Suriye Sınır Üretim Havzası ile 250 Bin İstihdam ve 5 Milyar Dolar İhracat
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği, Suriye Sınır Üretim Havzası projesi ile 250 bin istihdam ve 5 milyar dolarlık ihracat hedefliyor.
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), hazır giyim sektöründeki maliyet artışları, pazar kayıpları ve istihdam daralması sorunlarına çözüm olarak geliştirdiği “Suriye Sınır Üretim Havzası” projesini kamuoyuna sundu. Proje, 250 bin kişilik istihdam yaratmayı ve yıllık 5 milyar dolarlık ihracat kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Geçtiğimiz yıl ilgili bakanlıklara iletilen proje, Ticaret Bakanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından olumlu karşılandı ve değerlendirme süreci başlatıldı.
TGSD Başkanı Toygar Narbay, Ticaret Bakanlığı’nın projeye sahip çıkmasının ve diğer bakanlıklarla işbirliği yapmasının, sektör açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Narbay, projenin 4-5 yıl içinde hayata geçirilebileceğini ifade etti. Proje kapsamında kiralanacak sınır üretim havzasının toplam alanı 15 milyon metrekare, kapalı alanı ise 7,5 milyon metrekare olacak.
TGSD’nin bakanlıklara sunduğu raporda, Türk hazır giyim ve tekstil sektörünün Türkiye ekonomisinin önemli bir parçası olduğu vurgulanıyor. Sektör, 26,2 milyar dolarlık ihracat yaparken, doğrudan istihdamı 846 bin kişi seviyesinde. Ancak son üç yılda sektör ciddi bir daralma yaşadı; hazır giyim ihracatı 2022’de 21,2 milyar dolardan 16,8 milyar dolara düştü, istihdamda ise 376 bin 705 kişilik kayıp yaşandı.
Proje, iki ana eksenden oluşan bir yol haritasına dayanıyor. İlk eksen, Türkiye içindeki üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve sınır ötesi üretim havzalarıyla maliyet avantajı sağlanmasını içeriyor. İkinci eksen ise markalaşma ve yüksek katma değer üretme hedefini taşıyor. Yol haritasında, 2026-2028 döneminde stabilizasyon, 2028-2034 döneminde dönüşüm ve 2034-2040 döneminde Türkiye markası vizyonu hedefleniyor.
Sektör, küresel pazarda dört ana segmentte değerlendiriliyor: lüks, premium, değer ve ekonomi. Lüks ve premium üretimin Türkiye’de kalması, değer segmentinin yeni teşviklerle korunması ve ekonomi segmentinin ise sınır üretim havzası modeliyle yeniden Türk üretim ekosistemine kazandırılması planlanıyor. TGSD, Türkiye’nin son yıllarda kaybettiği en büyük alanın yüksek hacimli ekonomi segmenti olduğunu belirtiyor.
Projenin en dikkat çekici yönü, “Suriye Sınır Üretim Havzası” olarak adlandırılması. TGSD, Türkiye içindeki maliyet yapısının ekonomi segmentinin gerektirdiği işçilik maliyetlerini karşılamadığını savunuyor. Bu nedenle, Türkiye sınırına bitişik özel bir üretim bölgesi oluşturulması, hem düşük maliyetli üretim hem de Türk sanayisinin lojistik avantajlarını koruma hedefleniyor. Raporda, alternatif ülkelerdeki yatırımların kalite ve siyasi riskler nedeniyle çekinceleri olduğu, Türkiye’nin bu projeyle daha güvenli bir yapı sunabileceği ifade ediliyor.
Proje için gerekli altyapı yatırımlarının yaklaşık 4 milyar dolarlık finansmanla desteklenmesi planlanıyor. TGSD, projenin hayata geçmesi için diplomatik, hukuki ve finansal alanlarda koordineli adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. Bu adımlar arasında Suriye yönetimiyle görüşmeler, yönetişim modelinin oluşturulması ve uluslararası finans kuruluşlarıyla fonlama görüşmeleri yer alıyor.
TGSD Başkanı Toygar Narbay, hazırladıkları strateji raporunun kamu tarafından karşılık bulmasının sektör açısından kritik bir gelişme olduğunu belirtirken, sürecin hızlandığını ifade etti. Narbay, projenin yalnızca üretimi değil, aynı zamanda hizmet ihracatını ve nitelikli istihdamı da artıracağını vurguladı. Yeni modelin, Türkiye’de laboratuvar, lojistik, danışmanlık ve tasarım hizmetlerini de büyüteceği öngörülüyor.




