Yatırımcılar Altından Çıkarak Konuta Yöneliyor
Yatırımcılar, altındaki düşüşle birlikte birikimlerini konut sektörüne yönlendirmeye başladı.
Son dönemde dünya genelinde yaşanan gelişmeler ve özellikle Orta Doğu’daki gerilim, yatırımcıların tercihlerini değiştirmeye başladı. Türkiye de bu değişimden etkilenirken, güvenli liman olarak görülen altına olan ilgi belirgin bir şekilde azaldı ve yatırımcılar yönlerini taşınmazlara çevirdi.
Altın fiyatlarının savaşın etkisiyle beklenen artışı göstermemesi, güvenli liman algısını sarsmış durumda. Bu durum, panik satışlarının artmasına ve piyasanın ayrışmasına yol açtı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan nisan ayına ait “Hanehalkı Beklenti Anketi” sonuçlarına göre, altın almayı düşünenlerin oranı Mart 2026’da yüzde 55,2 iken, Nisan 2026’da bu oran 6,4 puanlık bir düşüşle yüzde 48,8’e geriledi.
Bu durum, Orta Doğu’daki savaşın başından bu yana altın yatırımında yaşanan belirgin bir azalmayı işaret ediyor. Ancak altın, yatırım araçları arasında hâlâ birinci sırada yer alıyor. Altındaki düşüşe karşın gayrimenkul sektöründe dikkat çekici bir artış gözlemlendi. Mart ayında taşınmaz almayı düşünenlerin oranı yüzde 28,5 iken, Nisan ayında bu oran 4,9 puan artarak yüzde 33,4 seviyesine ulaştı. Bu değişim, hanehalkının yeniden taşınmaz ve fiziksel varlıklara yöneldiğini gösteriyor.
Gayrimenkul yatırımlarının artmasında en önemli etken, konut fiyatlarındaki beklenen değişimler oldu. Hanehalkı, 12 ay içinde konut fiyatlarının artacağını öngörüyor ve bu beklenti yüzde 35,2 seviyesinde. Katılımcıların yüzde 65,2’si ise fiyatların yükseleceğini düşünüyor. Yatırım tercihleri demografik olarak incelendiğinde, erkeklerin yüzde 54,7 ile daha yüksek bir oranla yatırım yapma eğiliminde olduğu görülüyor. Kadınların oranı ise yüzde 45,3. Genç yaş grubunun (18-39 yaş) daha fazla yatırım yapma eğiliminde olduğu, 55 yaş ve üzerindekilerin ise bu oranın daha düşük olduğu dikkat çekiyor. Gelir düzeyinde asgari ücret ve altındaki grupta yatırım yapma oranı yüksekken, ortaokul ve lise mezunları arasında da belirgin dağılımlar mevcut.
Hanehalkının enflasyon beklentileri de yatırım tercihlerinde önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Yüksek enflasyon beklentisi, tasarruf sahiplerini kısa vadeli yatırım araçları yerine değerini koruyabileceğini düşündükleri varlıklara yönlendiriyor. Nisan ayında 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 51,56’ya yükseldi. Dolar kuru beklentisi ise 52,12 TL ile sınırlı bir değişim gösterdi. Kurda sert bir artış beklenmemesi, yatırımcıların döviz yerine alternatif yatırım araçlarına yönelmesine yardımcı oluyor.
Son bir yıl içinde fiyatların en çok arttığını değerlendiren katılımcılar arasında gıda ve enerji ürünleri öne çıkıyor. Gıda fiyatlarının artacağına inananların oranı bir önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 40,7’ye ulaştı.
TCMB’nin Nisan 2026 Sektörel Enflasyon Beklentileri raporu, piyasa katılımcıları ile hanehalkı arasındaki enflasyon beklentilerindeki farklılıkları ortaya koydu. 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi piyasa katılımcıları için yüzde 23,39, reel sektör için yüzde 33,70 ve hanehalkı için yüzde 51,56 olarak belirlendi. Böylece farklı kesimlerin enflasyon beklentileri arasında yaklaşık 28 puanlık bir fark oluştu. Nisan ayında her üç kesimde de beklentiler yukarı yönlü güncellendi. Uzmanlar, bu veriler ışığında enflasyonla mücadele sürecine dair temkinli bir yaklaşımın devam ettiğini vurguladı. Hanehalkının önümüzdeki 12 ayda enflasyonun düşeceğini bekleyenlerin oranı ise yüzde 14,57 seviyesinde kaldı.




