Çiftçilere Yeşil Gübreleme Yöntemiyle Toprağı Canlandırma Çağrısı

Çanakkale Ezine’de düzenlenen Bahçe Günü’nde yeşil gübreleme yöntemi tanıtıldı, çiftçilere toprak verimliliği için çağrıda bulunuldu.

FERZAN ÇAKIR

TEMA Vakfı ve Datassist iş birliğiyle hayata geçirilen “Zeytinlik Alanlarda Yeşil Gübreleme: Çanakkale Ezine Örneği” projesi çerçevesinde düzenlenen Bahçe Günü etkinliği, çiftçiler, ziraat mühendisleri, yerel yöneticiler ve uzmanların katılımıyla gerçekleşti.

TEMA Vakfı Orman ve Kırsal Kalkınma Bölüm Başkanı Dr. Ferhat Taze, Türkiye’deki tarım topraklarının organik madde açısından ciddi kayıplar yaşadığını belirtti. Taze, sağlıklı bir tarım toprağında organik madde oranının en az yüzde 3, ideal olarak ise yüzde 5 olması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye’deki tarım topraklarının yaklaşık yüzde 90’ında bu oran yüzde 1 seviyelerinde” dedi.

Topraktaki organik madde, verimlilik kadar kuraklıkla mücadelede de kritik bir öneme sahip. Organik madde oranı düştüğünde toprak suyu daha hızlı kaybediyor, sertleşiyor ve bitkilerin kök bölgesi yeterince nem tutamıyor. Bu durum, özellikle yağışların azaldığı dönemlerde ağaçların strese girmesine ve verim kaybına yol açıyor.

Ezine, son yıllarda kuraklıktan en çok etkilenen bölgeler arasında yer alıyor. 2025 yılı itibarıyla bölgedeki yağış miktarının normal ortalamanın yüzde 40-50 altında kaldığı belirtiliyor. Azalan yağışlar, üreticiler için yalnızca verim kaybı değil, aynı zamanda sulama ihtiyacını ve maliyet baskısını artırıyor. Taze, yeşil gübreleme yönteminin burada devreye girdiğini belirterek, bu uygulamanın toprakta organik madde miktarını artırmayı hedeflediğini ve zeytinliklerin suyu daha uzun süre tutmasını sağladığını ifade etti.

Zeytin Ağaçları Arasına Baklagil Ekimi

Etkinlikte tanıtılan yeşil gübreleme yöntemi, zeytin ağaçlarının arasına fiğ, bakla ve yem bezelyesi gibi baklagil bitkilerinin ekilmesine dayanıyor. Bu bitkiler, toprağa organik madde kazandırarak su tutma kapasitesini artırıyor. Böylece toprak, yağışların az olduğu dönemlerde nemini daha uzun süre koruyabiliyor. Baklagiller, köklerindeki bakteriler sayesinde havadaki azotu toprağa bağlayarak, azotun doğal yollarla toprağa kazandırılmasını sağlıyor. Bu durum, kimyasal gübre ihtiyacını da azaltıyor. Uygulama, yalnızca zeytin üretimi açısından değil, hayvancılık yapan üreticiler için de önem taşıyor. Zeytin sıraları arasında yetişen fiğ ve yem bezelyesi, hayvan yemi olarak kullanılabildiği için üreticilerin yem maliyetlerini de düşürüyor.

Teknoloji Şirketinin Tarıma Desteği

Datassist CEO’su Umut Özbağcı, teknoloji ve insan kaynakları alanında faaliyet gösteren bir şirket olarak tarımsal bir projeye destek vermelerinin ilk bakışta şaşırtıcı görünebileceğini ifade etti. Ancak Özbağcı, bu meselenin yalnızca bir sektör değil, toprağın geleceği olduğunu belirtti. “Hiçbir şeyimiz kalmasa dönüp yine bu memleketin toprağında buluşacağız” diyen Özbağcı, Çanakkale’de açtıkları ofis ile bölgeyle daha güçlü bir bağ kurmayı ve doğaya katkı sağlayacak projelere destek vermeyi amaçladıklarını söyledi.

Ezine’deki Zeytinliklerin Önemi

Ezine İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsmail Bilir, ilçede 118 bin dekarlık zeytinlik alan bulunduğunu ve bunun Çanakkale’deki toplam zeytinlik alanının yaklaşık yüzde 38’ine denk geldiğini belirtti. Bilir, ilçedeki işlenebilir arazilerin yaklaşık yüzde 44’ünün zeytinlik olduğunu ifade ederek, “Vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu geçimini zeytin ve zeytinyağından sağlıyor. Bu nedenle zeytinliklere yapılacak her dokunuş bizim için önemli” dedi. Proje kapsamında Ezine’de yedi farklı örnek bahçe kurularak üreticilere gübre ve tohum desteği sağlanıyor. Ayrıca köylerde çiftçilere birebir eğitimler de veriliyor.

Geçmişten Gelen Bir Yöntem

Etkinlikte çiftçiler, örnek bahçeyi gezerek uygulamayı yerinde inceledi. Uzmanlara yeşil gübrelemenin hangi dönemde uygulanacağı ve toprak verimliliğine etkileri gibi birçok konuda sorular yönelttiler. Uzmanların sık sık vurguladığı nokta, uygulamanın aslında yeni bir yöntem olmadığıydı. Dr. Ferhat Taze, bölgedeki üreticilerin geçmişte zeytin sıraları arasında bakla yetiştirdiğini aktararak, “Aslında yeni bir şey getirmiyoruz. Dedelerimizin bildiği ama bizim unuttuğumuz bir yöntemi yeniden hatırlıyoruz” dedi.

Çiftçilerin Ekonomik Kaygıları

Üreticilerin gündemindeki konulardan biri de ekonomik kaygılar oldu. Çiftçiler, piyasadaki belirsizlikten endişe duyduklarını ifade ettiler. Yeşil gübreleme, bu nedenle yalnızca çevresel bir uygulama değil, maliyet baskısı altındaki üreticiler için alternatif bir yöntem olarak öne çıkıyor. Daha az kimyasal gübre kullanımı, toprağın suyu daha uzun süre tutabilmesi ve hayvancılık için yem elde edilmesi, çiftçiler açısından doğrudan ekonomik karşılığı olan konular arasında yer alıyor. Ortak soru ise değişmiyor: Kuraklığın ve maliyet baskısının arttığı bir dönemde toprağı yeniden nasıl ayakta tutabiliriz?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu