İstanbul Blockchain Week 2026: Kripto Düzenlemeleri Üzerine Tartışmalar
İstanbul Blockchain Week 2026’da kripto varlıklar ve düzenlemeler üzerine önemli değerlendirmeler yapıldı.
İstanbul Blockchain Week 2026, yerli ve uluslararası katılımcıların yoğun ilgisiyle sürerken, etkinlikte kripto varlıklarla ilgili yasal düzenlemeler, vergilendirme yöntemleri ve Türkiye’nin küresel kripto ekosistemindeki yeri üzerine kapsamlı bir tartışma gerçekleştirildi. Bu oturumda, Haberler.com Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ekrem Teymur ve DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık önemli değerlendirmelerde bulundu.
Dr. Ekrem Teymur, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, bir yıl önce kripto piyasasında yalnızca çerçeve düzenlemelerin gündemde olduğunu hatırlatarak, şu anki gelişmeleri vurguladı. Ön lisans süreçlerinin başladığını, merkezi kayıt sistemlerinin hayata geçirildiğini ve saklama kuruluşlarına yönelik lisanslama çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Teymur, bu düzenlemelerin sektörü disipline etmeyi ve yatırımcıların varlıklarını koruma altına almayı hedeflediğini ifade etti. Ayrıca, devletin düzenleyici rolünün yanı sıra vergilendirme konusunun da önemine dikkat çekerek, kripto piyasasına yönelik vergi düzenlemelerinin geleceği hakkında tartışmaların yapılması gerektiğini vurguladı.
Milletvekili Sadullah Kısacık, devletin ticari faaliyetlerden vergi almak istemesinin doğal olduğunu, ancak kripto piyasasının dinamiklerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti. Kısacık, 5 Mart 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’na sunulan torba yasa teklifinde kripto varlıklarla ilgili üç ayrı vergilendirme düzenlemesi bulunduğunu anlattı. Bu düzenlemeler kapsamında, kripto alım satım işlemlerinden on binde üç oranında işlem vergisi alınması, elde edilen kazançlardan yüzde 10 vergi kesilmesi ve cüzdanlar arası transferlerde yine on binde üç oranında vergi alınması öngörülüyordu.
Kısacık, bu düzenlemelere karşı çıktığını belirterek, Türkiye’deki kripto ekosisteminin henüz gelişim aşamasında olduğunu ifade etti. Türk bankalarının kripto platformlarına yatırım yapmaya başladığını, yabancı borsaların da Türkiye’de faaliyet göstermek için yetki süreçlerine girdiğini vurguladı. Bu dönemde getirilecek işlem vergilerinin yatırımcıları ve şirketleri yurt dışına yönlendireceğini, bunun da “gelişen kripto piyasasının altına dinamit koymak” anlamına geleceğini savundu. Türkiye’deki platformların komisyon oranlarının zaten uluslararası rakiplerine göre yüksek olduğunu belirten Kısacık, ek olarak işlem vergisi getirilmesinin Türkiye’ye gelecek yatırımları başka ülkelere kaydırabileceğini dile getirdi.
Kısacık, komisyonda kabul edilen teklifin daha sonra Genel Kurul gündemine geldiğini ve bu süreçte kripto yatırımcıları, sektör temsilcileri ve platformların sosyal medyada yoğun bir tepki gösterdiğini söyledi. Oluşan kamuoyu baskısının ardından iktidarın vergi düzenlemelerini geri çekme kararı aldığını belirten Kısacık, bunun Türkiye’de sosyal tepkilerin yasa düzenlemeleri üzerinde etkili olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Vergi düzenlemesinin geri çekilmesine rağmen konunun tamamen kapanmadığını belirten Kısacık, Hazine ve Maliye Bakanlığı bürokrasisinin kripto işlemlerinden vergi alınması konusundaki çalışmalarını sürdürdüğü izlenimini edindiğini aktardı. Özellikle on binde üç oranındaki işlem vergisinin yeniden gündeme gelebileceğini düşündüğünü belirten Kısacık, büyük hacimli işlemler yapan yatırımcıların bu durumda farklı platformlara yönelme ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etti. Vergi sisteminin karmaşık yapısına dikkat çeken Kısacık, Forex piyasalarında uygulanan FIFO sistemini örnek göstererek, yatırımcıların gerçekleşmemiş kazançlar üzerinden dahi vergi yüküyle karşılaşabileceğini, benzer sorunların kripto piyasasında da yatırımcıları uzaklaştırabileceğini söyledi.
Dr. Ekrem Teymur, kripto varlıkların diğer yatırım araçlarından farklı olduğunu vurgulayarak, yatırımcıların saniyeler içinde varlıklarını başka ülkelerdeki platformlara taşıyabildiğini ifade etti. Kazanç üzerinden alınacak vergilerin tartışılabileceğini, ancak işlem vergisinin kripto piyasasının çalışma mantığıyla örtüşmediğini belirtti. Özellikle yüksek frekanslı işlem yapan sistemlerde binlerce işlem gerçekleştiğini ve her işlemden alınacak küçük vergilerin yatırımcı açısından büyük maliyetler oluşturabileceğini dile getirdi. Teymur, bazı bürokratların kripto işlemlerini gayrimenkul veya otomobil alım satımı gibi değerlendirdiğini, ancak kripto piyasasının çok daha farklı dinamiklere sahip olduğunu ifade etti.
Kısacık, kripto piyasasına yönelik düzenlemelerin diğer ülkelerdeki uygulamalarla uyumlu olması gerektiğini belirtti. Kripto varlıkların merkeziyetsiz yapısı nedeniyle devletlerin geleneksel vergi anlayışıyla hareket etmesinin zor olduğunu ifade eden Kısacık, sınırların kolay çizilemediği bir alanda aşırı vergi yükünün yatırımcıları sistem dışına itebileceğini söyledi. Türkiye’nin İstanbul Finans Merkezi hedefi doğrultusunda hareket ettiğini hatırlatan Kısacık, kripto piyasasına yalnızca vergi perspektifinden yaklaşmanın doğru olmadığını, asıl hedefin sektörün büyümesini sağlayacak bir iklim oluşturmak olması gerektiğini kaydetti.
Panelde Türkiye’nin bölgesel ve küresel kripto merkezi olma potansiyeli de değerlendirildi. Teymur, Körfez ülkelerindeki sermaye hareketliliğine dikkat çekerek, kripto yatırımlarının Türkiye’ye çekilebilmesi için güçlü bir hukuki altyapı oluşturulması gerektiğini söyledi. Düzenlemelerin ne çok gevşek ne de aşırı katı olması gerektiğini belirten Teymur, yatırımcı güveni ile piyasa özgürlüğü arasında denge kurulmasının önemine işaret etti.
Sadullah Kısacık, Türkiye’nin geçmişte sanayi devrimi ve dijital dönüşüm gibi önemli fırsatları kaçırdığını belirterek, bugün ülkenin önünde iki büyük fırsat bulunduğunu ifade etti. Bu alanların yapay zeka ve kripto teknolojileri olduğunu vurgulayan Kısacık, Türkiye’nin tüm enerjisini ve düzenleme kapasitesini bu alanlara yönlendirmesi gerektiğini dile getirdi. Kripto alanında uluslararası yatırımcıları çekebilecek bir vizyon ve yol haritasının açıklanması gerektiğini belirten Kısacık, belirsizliklerin ortadan kaldırılmasının yatırımcı güveni açısından kritik olduğunu söyledi.
Teymur, Türkiye’nin gelişmiş e-Devlet altyapısı, güçlü bankacılık sistemi ve teknolojiye açık yatırımcı profili sayesinde kripto ekosisteminde önemli avantajlara sahip olduğunu ifade etti. Türk yatırımcıların yeni teknolojilere ve finansal yeniliklere hızlı adapte olduğunu belirten Teymur, Türkiye’nin halihazırda dünyanın en büyük kripto pazarlarından biri konumunda olduğunu söyledi.
Kısacık, Türk platformlarında kripto varlıkların doğrudan Türk lirasıyla alınabilmesinin önemli bir avantaj olduğuna dikkat çekti. Yatırımcıların yabancı platformlara yönelmesi durumunda önce Türk lirasını dolara çevirmek zorunda kalacaklarını belirten Kısacık, mevcut sistemin döviz talebini azaltıcı bir etki yarattığını ifade etti. Vergi baskısının yatırımcıları yurt dışına yönlendirmesi halinde hem yatırımın hem de dövizin Türkiye dışına çıkabileceğini kaydeden Kısacık, bu nedenle yerli platformların desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Programın sonunda Kısacık, kripto ekosisteminin daha organize bir şekilde hareket etmesinin önemine değinerek, yatırımcılar ve sektör paydaşlarının görüşlerini milletvekilleriyle paylaşmaları çağrısında bulundu. Kripto topluluğunun sosyal medya üzerinden güçlü bir dayanışma sergileyebildiğini belirten Kısacık, mart ayında vergi düzenlemesinin geri çekilmesinde bu ortak tepkinin önemli rol oynadığını ifade etti. Sektör temsilcilerinin deneyim ve önerilerinin düzenleme süreçlerine katkı sağlayacağını belirten Kısacık, kripto piyasasına ilişkin yeni düzenlemelerin yeniden gündeme gelebileceğini ve bu süreçte sektörün görüşlerinin önemli olduğunu sözlerine ekledi.




