Hürmüz Boğazı’nda Gemi Trafiği Neredeyse Sıfırlandı

Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği, saldırılar ve diplomatik tıkanıklık nedeniyle neredeyse durma noktasına geldi.

Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği, son haftalarda kaydedilen düşük seviyelerin de altında bir duruma geldi. Özellikle tanker saldırılarının artması ve ABD ile İran arasındaki diplomatik görüşmelerdeki tıkanıklık, bu kritik enerji koridorundaki emtia gemisi geçişlerini neredeyse durma noktasına getirdi. Cumartesi günü yalnızca 5 emtia gemisi geçerken, pazar günü sistemde kayıtlı hiçbir geçiş bulunmuyor.

Bu durum, sadece taşımacılık şirketleri için değil, aynı zamanda petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasası için de risklerin yeniden arttığını gösteriyor. Brent petrol, haftanın ilk işlemlerinde 89 dolar civarında işlem görürken, piyasa ABD ile İran arasındaki görüşmelerden gelecek olası gelişmeleri dikkatle takip ediyor.

Geçtiğimiz hafta sonunda Hürmüz Boğazı’ndan toplamda 31 emtia gemisi geçiş yapmışken, bu hafta sadece 5 geçiş kaydedilmesi, ticari hareketliliğin büyük bir daralma yaşadığını ortaya koyuyor. Ancak kaydedilen geçişlerin sıfıra inmesi, boğazdan kesinlikle hiçbir geminin geçmediği anlamına gelmiyor. Bazı gemiler, otomatik tanımlama sistemlerini kapatarak takip sistemlerinde görünmeden hareket edebiliyor.

Cumartesi günü boğaza giren gemiler arasında, sistemini kapatmış olan boş büyük ham petrol tankerleri ve İran rotasını kullanan bir Hindistan bayraklı gaz taşıyıcısı da yer alıyor. Ayrıca, İran fuel-oili taşıyan küçük bir tankerin boğazdan çıktığı kaydedildi.

Son dönemdeki bu sert düşüşün arkasında, tanker güvenliğine dair artan endişeler yatıyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Abu Dhabi National Oil Company (ADNOC) tarafından işletilen üç geminin, Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri sırasında saldırıya uğradığını açıkladı. BAE yönetimi, bu olayların İran tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdü.

Saldırı haberlerinin artması, armatörler ve sigorta şirketleri tarafından Hürmüz geçişlerine yönelik risk değerlendirmelerinin yeniden gözden geçirilmesine yol açabilir. Özellikle büyük petrol ve LNG tankerleri için savaş riski primlerinin yükselmesi, Körfez bölgesinden yapılan enerji sevkiyatlarının maliyetini artırabilir. Hürmüz Boğazı’ndaki trafik, savaş öncesinde günlük 130 geminin üzerinde seyrediyordu ve mevcut seviyeler, bu önemli koridordaki ticari hareketliliğin olağan döneminin yalnızca küçük bir kısmına gerilediğini gösteriyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki son gelişmeler, petrol fiyatlarını da etkiliyor. Brent petrol, haftanın ilk işlemlerinde 89 dolar civarında işlem görürken, ABD ham petrolü de 82 doların üzerinde seyrediyor. Geçtiğimiz hafta petrol fiyatları yüzde 5’in üzerinde bir artış göstermişti. Tankerlere yönelik saldırılar, Suudi Arabistan’daki bir rafinerinin güvenliği ile ilgili endişeler ve ABD-İran görüşmelerinde sağlanan ilerlemenin yetersizliği, piyasalardaki jeopolitik risk primini artırdı.

Petrol piyasası açısından asıl sorun, sadece kaç geminin geçtiğinden ibaret değil. Ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’na düzenli bir şekilde geri dönmesi için güvenlik koşullarının kalıcı olarak iyileşmesi gerekiyor. Hürmüz, savaş öncesinde dünya ham petrol ve LNG sevkiyatlarının yaklaşık beşte birinin geçtiği bir güzergah olup, burada yaşanan küçük bir trafik değişikliği bile küresel enerji piyasalarında büyük etkilere yol açabiliyor.

Deniz trafiğindeki bu düşüş, diplomatik görüşmelerdeki tıkanıklıkla aynı döneme denk geliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile görüşmelerin yeniden başlaması için henüz bir karar alınmadığını belirtti. Arakçi, Hürmüz’de gemi trafiğinin normalleşmesi için Washington’un İran’ın şartlarını karşılaması gerektiğini savundu. ABD ise İran’a yönelik deniz ablukasını sürdürebilme kapasitesine sahip olduğunu ifade ediyor.

Bu karşıt pozisyonlar, Hürmüz Boğazı’ndaki trafik akışının kısa vadede eski seviyelerine dönmesini engelleyen önemli bir engel teşkil ediyor. Gemilerin boğaza yoğun bir şekilde girmesi için yalnızca askeri saldırıların azalması değil, aynı zamanda geçiş kurallarına ilişkin siyasi belirsizliklerin de ortadan kaldırılması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde yeni tanker saldırılarının yaşanıp yaşanmayacağı, ABD-İran temaslarının yeniden başlayıp başlamayacağı ve gemi trafiğinde bir toparlanma olup olmayacağı, petrol piyasasının en önemli gündem maddeleri arasında yer alacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu