Çin’in Düşen Petrol Talebi Küresel Fiyatları Sınırlıyor
Çin’in petrol ithalatındaki düşüş, küresel petrol fiyatlarını frenliyor. Enerji stratejileri ve temiz enerji yatırımları etkili oluyor.
Çin’in petrol ithalatını son sekiz yılın en düşük seviyesine çekmesi, Orta Doğu’daki jeopolitik gerginliklerin küresel petrol arzını daraltmasına rağmen fiyat artışlarını sınırlayan en önemli etkenlerden biri oldu. New York Times’ın haberine göre, İran ile başlayan savaşın ardından yaklaşık üç ay geçtikten sonra, Çin petrol ithalatını önemli ölçüde azaltarak küresel petrol piyasasında etkili bir oyuncu haline geldi. Savaş öncesinde günlük ortalama 11,6 milyon varil petrol ithal eden Çin, Mayıs ayında bu rakamı günlük 8 milyon varilin altına çekerek son sekiz yılın en düşük seviyesine ulaştı.
ABD ile İran arasında bir çerçeve anlaşmasına varılmasının ardından petrol fiyatlarında bir gerileme gözlemlenirken, analistler Çin’in küresel petrol piyasasındaki etkisini sürdürdüğünü belirtiyor.
ABD’nin Petrol Üretiminde Rekor Artış
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları sonrasında, küresel petrol arzı günlük 14 milyon varilden fazla azaldı ve birçok ülkede kriz döneminde yakıt tüketiminde düşüş yaşandı. Bazı bölgelerde elektrik kesintileri uygulanırken, havayolu şirketleri jet yakıtı tasarrufu yapmak amacıyla uçuş sayılarını azaltma yoluna gitti. Bu süreçte ABD, petrol üretimini rekor seviyelere çıkarırken, sevkiyatların bir kısmı kara boru hatları ve alternatif güzergahlar kullanılarak gerçekleştirildi.
Çin, enerji stratejisi çerçevesinde mevcut rezervlerini kullanarak rafineri üretimini yavaşlatırken, enerji ihtiyacını kömür ile karşılamaya yöneldi. Ülkenin yüksek petrol stokları, uluslararası piyasalardan yüksek fiyatla yeni alım yapmak yerine mevcut rezervlerden karşılamasına olanak tanıdı. Analistler, Çin’in mevcut ticari stoklarından önümüzdeki iki ay boyunca günlük yaklaşık 1 milyon varil kullanabileceğini öngörüyor. Resmi stratejik petrol rezervinin ise yaklaşık 1,23 milyar varil seviyesinde olduğu belirtiliyor.
Temiz Enerji Yatırımları Talebi Azalttı
Öte yandan, Çin’in son yıllarda hızla artırdığı temiz enerji yatırımları da petrol talebindeki düşüşte önemli bir rol oynadı. Ülke, dünya genelinin toplamından yaklaşık iki kat daha fazla rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesine sahipken, elektrikli araçların kullanımındaki artış benzin tüketimini önemli ölçüde azalttı. Ayrıca, yüksek hızlı tren ağının genişlemesi de ulaşım kaynaklı petrol tüketiminde bir azalmaya yol açtı.
Uzmanlar, Çin’in mevcut rezervlerinin uzun vadede yeterli olmayabileceğini ve Hürmüz Boğazı’nda olası uzun süreli bir aksama durumunda petrol ithalatını yeniden artırmak zorunda kalabileceğini ifade ediyor. Çin’in yüksek hacimli petrol alımlarına yeniden başlaması, küresel petrol fiyatlarında yeni bir artış dalgasını tetikleyebilir.




