SAHA 2026, Yerli Teknolojileri Dünyaya Tanıtacak
SAHA 2026, Türkiye’nin yerli ve milli teknolojilerini global arenada tanıtacak önemli bir platform olacak.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, SAHA 2026’nın yerli ve milli teknolojilerin global alandaki görünürlüğünü artıracağını vurguladı. Türkiye’nin savunma sanayisinde sağladığı büyük ilerlemeler, güçlü mühendislik yetenekleri ve yüksek teknoloji odaklı AR-GE çalışmalarıyla her geçen gün daha da güçleniyor. Bu başarı, ana yüklenicilerden KOBİ’lere, üniversitelerden araştırma altyapılarına kadar geniş bir ekosistemin ortak çabasıyla elde ediliyor.
Görgün, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı olarak bu ekosistemi daha rekabetçi ve sürdürülebilir hale getirmeyi stratejik bir öncelik olarak belirlediklerini ifade etti. Yerli ve milli üretim vizyonunu kararlılıkla desteklediklerini belirten Görgün, kümelenmelerin sadece üretimi artıran yapılar değil, aynı zamanda işbirliği ve uluslararası açılımları hızlandıran platformlar olduğuna dikkat çekti. SAHA İstanbul Savunma, Havacılık ve Uzay Kümelenmesi’nin sektöre sağladığı dinamizmin, paydaşların global ölçekte daha etkili bir şekilde konumlanmasına önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Bu yıl 5-9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan etkinlik, Cumhurbaşkanlığı’nın himayesinde ve ilgili kurumların desteğiyle düzenlenecek. Görgün, SAHA 2026’nın Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay alanlarındaki vizyonunu dünyaya tanıtacak stratejik bir platform olacağını belirtti. Ayrıca, etkinliğin ‘Teknolojiye Hükmet, Geleceği Şekillendir’ mottosuyla, bugünün başarılarını sergilemek ve gelecekteki yetenekleri tartışmak için önemli bir fırsat sunacağını ifade etti.
SAHA 2026’da daha büyük bir ölçek, yoğun uluslararası katılım ve güçlü iş geliştirme trafiği hedeflediklerini belirten Görgün, etkinlik alanının 100 bin metrekareyi aşacağını ve 140’tan fazla ülkeden 1700’den fazla katılımcı firmayı, resmi heyetleri ve alım heyetlerini bir araya getireceklerini açıkladı. Fuar kapsamında gerçekleştirilecek B2B, G2B ve G2G görüşmeleriyle temasların derinleşeceğini ve yeni lansmanlarla yüksek teknoloji ürünlerinin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün artırılacağını vurguladı.
Geçmiş organizasyonlarda gerçekleştirilen imza törenlerinin ve ortaya çıkan sözleşme büyüklüğünün, SAHA’nın iş üretme kapasitesini gösterdiğini belirten Görgün, bu yıl 150’nin üzerinde imza töreni gerçekleştirmeyi ve ortak geliştirme, tedarik zinciri entegrasyonu, teknoloji işbirlikleri ve ihracata yönelik sözleşmelerle büyümeyi hedeflediklerini belirtti. SAHA 2026, uluslararası katılımı artıracak ülke pavilyonlarıyla geniş bir işbirliği zeminini güçlendirecek.
Görgün, SAHA 2026’nın bir diğer önemli yönünün, teknolojiyle yakından temas imkanı sunan yeni nesil deneyim alanları olacağını ifade etti. FPV dron alanı, uluslararası yarışmalar ve insansız kara araçlarına yönelik mücadele alanları gibi etkinliklerin modern muharebe ortamının dönüşümünü değerlendirmek için önemli fırsatlar sunacağını belirtti. Ayrıca, ‘SAHA Talks’ altında dijital dönüşüm, yapay zeka, siber güvenlik ve çift kullanım teknolojileri gibi konularda düzenlenecek oturumların sektördeki rekabetçi ajandayı güçlendireceğini söyledi.
Fuarın çok merkezli yapısına dikkat çeken Görgün, İstanbul Fuar Merkezi’nin yanı sıra Ataköy Marina ve Sarayburnu alanlarında deniz platformlarının sergileneceğini, böylece kara, hava, deniz ve uzay ekseninde bütüncül bir teknoloji buluşması gerçekleştirileceğini belirtti. Ayrıca, 8-9 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek ‘Halk Günü’ etkinliğiyle gençler, aileler ve teknoloji meraklılarının gelişmeleri yerinde deneyimleyeceğini kaydetti. Bu buluşmanın, ilham verici bir farkındalık ortamı ve geleceğin mühendislerini yetiştiren bir ‘vizyon yatırımı’ olarak değerlendirildiğini ifade etti.
Görgün, sözlerini şöyle tamamladı: ‘Savunma Sanayii Başkanlığı olarak SAHA 2026’yı, ihracat hedeflerimize ivme kazandıran, ortak üretim ve geliştirme fırsatlarını artıran, teknoloji işbirliklerini derinleştiren ve ekosistemimizi global ölçekte daha rekabetçi hale getiren stratejik bir zemin olarak görüyoruz. KOBİ’lerimizin ve girişimlerimizin uluslararası tedarik zincirlerine entegrasyonu, yatırımcı ilgisinin artması, nitelikli insan kaynağının gelişimi ve üniversite-sanayi işbirliğinin derinleşmesi bu platformdan elde edilecek en değerli kazanımlar arasında yer alacak.’




