Altın Fiyatlarındaki Düşüşün Sebepleri Açıklandı
Altın fiyatlarındaki düşüşün sebepleri, artan enflasyon ve petrol fiyatlarıyla bağlantılı olarak açıklandı.
Küresel piyasalarda artan enflasyon baskıları ve yükselen faiz endişeleri, altın fiyatlarında önemli bir düşüşe yol açtı. Brent petrolün 100 doların üzerine çıkması, enerji maliyetlerinin küresel enflasyonu daha da artırabileceği beklentisini güçlendirirken, yatırımcılar ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecek hafta gerçekleştireceği toplantı öncesinde temkinli bir duruş sergiledi.
Güvenli liman olarak kabul edilen altın, önceki işlem günündeki sert kaybının ardından Cuma günü de gerilemeye devam etti. Spot altının ons fiyatı, yüzde 0,4 oranında düşerek 4.030,09 dolara geriledi. Değerli metal, son iki haftanın zirvesini gördüğü Çarşamba gününden bu yana 130 doların üzerinde bir değer kaybı yaşadı.
Altın fiyatlarındaki düşüş devam ederken, piyasa uzmanları bu durumu yükselen petrol fiyatları ve küresel merkez bankalarının sıkı para politikalarının beklenenden daha uzun süre devam edebileceği endişeleri ile ilişkilendiriyor. Spot altın, önceki seansta yüzde 2 oranında gerilemesinin ardından yeni işlem gününde de aşağı yönlü hareket etti. Ağustos vadeli ABD altın kontratları da benzer bir şekilde yüzde 0,4 düşüşle 4.033,20 dolardan işlem gördü.
Kısa vadeli düşüş dikkat çekerken, haftalık performansın sınırlı ölçüde pozitif kalması bekleniyor. Değerli metalin haftayı yaklaşık yüzde 0,4 yükselişle tamamlayacağı öngörülüyor.
GoldSilver Central Genel Müdürü Brian Lan, altın piyasasında kısa vadede dalgalı bir seyir olabileceğini ifade etti. Altının son haftalarda 3.980 ile 4.170 dolar arasında hareket ettiğini belirten Lan, fiyatların 4.000 dolar seviyesine veya bu seviyenin biraz altına gerilemesi durumunda güçlü alıcıların yeniden piyasaya girebileceğini söyledi. Uzmanlar, 4.000 dolar seviyesinin altın yatırımcıları açısından kritik bir destek noktası olduğunu vurguluyor. Bu seviyenin korunması, tepki alımlarını hızlandırabilirken, aşağı yönlü kırılması durumunda satış baskısının artabileceği ifade ediliyor.
Brent petrol fiyatlarındaki sert yükseliş de altın piyasasındaki satışların önemli nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Petrol fiyatları, Perşembe günü yüzde 7 değer kazanarak savaşın başlamasından bu yana en güçlü günlük artışını gerçekleştirdi. Mayıs ayından bu yana ilk kez varil başına 100 dolar seviyesinin üzerine çıkan petrol fiyatları, enerji maliyetlerindeki bu hızlı artışla birlikte küresel enflasyonun yeniden hız kazanabileceği endişelerini artırdı. Yüksek petrol fiyatlarının devam etmesi, ulaşım, üretim ve enerji maliyetlerinin artmasına yol açarak merkez bankalarının faiz indirimlerine gitmesini zorlaştırabilir.
Kızıldeniz’de yaşanan jeopolitik gelişmeler de petrol fiyatlarındaki artışta etkili oldu. ABD Başkanı Donald Trump, Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’de iki Suudi petrol tankerini hedef almasının ardından İran ve Husilere karşı büyük çaplı bir askeri karşılık verileceğini açıkladı. Bu saldırılar, küresel enerji ticaretinin güvenliği konusunda kaygıları artırarak, bölgede tansiyonun yükselmesine neden oldu.
Yatırımcılar, enerji piyasasında daha fazla risk primi fiyatlamaya başladı. Petrol fiyatlarındaki artış, enflasyon endişeleri üzerinden altın ve tahvil piyasalarını doğrudan etkiledi. Küresel piyasalarda gelecek hafta gerçekleştirilecek Fed toplantısı, yatırımcıların dikkatini çeken bir diğer önemli gelişme oldu. Fed’in toplantıda politika faizini değiştirmeyeceği yönünde güçlü bir beklenti bulunuyor. Ancak yatırımcıların asıl merak ettiği, Fed Başkanı’nın gelecek döneme ilişkin vereceği mesajlar olacak. Petrol fiyatlarındaki artış, enflasyon beklentilerini yükselterek faizlerin daha uzun süre yüksek seviyelerde kalabileceği görüşünü destekliyor.
CME FedWatch verilerine göre, piyasalar Eylül ayında faiz artırımı yapılma ihtimalini yaklaşık yüzde 81 oranında fiyatlıyor. Bu durum, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskı oluşturuyor. Yüksek faiz oranları, yatırımcıların dolara ve tahvillere yönelmesine neden olurken, altına olan talebin zayıflamasına yol açabiliyor.
Avrupa Merkez Bankası’nın para politikası adımları da dikkatle izleniyor. Banka, Perşembe günü gerçekleştirdiği toplantıda faiz oranlarını değiştirmedi. Mevcut ekonomik görünüm doğrultusunda temkinli duruşunu sürdüren Avrupa Merkez Bankası, Eylül ayında yeni bir faiz artırımına gidebileceği sinyalini verdi. Avrupa’da enerji maliyetlerinin yeniden yükselmesi, enflasyonla mücadelede yeni bir zorluk olarak öne çıkıyor.
Altındaki düşüş, diğer değerli metallere de yansıdı. Spot gümüş, yüzde 0,7 değer kaybederek 57,29 dolara geriledi. Ancak gümüşün haftalık bazda yaklaşık yüzde 2,5 yükselişle kapanış yapması bekleniyor. Gümüş fiyatları, hem yatırım talebinden hem de sanayi üretimindeki kullanımından etkileniyor. Bu nedenle küresel ekonomik büyümeye ilişkin beklentiler, gümüş fiyatlarının yönü açısından önemli bir rol oynuyor.
Platin fiyatı yüzde 1,3 düşüşle 1.579,49 dolara gerilerken, paladyum yüzde 1,5 değer kaybederek 1.237,50 dolar seviyesine indi. Her iki değerli metalin de haftayı kayıpla tamamlaması bekleniyor. Otomotiv sektöründe yoğun şekilde kullanılan platin ve paladyum, küresel büyüme endişeleri ve yüksek faiz beklentilerinden olumsuz etkileniyor.
Piyasa uzmanları, altın fiyatlarının kısa vadeli yönünün Fed’den gelecek mesajlar, petrol fiyatlarının seyri ve jeopolitik gelişmeler tarafından belirleneceğini ifade ediyor. Petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalması durumunda enflasyon baskısının güçlenebileceği ve merkez bankalarının faizleri yüksek tutmasına neden olabileceği belirtiliyor. Böyle bir senaryoda altın üzerindeki satış baskısının bir süre daha devam edebileceği değerlendiriliyor. Ancak jeopolitik risklerin artması ve güvenli liman talebinin güçlenmesi durumunda altın fiyatlarında hızlı yükselişler görülebileceği ifade ediliyor. Yatırımcıların özellikle 4.000 dolar destek seviyesi ile 4.170 dolar direnç bölgesini yakından takip etmesi bekleniyor.



