Emtia Piyasalarında Arz Endişeleri ve Faiz Beklentileri Ön Planda
Emtia piyasalarında arz endişeleri ve faiz beklentileri, jeopolitik riskler ve makroekonomik verilerle şekillendi.
Geçtiğimiz hafta emtia piyasalarında fiyat hareketleri, Orta Doğu’daki artan jeopolitik risklerin enerji arzı üzerindeki etkileri ve ABD’de açıklanan makroekonomik verilerin Federal Rezerv’in faiz politikası beklentilerini etkilemesiyle dalgalı bir seyir izledi.
Özellikle enerji piyasalarında arz endişeleri ön plana çıkarken, güçlü dolar ve Fed’in faiz indirimlerinde aceleci olmayacağına dair beklentiler fiyatlamalar üzerinde etkili oldu. ABD ile İran arasındaki gerilimlerin çözülmesi konusundaki umutların azalması ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutma niyetine dair açıklamaları, piyasalardaki risk algısını artırdı.
Devam eden çatışmalar nedeniyle Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) stratejik petrol rezervlerini piyasaya sürme kararı, petrol fiyatlarındaki artışı sınırlamakta yetersiz kaldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları da yatırımcıların dikkatini çekti. Trump, ABD’nin dünyanın en büyük petrol üreticisi olduğunu vurgulayarak, petrol fiyatlarının yükselmesinden kazanç sağladıklarını ifade etti. Ayrıca, İran’ın nükleer silaha sahip olmasının ve Orta Doğu ile dünyayı tehdit etmesinin önlenmesinin daha önemli olduğunu belirtti.
Makroekonomik veriler de emtia fiyatlamaları üzerinde etkili oldu. ABD’de enflasyonun beklentilere paralel gerçekleşmesi, Fed’in faiz indirimlerinde aceleci davranmayacağına dair beklentileri güçlendirdi. Yükselen enerji fiyatları ise enflasyonist baskıların sürebileceği endişelerini artırdı. Şubat ayı tüketici enflasyonunun yıllık bazda yüzde 2,4 olarak gerçekleşmesi ve dolar endeksinin güçlü kalması, değerli metallerde yukarı yönlü hareketleri sınırladı.
Orta Doğu’daki çatışmaların enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki etkisi, Fed’in bu yıl faiz indirimi yapacağına dair beklentileri de zayıflattı. Para piyasalarında, Fed’in mart toplantısında faizleri sabit tutacağı ve ilk faiz indiriminin temmuz ayında olabileceği öngörüldü. ABD Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutması bekleniyor. Bu gelişmelerin ardından ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 4,28 seviyesinde tamamlarken, dolar endeksi yüzde 1,5 artışla 100,4 seviyesine yükseldi.
Analistler, savaşın uzamasının risk algısını bozarak dolar endeksini güçlendirdiğini, dolardaki yükselişin başta kıymetli metaller olmak üzere dolarla fiyatlanan emtiaları diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha pahalı hale getirdiğini belirtti.
Değerli metaller cephesinde ise hafta boyunca negatif bir seyir izlendi. Savaş ve Hürmüz Boğazı çevresindeki krizin yarattığı güvenli liman talebi ile ABD’deki faizlerin uzun süre yüksek kalacağına dair beklentiler, fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Altının ons fiyatı, hafta içinde en yüksek 5,238.56 doları, en düşük 5,009.77 doları görerek haftayı 5,020 dolar seviyesinde kapattı. Gümüşün ons fiyatı da benzer bir seyir izleyerek en yüksek 90 doları, en düşük 79.5 doları görerek haftayı 80.6 dolar seviyesinde tamamladı.
Analistler, güçlü dolar ve yüksek faiz ortamının korunacağına yönelik beklentilerin değerli metallerde satış baskısını artırdığını, savaş kaynaklı belirsizliğin altın fiyatlarını yukarı taşımaya yetmediğini ifade etti. Doların güçlü seyri ve Fed’in temkinli duruşu, yatırımcı iştahını sınırladı. Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 4.6, platinde yüzde 5.3, paladyumda yüzde 4.6 ve altında yüzde 2.6 geriledi.
Baz metallerde enflasyon ve güçlü dolar endeksi fiyatları baskılayan ana unsurlar olarak öne çıkarken, Orta Doğu kaynaklı arz endişeleri alüminyum piyasasında yatırımcıların odağı haline geldi. Piyasa verilerine göre, kullanıma hazır stokların azalması ve Londra Metal Borsası’ndaki teslimat miktarının artması, alüminyumda arz sıkışıklığını derinleştirdi. Fiziki piyasadaki primlerdeki artış, enerji ve navlun maliyetlerindeki yükselişin sanayi metalleri üzerindeki etkisini gösterdi. Nikel piyasasında ise Orta Doğu kaynaklı kesintiler nedeniyle ham madde teminine ilişkin gelişmeler yakından takip edildi. Bu hafta tezgah üstü piyasada bakırda fiyatlar yüzde 2.7, nikelde yüzde 0.8, çinkoda yüzde 0.7 ve kurşunda yüzde 2.3 azaldı, alüminyum ise yatay seyretti.
Enerji piyasalarında arz riski, Brent petrol fiyatlarını etkiledi. Orta Doğu’daki artan jeopolitik gerilim ve arz endişeleri nedeniyle Brent petrolün vadeli varil fiyatı 9 Mart’ta yüzde 28.9 artışla 119.5 dolara kadar yükselerek 29 Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Ancak, G7 ülkelerinin acil petrol rezervlerini ortak kullanıma açabileceğine dair beklentiler ve Trump’ın İran ile savaşın yakında sona erebileceğine dair açıklamaları fiyatlarda geri çekilmeye neden oldu. IEA’nın bugüne kadarki en büyük acil durum petrol stok salımını planladığına ilişkin haberler, fiyatlardaki artışı sınırladı. Bu salımın, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başladığı 2022’de üye ülkelerin piyasaya sunduğu 182 milyon varillik petrol miktarını aşması bekleniyor. Ancak, İran’ın Hürmüz Boğazı’na mayın döşediğine dair haberler ve bölgedeki saldırılar, arz endişelerini yeniden artırdı.
Doğal gaz fiyatları, Avrupa’da artan jeopolitik gerilim ve Hürmüz Boğazı üzerinden LNG akışının aksayabileceği endişeleriyle yükselirken, ABD’de rekor seviyedeki üretim ve mevsim normallerinin üzerindeki hava koşulları nedeniyle fiyatlar negatif bir seyir izledi. Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 11.22 artarken, New York Ticaret Borsası’nda işlem gören doğal gazın fiyatı ise yüzde 1.70 değer kaybetti.
Tarım emtia piyasalarında ise enerji fiyatlarındaki artış, ihracat verileri ve lojistik aksaklıklar belirleyici oldu. Orta Doğu’daki gerilimlerin petrol fiyatlarını 100 doların üzerine taşıması, gübre ve navlun maliyetleri üzerinden tarım ürünlerinde arz endişelerini artırdı. Biyoyakıt bağlantısı nedeniyle özellikle mısır ve soya fasulyesinde talep görünümü desteklendi. Soya fasulyesinde haftalık ihracat satışları dalgalı seyretmesine rağmen talep görünümü güçlü kaldı. Soya yağı ise bitkisel yağ piyasasındaki ralli ve yükselen ham petrol fiyatlarının etkisiyle değer kazandı. Pirinç piyasasında ise küresel gıda fiyatlarındaki toparlanma ve Asya kaynaklı talep fiyatlara destek verirken, Hindistan ihracatında navlun ve sigorta maliyetlerindeki artışa bağlı yavaşlama lojistik riskleri artırdı. Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası’nda buğday fiyatları yüzde 0.6, soya fasulyesi yüzde 1.9, pirinç yüzde 1.4 ve mısır yüzde 1.4 yükseldi. ABD’de Intercontinental Exchange’te ise şeker fiyatları yüzde 2.2 ve pamuk fiyatları yüzde 2.5 artarken, kahve fiyatları yüzde 2.8 geriledi. Kakaonun ton başına fiyatı ise haftayı yüzde 2.1 artışla tamamladı.




