Türkiye, Uçakların Yakıt İkmal Merkezi Haline Geldi
Türkiye, Avrupa ve Asya’daki yakıt kısıtlamaları nedeniyle uçakların yakıt ikmal merkezi haline geldi.
ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar, petrol krizini tetikleyerek havacılık sektörünü olumsuz etkiledi. Önemli petrol rafinerelerine yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması, dünya genelinde petrol arzında ciddi sıkıntılara yol açtı. Avrupa ve Asya’daki bazı havalimanlarında yakıt ikmali kısıtlandığı için havayolu şirketleri, dönüş yakıtını kalkış noktasından taşımaya yönelmekte.
Bu uygulama, uçakların kargo kapasitesini önemli ölçüde daraltmakta. Türkiye’de ise herhangi bir ikmal kısıtlaması olmadığı için bazı uçaklar, varış noktası olmaksızın İstanbul’a inerek yakıt ikmali yapmaya başladı. Sektör kaynakları, Türkiye’nin petrol stoklarının önemine dikkat çekerek, gerekli önlemlerin alınmasının faydalı olacağını vurguluyor.
Havacılık uzmanları, Avrupa’daki yakıt tedarik kısıtlamalarının orta menzilli uçuşlar üzerindeki etkilerini değerlendiriyor. Örneğin, normal şartlarda İstanbul’dan Londra’ya uçan bir Airbus A321neo, dönüş yakıtını da taşıdığında ekstra 8 ton yük almakta. Bu durum, uçuş güvenliği gereği ticari yük kapasitesinin daralmasına yol açıyor ve önemli miktarda kargo, hangarlarda beklemek zorunda kalıyor. Ayrıca, fazladan taşınan yakıt nedeniyle uçuş sırasında harcanan yakıt miktarı da artmakta. Uçak, her 1 ton ek yakıtı varış noktasına ulaştırmak için saat başına yüzde 3-4 daha fazla yakıt tüketiyor. İstanbul-Londra seferinde, bu ek yük nedeniyle yaklaşık 1 ton yakıt israfı söz konusu olabiliyor. Uçakların ağırlık ve denge ayarlarını korumak için, yolcu kabinindeki bazı koltukların boş bırakılması veya satışa kapatılması da zorunlu hale gelebiliyor.
Önümüzdeki üç hafta, havacılık sektörü için kritik bir dönem olarak değerlendiriliyor. Avrupa Havalimanları Konseyi, Hürmüz Boğazı’ndan geçişin sağlanamaması durumunda AB ülkelerinde sistemik jet yakıtı sıkıntısının yaşanabileceği uyarısında bulundu. ACI Europe Genel Direktörü Olivier Jankovec, bu durumun ciddiyetine dikkat çekerek, önümüzdeki üç hafta içinde Hürmüz Boğazı’ndan geçişin sağlanmaması halinde AB için jet yakıtı sıkıntısının kaçınılmaz olacağını belirtti. Hava ulaşımının Avrupa ekonomisine yıllık 851 milyar Euro katkı sağladığı ve 14 milyon kişiye istihdam sunduğu vurgulandı.
Jet yakıtı fiyatlarındaki artış, uluslararası kuruluşların raporlarında da yer almakta. Allianz Trade’in raporuna göre, dünya jet yakıtının yüzde 40’ı Hürmüz Boğazı üzerinden geçiyor ve bu durum fiyatların rekor seviyelere ulaşmasına sebep oldu. Uzun menzilli hatlarda bilet fiyatları, yüzde 70’e varan oranlarda artış gösterdi. Sektör, 70.000’den fazla uçuş iptali ve Orta Doğu’daki önemli merkezlerin kapanması gibi ciddi aksaklıklar yaşamakta. Turizm kayıplarının 55 milyar ABD dolarına ulaşabileceği ve 2026’da uluslararası varışların yıllık bazda yüzde 30 düşebileceği öngörülüyor.
Jet yakıtı bağımlılığı, havayolu şirketlerini zor durumda bırakmakta. İtalya’da bazı havalimanlarında uçak başına en fazla 2.000 litre yakıt ikmaline izin verilirken, tıbbi uçuşlar ve devlet uçakları öncelikli statü kazanmakta. İngiltere, boğazdan geçen jet yakıtındaki Kuveyt payı nedeniyle en kırılgan ülke konumunda. Ryanair CEO’su Michael O’Leary, Hürmüz Boğazı’nın yaz boyunca kapalı kalması durumunda uçuşların yüzde 5 ila 10’unu iptal etmek zorunda kalabileceklerini belirtti. Güneydoğu Asya’da ise jet yakıtı fiyatlarının varil başına 160-200 dolara ulaşması halinde Vietnam Airlines, uçuşlarının yüzde 10 ile 20’sini kısabileceğini açıkladı.
United Airlines CEO’su Scott Kirby, zarara uçmanın mantıksız olduğunu ifade ederken, şirketin 2026’nın ikinci ve üçüncü çeyreğinde planlanan hatların yaklaşık yüzde 5’ini kısacağını duyurdu. SAS, nisan ayında 1000, Air New Zealand ise mayıs başına kadar 1100 seferini iptal etti. Delta Air Lines, artan yakıt maliyetleri nedeniyle 400 milyon dolarlık ek giderle karşı karşıya kalırken, bazı havayolları bilet başına 150 dolara varan yakıt ek ücreti talep etmeye başladı. Lufthansa CEO’su Carsten Spohr, çalışanlarına 20 uçağın yere indirilmesiyle yüzde 2,5 kapasite azaltımı ya da 40 uçağın operasyondan çıkarılmasıyla yüzde 5 kapasite daralması senaryosunu sundu. EasyJet CEO’su Kenton Jarvis ise durumu, “Bir ya da iki hafta için sorun yaşamayacağımızdan eminim. Üç hafta için de büyük olasılıkla iyiyiz,” şeklinde özetledi.




