Petrol Fiyatlarındaki Artış Motorin Üzerinde Daha Fazla Etki Yarattı
Küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar motorin fiyatlarını etkilerken, Türkiye’deki akaryakıt fiyatları rekor seviyelere ulaştı.
Son dönemde yaşanan savaşın etkileri, küresel enerji piyasalarında maliyet artışlarına ve döviz kurlarındaki dalgalanmalara yol açarak Türkiye’de akaryakıt fiyatlarını rekor seviyelere taşıdı. Bu süreçte, motorin fiyatları arz daralması nedeniyle benzin fiyatlarından daha hızlı bir artış gösterdi.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve sektörden alınan güncel verilere göre, Türkiye genelinde bir litre benzin ortalama 63 TL civarındayken, bir litre motorin fiyatı ise 70 TL’nin üzerine çıkmış durumda. Uzmanlar, küresel petrol varil fiyatlarındaki belirsizliklerin ve döviz kurlarının pompa fiyatlarını etkilemeye devam edeceğini öngörüyor.
New York Times’a göre, savaşın küresel petrol arzını olumsuz etkilemesi, dizel fiyatlarının benzine göre çok daha hızlı artmasına neden oldu. ABD’de bir galon dizelin ortalama fiyatı yaklaşık yüzde 45 artarken, normal benzinin fiyatı ise yüzde 35 oranında yükseldi. Enerji Bilgi İdaresi, dizel fiyatlarının bu ay galon başına 5,80 doları aşmasını bekliyor. Benzinin ortalama fiyatı ise galon başına 4,30 dolar olarak tahmin ediliyor.
Dizel yakıta bağımlı olan ulaşım sektörü için bu durum ciddi sonuçlar doğurabilir. New York Times, bu konuyu detaylı bir şekilde ele aldı.
Savaş öncesinde zaten zayıf olan arz dengesi, Basra Körfezi kaynaklı ihracat akışındaki azalma ile birlikte kritik eşik seviyesinin altına düştü. Rafineri uyumsuzlukları ve bölgesel ticaret kısıtlamaları, fiyatları yukarı yönlü baskıladı. Enerji analistleri, dizel ve jet yakıtı segmentinin benzin piyasasına göre daha az ikame imkânına sahip olduğunu belirterek, bu durumun şoklara karşı daha hassas bir yapı oluşturduğunu ifade ediyor.
Rabobank Küresel Enerji Stratejisti Joe DeLaura, benzin piyasasında görece bir denge olduğunu, ancak dizel, jet yakıtı ve fuel oil segmentlerinde belirgin bir arz açığı bulunduğunu vurguladı. TD Cowen enerji analisti Jason Gabelman, mevcut koşulları “dar bir piyasada arz kaybı” olarak tanımlarken, özellikle Çin’in ihracat kısıtlamalarının küresel dengeyi yeniden sağlama kapasitesini sınırladığını belirtti. Gabelman’a göre, Çin’in rafineri kapasitesi teorik olarak açığı kısmen dengeleyebilse de savaş sonrası dönemde iç arz güvenliğine öncelik verilmesi bu rolü zayıflatıyor.
Dizel ve benzin, aynı ham maddeden üretilmesine rağmen küresel enerji piyasasında farklı fiyat rejimlerine tabi. Rafineriler, bu iki ürünü aynı anda ve esnek bir şekilde sınırsız biçimde üretemez. Ham petrol, karmaşık işlemlerle farklı fraksiyonlara ayrılır ve tesisin tasarımı hangi ürünün ne kadar üretileceğini belirler. Bu nedenle rafineriler bir ürünü artırdığında diğerinden feragat etmek zorunda kalır. Enerji analistleri, bu durumun dizel tarafında arz esnekliğini sınırlayan temel etkenlerden biri olduğunu belirtmektedir. Benzin, daha hafif hidrokarbonlardan elde edilirken, dizel daha ağır moleküler yapıya sahip olup, kamyonlar ve tarım makineleri gibi yüksek tork gerektiren alanlarda kullanılır.
Türkiye’de dizel fiyatları, ABD’deki duruma göre daha değişken bir seyir izliyor. ABD’de dizelin genellikle benzinden daha pahalı olması kalıcı bir eğilimken, Türkiye’de bu durum küresel piyasa koşullarına ve iç talebe göre değişiklik gösteriyor. Ancak motorin fiyatları, genellikle benzinden daha yüksek veya ona çok yakın bir seviyede seyrediyor.
Uzmanlar, dizel taşımacılığındaki lojistik kısıtlamaların da fiyat dalgalanmalarını artıran bir diğer unsur olduğunu ifade ediyor. Boru hattı kapasitesindeki sınırlamalar ve bölgesel dağıtım farklılıkları, aynı ülke içinde bile fiyatların ayrışmasına neden olabiliyor. Bu durum, dizel piyasasını hem küresel hem de yerel ölçekte parçalı bir yapıya dönüştürüyor. Mevcut koşullar altında enerji analistleri, dizel fiyatlarının kısa vadede hızlı bir normalleşme göstermesini beklemiyor.




