Andrew Mountbatten-Windsor, Windsor Kalesi’nden Ayrıldı
Andrew Mountbatten-Windsor, pedofili iddiaları sonrası Windsor Kalesi’ndeki evinden ayrılarak Sandringham Sarayı’na geçti.
İngiltere Kraliyet Ailesi’nin tartışmalı figürlerinden biri olan Andrew Mountbatten-Windsor, pedofili suçlamaları nedeniyle tüm unvanlarını kaybettikten sonra Windsor Kalesi’ndeki konutunu terk etti. Milyarder Jeffrey Epstein ile olan ilişkisi, ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı belgelerde yer almış ve Epstein’ın mağdurlarından Virginia Giuffre, genç yaşta Mountbatten-Windsor ile ilişki yaşadığını iddia etmişti.
Mountbatten-Windsor, bu iddiaları reddetmesine rağmen, Kraliyet Ailesi’nin itibarını korumak amacıyla York Dükü unvanı da dahil olmak üzere tüm unvanlarından feragat etmişti. Geçtiğimiz yılın sonlarında, yeni belgelerin ortaya çıkmasıyla birlikte Kral Charles tarafından Prens unvanı da kendisinden alındı. Windsor Kalesi’ndeki Royal Lodge malikanesinden ayrıldığı bildirilen Mountbatten-Windsor’un, Londra’nın yaklaşık 200 kilometre uzağındaki Sandringham Sarayı’nda geçici bir konuta geçtiği öğrenildi.
Royal Lodge, Mountbatten-Windsor’un 2003 yılından beri ikamet ettiği bir yerdi ve bu süreçte, yıllık düşük bir kira bedeli ödeyerek 75 yıllık kullanım hakkını 1 milyon sterlin karşılığında elde etmişti. Bu durum, Kraliyet gelirlerinin halk tarafından finanse edilmesine yönelik tepkilerin artmasıyla birlikte parlamentoda tartışmalara yol açmıştı. Liberal Demokratlar lideri Ed Davey, Royal Lodge ile ilgili ifşaatların ardından vergi mükelleflerinin çıkarlarını korumak için bir soruşturma komisyonu kurulmasını destekleyip desteklemediği konusunda Başbakan Keir Starmer’a yönelttiği soruya, “Kraliyet Mülkleri söz konusu olduğunda uygun bir inceleme yapılması önemlidir. Kesinlikle destekliyorum.” yanıtını aldı.
Mountbatten-Windsor’un eski eşi Sarah Ferguson’un da Epstein ile olan ilişkisi gündeme gelmiş, Ferguson’un başkanlık yaptığı birçok vakıf, eski York Düşesi ile olan bağlantılarını sonlandırmıştı. Ferguson’un, kendi kızlarını Epstein’ın adasına götürdüğü bilgisi de kamuoyuna yansımıştı. Bu gelişmelerin ardından, Ferguson’un adını taşıyan Sarah Vakfı kapanma kararı almıştı.




