan arındırıldığında düşüş kaydediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Konut Fiyat Endeksi verilerine göre Temmuz 2026’da konut fiyatları yıllık olarak nominal yüzde 25 arttı. Ancak aynı dönemde reel gerileme yüzde 5,1 oldu. Bu görünüm, konutların TL cinsinden değer kazandığını, ancak satın alma gücü karşısındaki performansının zayıfladığını ortaya koyuyor.
Reel fiyatlardaki düşüş, özellikle ikinci el konut piyasasında alıcılar açısından fırsat alanı yaratırken, yüksek maliyetler ve zayıf talep sektörün hareket alanını daraltıyor. İnşaat maliyetleri temmuzda yıllık yüzde 28 artarken, işçilik giderlerindeki yükseliş yüzde 30’u aştı. Buna karşın konut satışları yüzde 17 geriledi. Fiyatlar reel olarak düşmesine rağmen satışların artmaması, yüksek enflasyon ve finansman koşullarının piyasadaki baskıyı sürdürdüğüne işaret ediyor.
Yüksek kredi faizleri konuta erişimi zorlaştırırken, yeni konut satışlarının toplam satışlar içindeki payı da son on yılda yüzde 50’lerden yüzde 30’lara indi. Pazarın ağırlıklı olarak ikinci el konutlar üzerinden ilerlemesi, gayrimenkul geliştiricilerinin yeni projeler konusunda daha temkinli davranmasına neden oluyor.
Bu ortamda konut sahibi olmak isteyenlerin finansman tercihlerinde de belirgin bir değişim yaşanıyor. Küresel enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon ve faiz oranları üzerindeki olası etkileri kredi maliyetlerini baskılarken, konut kredilerinde yıllık ağırlıklı ortalama faiz oranı yüzde 35’e yaklaştı. Krediye erişimin zorlaşması ve maliyetlerin yükselmesi, tüketicileri ev sahibi olma hedeflerini ertelemek yerine tasarrufa dayalı faizsiz finansman seçeneklerine yöneltiyor.
Türkiye genelinde ipotekli konut satışları temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23,7 artarak 23 bin 888’e çıktı. Banka faizlerinin yüksek seyrettiği bir dönemde görülen bu artışın, geleneksel konut kredilerinden çok tasarruf finansman şirketlerinin büyümesiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Finansal Kurumlar Birliği verilerine göre tasarruf finansman şirketlerinin müşteri sayısı, 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 112 artarak 1 milyon 337 bini aştı. Aynı dönemde sektörün aktif büyüklüğü yüzde 198 artışla 379 milyar liraya, alacak büyüklüğü ise yüzde 363 yükselişle 176 milyar liraya ulaştı.
Veriler, konut alıcılarının banka kredileri dışında kalan finansman yöntemlerine ilgisinin arttığını gösteriyor. Özellikle orta gelir grubundaki geniş kesimler için tasarruf finansmanı modelleri, konuta erişim bakımından daha geniş bir seçenek sunuyor. Bu modellerin yeni konut üretimini destekleyen ilk el satışlarda da daha fazla kullanılması, hem alıcıların finansman sorununu hafifletebilir hem de sektörün üretim kapasitesine katkı sağlayabilir.
Emlak Katılım Tasarruf Finansman tarafından Emlak Konut projelerinde başlatılan peşinatsız ve faizsiz konut edinme modelinin yaygınlaştırılması, tasarruf finansman şirketleriyle gayrimenkul geliştiricileri arasındaki iş birliklerinin artırılması açısından önem taşıyor.
Kaynak: Soner Keleş
Kaynak: Soner Keleş)




