Türkiye, COP31 Öncesi Fosil Yakıt Anlaşmalarına Devam Ediyor
Türkiye, COP31 iklim zirvesine ev sahipliği yaparken, fosil yakıt devleriyle yeni anlaşmalar imzalamaya devam ediyor.
Türkiye, önümüzdeki Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek olan COP31 iklim zirvesine ev sahipliği yapacak. Bu süreçte, ABD merkezli Chevron’un ardından İngiliz BP ile de ortak petrol ve gaz arama ve üretim anlaşması imzalanacağı duyuruldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bloomberg’e verdiği demeçte, BP ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) arasında imzalanacak anlaşmanın İstanbul’da gerçekleştirileceğini belirtti. Bu anlaşma ile iki şirketin dünya genelinde ortak faaliyetlerde bulunmasının yolu açılmış olacak.
TPAO, uluslararası işbirlikleri aracılığıyla günlük petrol üretim kapasitesini 1 milyon varile çıkarmayı hedefliyor. Geçtiğimiz hafta da Chevron ile benzer bir anlaşma imzalayan TPAO, işbirliklerinin ilk aşamada Suriye, Libya, Irak, Kazakistan ve Venezuela gibi ülkelerde gerçekleştirilebileceğini ifade etti. Ayrıca, yaz aylarında ExxonMobil’in alt şirketi ESSO Exploration International Limited ile Karadeniz ve Akdeniz’de yeni arama alanlarının belirlenmesi üzerine bir mutabakat zaptı imzalamıştı.
TPAO, açık deniz enerji arama faaliyetleri için özel gemi filosunu genişletirken, kısa süre önce sukuk ihracı ile 4 milyar dolarlık bir kaynak yaratma planını da duyurdu. Son yıllarda Karadeniz ve Akdeniz’de derin deniz sondajları için önemli yatırımlar yapan Türkiye’nin envanterinde şu an itibarıyla altı sondaj gemisi ve iki sismik araştırma gemisi bulunuyor.
COP31 Zirvesi ve Türkiye’nin Fosil Yakıt Taahhüdü
Türkiye, 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak. Geçtiğimiz yılki zirvede fosil yakıtlardan uzaklaşmaya dair bir yol haritası oluşturulmamış olsa da, bu konuya destek veren ülke sayısının her yıl artması dikkat çekici. COP31’de en çok tartışılacak konulardan birinin fosil yakıtlar olması bekleniyor.
Zirvenin başkanlığını Türkiye üstlenecek, ancak müzakereler Avustralya tarafından yürütülecek. COP30’da fosil yakıtlardan uzaklaşma talebine destek veren ülkeler arasında Avustralya da bulunuyordu. Türkiye ise bu alanda sessizliğini korumaya devam ediyor. Halihazırda fosil yakıtlardan çıkış konusunda herhangi bir taahhüdü bulunmayan Türkiye’nin son iklim eylem planı, emisyonlarda bir azalma değil, artış öngörüyor. Uluslararası değerlendirmeler, Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesini “kritik derecede yetersiz” olarak nitelendiriyor. Türkiye’nin fosil yakıt devleriyle yaptığı yeni anlaşmalar, iklim politikaları üzerine yeni tartışmaları da beraberinde getirecek.




