Deutsche Telekom, 2025’te Karbon Nötr Hedefini Gerçekleştirdi

Deutsche Telekom, 2025 itibarıyla operasyonlarında karbon nötr seviyeye ulaştığını açıkladı. Emisyon azaltımı ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ilerliyor.

Deutsche Telekom, 2025 Kurumsal Sorumluluk Raporu’nu yayımlayarak sürdürülebilirlik konusundaki ilerlemelerini kamuoyuna duyurdu. Çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterlerini iş süreçlerinin merkezine alan şirket, 2025 yılı itibarıyla kendi operasyonlarında net bazda karbon nötr seviyesine ulaştığını bildirdi. Bu gelişme, Deutsche Telekom’un iklim stratejisinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Raporda yer alan verilere göre, şirket 2017 yılına kıyasla Scope 1 ve Scope 2 emisyonlarını yüzde 94 oranında azaltmayı başardı. Kalan yüzde 6’lık emisyon ise yüksek kaliteli karbon giderim projeleriyle dengeleniyor. Ayrıca, Scope 1-3 emisyonları da 2020 yılına göre yüzde 38 oranında geriledi. Deutsche Telekom, Science Based Targets initiative (SBTi) tarafından onaylanan 2030 yılına kadar yüzde 55 emisyon azaltma hedefi doğrultusunda ilerlemeye devam ediyor. Şirketin İklim Geçiş Planı, 2040 yılına kadar tüm değer zincirinde iklim nötrlüğüne ulaşmak için izlenecek yol haritasını belirliyor.

Deutsche Telekom Türkiye Genel Müdürü Sinan Kılıçoğlu, rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Sürdürülebilirlik, teknoloji şirketleri için artık bir tercih değil, iş yapış biçiminin temel bir parçası haline geldi. Karbon nötr operasyon hedefimize ulaşmamız, dijitalleşmenin çevresel sorumlulukla nasıl bir arada ilerleyebileceğini göstermektedir. Enerji verimliliği, yapay zeka ve döngüsel ekonomi alanlarında attığımız adımlar, sadece bugünü değil, geleceğin dijital ekosistemini de şekillendiriyor” dedi.

Yenilenebilir enerji, Deutsche Telekom’un emisyon azaltım stratejisinin önemli bir unsuru olarak öne çıkıyor. Şirket, 2021 yılından bu yana grup genelinde yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan elde edilen yeşil elektrik kullanıyor. 2025 yılı itibarıyla bu elektriğin yüzde 31,7’si enerji tedarikçileriyle yapılan uzun vadeli enerji satın alma anlaşmaları (PPA) aracılığıyla sağlandı. Şirket ayrıca, kendi yenilenebilir enerji üretimini artırarak 13,9 GWh seviyesine ulaştı. Bu miktar, yaklaşık 4 bin ila 4 bin 500 hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer bir rakamdır. Bunun yanı sıra, toplam kapasitesi 16 MW olan büyük ölçekli batarya depolama sistemlerine de yatırım yapılıyor. Bu sistemler, fazla üretilen yeşil elektriği depolayarak ihtiyaç anında yeniden şebekeye aktarıyor ve enerji arz güvenliğine katkıda bulunuyor.

Deutsche Telekom’un sunduğu dijital çözümler, müşterilerin karbon emisyonlarını azaltmalarına yardımcı oluyor. Almanya’da şirketin karbon azaltım etkisi katsayısı 2025 yılında 6,09 seviyesine ulaştı. Bu, Deutsche Telekom ürünlerinin, şirketin kendi operasyonlarının oluşturduğu emisyonun altı katından fazlasını azaltmaya katkı sağladığı anlamına geliyor ve bu oran yaklaşık 23,5 milyon ton CO₂e düzeyinde potansiyel iklim etkisine karşılık geliyor.

Şirketin araç filosunda gerçekleştirdiği dönüşüm de önemli sonuçlar vermeye başladı. Yaklaşık 14 bin ton CO₂ tasarrufu sağlanırken, filodaki araçların yüzde 40’ı elektrikli hale geldi. Servis araçlarında elektrikli motor oranı yüzde 10’a yükselirken, toplam yakıt tüketimi de yaklaşık yüzde 11 azaldı. Deutsche Telekom, dünya genelinde 2 bin 700’den fazla şarj noktası işletiyor.

Deutsche Telekom, 2030 yılına kadar BT, ağ teknolojileri ve cihazlarını neredeyse tamamen döngüsel hale getirmeyi hedefliyor. 2025 yılında Almanya ve Avrupa’da yaklaşık 700 bin mobil cihaz ile 4,9 milyon sabit ağ cihazı geri toplandı. Bu cihazların büyük bir kısmı yenilenerek yeniden kullanıma kazandırıldı. Almanya’daki eski altyapılardan yaklaşık 1.200 ton bakır geri kazanıldı. T-Mobile US dahil edildiğinde, grup genelinde geri toplanan mobil cihaz sayısı yaklaşık 10,5 milyona ulaştı.

Deutsche Telekom, çevresel hedeflerinin yanı sıra sosyal katılımı ve kapsayıcı dijital toplumu güçlendirmeye yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Grup, 2025 yılında sosyal girişimlere yaklaşık 1 milyar euro yatırım yaptı. Bu faaliyetlerden yaklaşık 41 milyon kişi doğrudan fayda sağladı. Ayrıca, afet yardımları için 1,8 milyon eurodan fazla kaynak sağlandı ve çalışanlar 215 bin saatten fazla gönüllü katkıda bulundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu