Çin’de güneş enerjisi kapasitede kömürü geride bıraktı

Çin’de güneş enerjisi kurulu kapasitede kömürü geçti. Ancak üretimde kömür üstünlüğünü koruyor; şebeke kısıtları temiz elektriğin kullanımını sınırlıyor.

Çin’de güneş enerjisi, kurulu güç bakımından kömürü geride bıraktı. Son on yılda hızla büyüyen güneş santrallerinin toplam kapasitesi, ülkenin dev kömür filosunu aşarak enerji dönüşümünde dikkat çekici bir dönüm noktası oluşturdu.

Ancak bu gelişme, güneş enerjisinin Çin’de kömürden daha fazla elektrik ürettiği anlamına gelmiyor. İki kaynağı karşılaştırırken yalnızca kurulu kapasiteye bakmak yanıltıcı olabiliyor. Kapasite, bir santralin ideal koşullarda ulaşabileceği en yüksek üretim düzeyini ifade ediyor. Santralin gerçekte ne kadar elektrik ürettiğini ölçmek içinse kapasite faktörü kullanılıyor.

Güneş santralleri yalnızca güneş ışığı varken üretim yapabildiği için tam kapasiteyle kesintisiz çalışamıyor. Bu nedenle Çin, güneş enerjisinde daha yüksek bir kurulu güce sahip olsa da elektrik üretiminde kömürün oldukça gerisinde kalıyor. Mevcut kapasite faktörleri değişmediği takdirde güneş filosunun, kömür santrallerinden daha fazla elektrik üretebilmesi için yaklaşık 3,5 kat büyümesi gerekiyor.

Aradaki farkın bir diğer nedeni, yenilenebilir enerji yatırımlarının şebekenin uyum kapasitesinden daha hızlı artması. Çin, güneş ve rüzgâr santrallerini büyük bir hızla devreye alırken üretilen elektriği ihtiyaç duyulan bölgelere taşıyacak yeterli iletim hattını ve kullanılmayan enerjiyi depolayacak batarya kapasitesini henüz oluşturabilmiş değil.

Bu altyapı sorunları nedeniyle ülke, yılın ilk yarısında rüzgâr ve güneş enerjisinin dörtte birinden fazlasını kullanmak zorunda kaldı. Yaklaşık 360 teravatsaatlik karbon salımı olmayan elektrik üretimi devre dışı bırakıldı. Bu miktar, Birleşik Krallık’ın geçen yılki toplam elektrik tüketiminden daha yüksek.

Dolayısıyla Çin’de güneş enerjisinin kurulu kapasitede kömürü geçmesi önemli bir başarı olsa da gerçek rekabet, şebekeye verilen ve fiilen tüketilen elektrik miktarında yaşanıyor. Bu ölçütte üstünlük şimdilik kömürün elinde bulunuyor.

Küresel iklim gündeminde yeni uyarı

Birleşmiş Milletler de bu hafta, dünyanın Paris Anlaşması’nda belirlenen 1,5 santigrat derece ısınma eşiğini yakında aşacağı uyarısında bulundu. İklim bilimcilerinin uzun süredir dikkat çektiği bu gelişme, küresel ısınmanın etkilerini sınırlama çabaları açısından sembolik ve ciddi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu