Rusya’nın Savaş Ekonomisi: Halkın Alım Gücüne Etkileri
Rusya’nın savaş ekonomisi büyümeye devam ederken, halkın alım gücü ciddi şekilde etkileniyor.
Rusya’nın savaş ekonomisi, büyüme rakamlarına rağmen halkın yaşam standartlarını olumsuz etkiliyor. Analistler, mevcut ekonomik verilerin yüzeydeki büyümeyi yansıttığını, ancak derinlerde ciddi sorunların bulunduğunu ifade ediyor. Hanehalkları, gelirlerindeki azalma nedeniyle daha ucuz ve market markalı gıdalara yönelirken, bu durum sivil toplumun da krizden olumsuz etkilendiğini gösteriyor.
Ukrayna savaşının dördüncü yılına girmesiyle birlikte, Rusya’nın askeri harcamaları sanayi sektörünü canlandırsa da, hanehalkları ve sivil ekonomi ağır bir krizle karşı karşıya. Kremlin’in büyük savunma bütçeleri ve yüksek faiz oranları, ekonomik tabloyu ayakta tutmaya çalışsa da, bu durum derinleşen sorunları gizlemekte yetersiz kalıyor.
CNBC’ye konuşan Eurasia Group Avrupa Direktörü Alex Kolyandr, Rusya’daki ekonomik durumu “Eğer şanslıysanız ve bir tank fabrikasında çalışıyorsanız, işler yolunda demektir. Aksi takdirde, ciddi sorunlarla karşılaşma ihtimaliniz yüksek” sözleriyle özetliyor. Ukrayna’nın son dönemde Rus petrol rafinerilerine yönelik gerçekleştirdiği insansız hava aracı saldırıları, savaş ekonomisinin kırılgan dengesini bir kez daha gözler önüne serdi. Yılın ikinci çeyreğinde açıklanan %1,3’lük büyüme verisi, analistler tarafından yanıltıcı olarak değerlendiriliyor. Kolyandr, bütçenin geçici muhasebe yöntemleriyle dengelenebileceğini, ancak yükselen enflasyon ve yüksek faiz oranlarının sivil ekonomideki duraklamayı artırdığını belirtiyor.
Atlantik Konseyi Jeoekonomi Merkezi Direktörü Charles Lichfield, Rus ekonomisinin gerçek durumunu anlamak için büyüme rakamlarının yanı sıra bütçe açığı ve enflasyona odaklanılması gerektiğini vurguluyor. Batı yaptırımları ve rafinerilere yönelik saldırılar, enerji gelirlerinde ciddi düşüşlere neden olurken, bütçe açığının 2024 seviyesinin iki katına çıkma yolunda ilerlediği belirtiliyor. Geçtiğimiz yıl %4 seviyesine çekilen enflasyonun, iç ve dış baskılar nedeniyle bu seviyede kalmasının zor olduğunu ifade ediyor.
Ekonomik sıkıntılar, halkın günlük tüketim alışkanlıklarına da yansıyor. Ülkenin önde gelen perakende zincirlerinden X5 Grubu’nun verilerine göre, tüketiciler ucuz gıda ürünlerine yönelirken, pahalı şekerlemelerin yerini kurabiye gibi daha uygun fiyatlı alternatifler alıyor.
Moskova’nın bütçe açığını kapatmak için bazı mali araçlara sahip olduğu belirtiliyor. Petrol ve doğalgaz şirketlerine ek vergiler, yaptırımlardan muaf yaklaşık 300 milyar dolarlık merkez bankası rezervi ve uluslararası borçlanma arayışları bu seçenekler arasında yer alıyor. Ancak uzmanlar, rezervlerin harcanmasının Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelesine olan güveni zedeleyebileceğini düşünüyor.
Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü’nden Elina Ribakova, mevcut ekonomik koşulların Kremlin’i geri adım atmaya zorlamayacağını savunuyor. Petrol fiyatları 35-40 dolar bandına düşmediği sürece Rusya’nın çatışmaları sürdürme kapasitesine sahip olduğunu belirten Ribakova, Vladimir Putin’in siyasi geleceğini bu savaşa bağladığını ve geri adım atma ihtimalinin çok düşük olduğunu vurguluyor. Kolyandr ise kötüleşen ekonomik verilerin Putin’i kaynaklar tükenmeden savaşı tırmandırmaya ve kendi şartlarını kabul ettirmeye itebileceği konusunda uyarıyor.




