Otomotiv Sektöründe Döviz ve Maliyet Baskıları Üzerine Değerlendirmeler

Otomotiv sektöründeki döviz ve maliyet baskıları hakkında OİB Başkanı Ali Kemal Yazıcı’nın değerlendirmeleri.

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Başkanı Ali Kemal Yazıcı, sektörün hem küresel ticaret savaşları hem de Türkiye’deki maliyet artışları nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiğini vurguladı. Yazıcı, döviz kuru ile enflasyon arasındaki farkın üreticiler üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirterek, ihracatçılara yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Küresel jeopolitik gelişmelerin otomotiv sektörünü doğrudan etkilediğine dikkat çeken Yazıcı, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası kapanmaların plastik ve benzeri hammaddelerde tedarik sorunları yaratabileceğini ifade etti. Lojistik maliyetlerinin artış gösterdiğini belirten Yazıcı, “Üretim şu an tamamen durmuş değil, ancak sürecin uzaması halinde ham madde temininde ve pazarlarda ciddi riskler ortaya çıkabilir” dedi.

Çinli üreticilerin küresel otomotiv pazarındaki etkisinin arttığını belirten Yazıcı, Avrupa’nın bu nedenle “Made in Europe” yaklaşımını güçlendirdiğini ifade etti. Avrupa Birliği’nin elektrikli araç ve batarya üretiminde yerli üretim şartlarını artırmaya yönelik adımlar attığını hatırlatan Yazıcı, “Avrupa artık stratejik üretimi kendi içinde tutmak istiyor. Çin’e aşırı bağımlı hale gelen firmalar, gelecekte ciddi sorunlarla karşılaşabilir. Bu noktada dijitalleşme, otomasyon ve yapay zeka gibi yöntemlerle maliyetleri düşürerek daha verimli üretim yapmalıyız” şeklinde konuştu. Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinin dışında kalmaması gerektiğini vurgulayan Yazıcı, otomotiv ihracatının yaklaşık %75’inin Avrupa’ya yapıldığını, Avrupa bağlantılı ülkelerle birlikte bu oranın %85’e ulaştığını belirtti.

2026 yılına yönelik değerlendirmelerde bulunan Yazıcı, Türkiye’deki üreticilerin en büyük sorunlarından birinin maliyet yapısı olduğunu ifade ederek, özellikle işçilik maliyetlerindeki artışın sanayicileri zorladığını söyledi. Sanayicilerin rekabet gücünü koruyabilmesi için döviz artışının enflasyonla paralel gitmesi gerektiğini kaydeden Yazıcı, “Ekstra bir avantaj istemiyoruz. Döviz ve enflasyon paralel gitsin, biz verimliliğimizle rekabet edelim” dedi.

Son dönemde hükümetin açıkladığı destek adımlarını değerlendiren Yazıcı, kurumlar vergisindeki düzenlemelerin olumlu olduğunu ancak etkisinin uzun vadede hissedileceğini belirtti. Sektör açısından en önemli desteğin döviz dönüşüm desteği olduğunu vurgulayan Yazıcı, “Yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinin uzatılması önemliydi. Özellikle işçilik yoğun çalışan ihracatçı firmalar için bu destek artırılabilir. Bu sadece otomotiv için değil, tüm sanayi için gereklidir. Sanayinin üretmeye ve ihracat yapmaya devam etmesi gerekiyor. Pozitif ayrımcılık sektöre ciddi nefes aldırır” dedi.

Yerli otomobil projesi Togg hakkında da değerlendirmelerde bulunan Yazıcı, projenin Türkiye otomotiv sanayi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Togg’un sadece bir otomobil markası değil, aynı zamanda teknoloji geliştirme ekosistemi oluşturma potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Yazıcı, “Togg’u bir kâr projesi olarak görmüyorum. Bu proje Türkiye’de teknolojinin ve mühendisliğin gelişimine katkı sağlayacak bir yapı. Zamanla tedarik sanayine ve ihracata etkisi daha güçlü hissedilecek” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu