Petrol Fiyatlarında Aşağı Yönlü Baskı Beklentisi
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, petrol fiyatlarının düşebileceğine dair önemli açıklamalarda bulundu.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın Başkanı Fatih Birol, 2027 yılının başlarında Orta Doğu’dan petrol akışının yeniden artması ve küresel talebin zayıflaması durumunda petrol fiyatlarında aşağı yönlü bir baskı oluşabileceğini ifade etti. Birol, bu senaryonun gerçekleşebilmesi için ABD ile İran arasında kalıcı bir anlaşmanın sağlanmasının kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
Birol, bu yıl 20-28 Haziran tarihleri arasında Londra’da gerçekleştirilen 8. İklim Eylemi Haftası çerçevesinde, iklim değişikliği ile mücadeledeki son gelişmeleri, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler iklim zirvesindeki rolünü ve ABD-İsrail-İran çatışmasının enerji piyasasına etkilerini değerlendirdi.
İklim değişikliğinin neden olduğu aşırı hava olayları, kuraklık ve sel felaketlerinin sayısının ve şiddetinin giderek arttığını belirten Birol, buna rağmen bu konunun dünya liderlerinin gündeminde giderek daha az yer kapladığını dile getirdi. Hükümetlerin iklim değişikliği ile mücadelede çelişkili bir yaklaşım sergilediğini ifade eden Birol, jeopolitik gelişmelerin, savaşların ve ekonomik sorunların bu durumu etkilediğini söyledi. Ayrıca, iklim değişikliğinin liderlerin gündeminde daha da geri planda kalmasının, alınacak tedbirleri zayıflatabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Bu bağlamda, Türkiye’nin kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) büyük önem taşıdığını belirten Birol, Türkiye’nin iklim değişikliği konusunu uluslararası gündemde daha üst sıralara taşıma hedefinin kritik olduğunu ifade etti.
Birol, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un açıkladığı 2035 yılına kadar nihai enerji tüketiminin yüzde 35’inin elektrikle karşılanması hedefini hatırlatarak, bu hedefin birçok ülke için ulaşılabilir olduğunu düşündüğünü belirtti. Ülkelerin elektrifikasyonu çevresel nedenlerden çok enerji güvenliği açısından önemsediklerini vurgulayan Birol, Türkiye’nin belirlediği hedefin önemli bir adım olduğunu ifade etti.
ABD-İsrail-İran çatışmasının enerji piyasası üzerindeki etkilerini de değerlendiren Birol, bu dönemin “tarihin en büyük enerji krizi” olarak nitelendirilebileceğini söyledi. Ekonomik etkilerin ülkeden ülkeye değişeceğini belirten Birol, en fazla zararı Orta Doğu’daki Irak ve Bahreyn gibi finansal açıdan zayıf ülkelerin göreceğini ifade etti. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de bu süreçten etkileneceğini ancak finansal ve teknolojik güçleri sayesinde toparlanabileceklerini kaydetti.
Gelişmekte olan Asya ülkelerinin de savaş sürecinde ciddi ekonomik zorluklar yaşadığını belirten Birol, Afrika ülkelerinin yüksek petrol ve gaz fiyatları ile gübre fiyatlarındaki artış nedeniyle ekonomik sıkıntılarla karşılaşabileceğini aktardı. Dünya genelindeki ekonomik büyümeye bakıldığında ise savaşın etkisinin belirgin bir şekilde hissedilmeyeceğini vurgulayan Birol, ABD ve Çin gibi büyük ekonomik güçlerin bu durumdan fazla etkilenmediğini ifade etti.
Son olarak, petrol piyasalarında gelecekteki fiyatların belirlenmesinde ABD ile İran arasındaki müzakerelerin sonucunun kritik olacağını belirten Fatih Birol, 2027’nin başlarında Orta Doğu’dan petrol akışının artması ve talebin düşmesi nedeniyle fiyatlarda aşağı yönlü bir baskı oluşabileceğini öngördüğünü söyledi. Ancak bu durumun gerçekleşebilmesi için ABD-İran arasında herkesin kabul edebileceği bir anlaşmanın sağlanmasının önemli olduğunu vurguladı.




