ABD’nin Açık Denizlerdeki Yeni Müdahalesi: Tanker Kontrol Altında
ABD ordusu, Venezuela’ya ait bir ham petrol tankerine uluslararası sularda müdahale etti. Operasyon, ulusal güvenlik gerekçesiyle gerçekleştirildi.
ABD ordusu, Venezuela’nın petrol ihracatını hedef alan operasyonlar çerçevesinde bir ham petrol tankerine uluslararası sularda müdahale etti. Karayipler’den hareket eden ve uzun süre izlenen tanker, Hint Okyanusu’na kadar takip edilerek ABD kontrolüne alındı.
Denizcilik izleme platformu TankerTrackers.com’un verilerine göre, 22 yaşındaki Suezmax tipi Aquila II tankerinin, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun tutuklandığı gün seferine başlayan gemilerden biri olduğu ve o dönemde Cape Balder adıyla faaliyet gösterdiği kaydedildi. Yaptırım listelerinde yer alan bu tanker, şu anda Singapur’a yönlendirildi.
Pentagon’un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, bu operasyonun “ulusal güvenliğin korunması” amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.
Yaptırım İhlali Gerekçesi
Söz konusu tanker, Rusya ile bağlantılı yaptırımların ihlalinde rol oynadığı gerekçesiyle ABD, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği tarafından kara listeye alınmış gemiler arasında yer alıyor. Denizcilik analiz şirketi Windward’a göre, ABD, 10 Aralık’ta çok büyük ham petrol tankeri Skipper’a yapılan müdahaleden bu yana toplam sekiz tankerin kontrolünü ele geçirdi. Son operasyon ise mesafe açısından bugüne kadarki en uzak müdahale olarak kaydedildi.
Limanlarda da Alıkoymalar
Bu gelişmeler yalnızca açık denizle sınırlı kalmadı. Karayip Liman Devleti Kontrolü Mutabakat Zaptı (Caribbean MOU), son haftalarda yapılan denetimler sonucunda iki eski Venezuela bayraklı tankerin limanlarda tutulduğunu açıkladı. Curaçao’da yaklaşık 99 bin dwt’lik 30 yaşındaki Morning Sun tankerinin ve 2001 yapımı 106 bin dwt’lik aframax tipi Regina tankerinin Hollanda makamlarınca alıkonulduğu bildirildi.
Uzmanlar, son müdahalelerin enerji yaptırımlarının deniz taşımacılığı üzerindeki etkisini artırabileceğini, ancak açık denizde gerçekleştirilen operasyonların hukuki ve operasyonel sonuçlarının tartışma yaratmaya devam ettiğini vurguluyor.




