Teknoloji sızıntısı Güney Kore’de casusluk sayılacak

Güney Kore, teknoloji sızıntısını ekonomik güvenlik tehdidi kabul eden yeni yasayı 13 Eylül’de yürürlüğe koyacak. Cezalar 30 yıla çıkabilecek.

Güney Kore, kritik ekonomik ve teknolojik bilgilerin ülke dışına çıkarılmasını önlemek amacıyla ceza mevzuatını sertleştiriyor. Teknoloji sızıntısını ekonomik güvenlik tehdidi olarak ele alan yeni düzenleme, 13 Eylül’de yürürlüğe girecek. Yabancı bir ülke veya bu ülke adına hareket eden kuruluşlar için ulusal sır niteliğindeki bilgileri toplayan, aktaran ya da sızdıran kişiler casusluk hükümleri kapsamında yargılanabilecek.

Düzenlemede bu suç için en az üç yıl hapis cezası öngörülürken, ağır vakalarda ceza 30 yıla kadar çıkabilecek. Böylece özellikle çip sektöründeki kritik üretim bilgileri, yalnızca şirketler arasındaki ticari sır ihlali olarak değil, koşullara bağlı olarak doğrudan casusluk suçu şeklinde değerlendirilebilecek.

Casusluk suçunun kapsamı genişliyor

Güney Kore Ceza Kanunu’nda mart ayında yapılan değişiklik için tanınan altı aylık geçiş dönemi sona eriyor. Yeni hükümler, yabancı bir ülke veya yabancı ülke niteliğindeki kuruluşların talimatı, yönlendirmesi ya da bağlantısı kapsamında ulusal sırların araştırılmasını, elde edilmesini, açıklanmasını ve aktarılmasını suç kapsamına alıyor. Bu faaliyetlere yardım eden kişiler de düzenlemeden etkilenebilecek.

Önceki mevzuatta casusluk suçunun uygulanması büyük ölçüde “düşman devlet” tanımına dayanıyordu. Bu ifade pratikte çoğunlukla Kuzey Kore bağlantılı faaliyetlerle ilişkilendirildiği için, gelişmiş bir yarı iletken teknolojisinin ticari rakibe veya başka bir ülkeye aktarılması durumunda klasik casusluk hükümlerinin işletilmesi zorlaşıyordu. Yeni düzenleme, yabancı ülkeleri ve bu ülkelerle bağlantılı kuruluşları doğrudan kapsam içine alarak bu boşluğu kapatmayı amaçlıyor.

Bununla birlikte her ticari bilgi kaybı otomatik olarak casusluk suçu kabul edilmeyecek. Soruşturmalarda söz konusu bilginin ulusal sır niteliği taşıması ve yabancı tarafla bağlantının ortaya konulması gerekecek.

Teknoloji sızıntısı vakaları artıyor

Yasanın sertleştirilmesinde, son yıllarda artan teknoloji sızıntısı vakalarının da etkili olduğu belirtiliyor. Polis verilerine göre 2025’te 179 teknoloji sızıntısı tespit edildi. Bu dosyaların 33’ünde bilgilerin ülke dışına çıkarılması söz konusu olurken, bunların 18’i Çin bağlantılıydı. Çin’in yurtdışı bağlantılı vakalardaki payı yüzde 54,5 olarak kayıtlara geçti.

Yurtdışına aktarılan stratejik teknolojiler arasında yarı iletkenler ilk sırada yer aldı. Ekranlar, bataryalar ve gemi inşa teknolojileri de sızıntıların hedefindeki alanlar arasında bulunuyor. Yapay zekâ uygulamalarında kullanılan gelişmiş bellek çipleri ise Güney Kore için özel önem taşıyor. Samsung Electronics ve SK Hynix, yüksek bant genişlikli bellek ile gelişmiş DRAM teknolojilerinde küresel rekabetin önde gelen şirketleri arasında yer alıyor.

Riskin önemli bölümü çalışanlardan kaynaklanıyor

Yetkililerin verileri, teknoloji sızıntılarında en büyük riskin yalnızca dışarıdan düzenlenen siber saldırılar olmadığını gösteriyor. 2025’te ortaya çıkarılan vakaların yüzde 82’sinden fazlasında mevcut veya eski çalışanların rol aldığı belirlendi.

Bazı olaylarda deneyimli mühendislerin rakip şirketler veya aracılar tarafından yüksek ücretlerle transfer edilmeye çalışıldığı, kimi çalışanların ise işten ayrılmadan önce teknik belgeleri ve üretim süreçlerine ilişkin bilgileri beraberlerinde götürdüğü ortaya çıktı. Sızıntılardan etkilenen şirketlerin yaklaşık yüzde 87’sini küçük ve orta ölçekli işletmeler oluşturdu. Büyük şirketlerde güvenlik altyapısı ve personel denetimi daha gelişmişken, küçük işletmelerin aynı düzeyde koruma sağlaması daha güç olabiliyor.

Çip rekabeti ekonomik güvenlik boyutuna taşındı

Seul yönetiminin adımı, küresel teknoloji rekabetinin ekonomik güvenlik eksenine kaydığını gösteriyor. ABD, Çin’in gelişmiş çiplere ve üretim ekipmanlarına erişimini sınırlarken, Pekin yönetimi kendi yarı iletken sektörünü yüksek kamu destekleriyle güçlendirmeye çalışıyor. Güney Kore ise bu rekabetin merkezinde bulunuyor.

Güney Kore açısından korunması gereken yalnızca Samsung veya SK Hynix’e ait şirket sırları değil. Yarı iletken teknolojileri, ülkenin ihracat gelirleri, ekonomik büyümesi ve stratejik kapasitesi bakımından kritik önem taşıyor. Bu nedenle teknoloji sızıntısı, doğrudan ekonomik güvenlik tehdidi olarak değerlendiriliyor.

Yeni yaklaşımın, yapay zekâ çipleri, bataryalar, savunma teknolojileri ve ileri üretim süreçlerinde faaliyet gösteren diğer ülkelere de örnek olması beklenebilir. Güney Kore’nin düzenlemesiyle, geçmişte şirket içi ticari sır ihlali olarak görülebilen bazı teknoloji transferleri, yabancı bağlantının kanıtlanması halinde 30 yıla kadar hapis cezası öngörülen ekonomik casusluk dosyalarına dönüşebilecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu