Kimyasal Geri Dönüşümlü Termoplastik Karbonu Azaltıyor
LATI, kimyasal geri dönüşümlü termoplastik esaslı cam elyaf takviyeli PA6 ile motorlu stor perdede karbon ayak izini yaklaşık yüzde 70 azalttı.
Enjeksiyon kalıplama sektöründe, mühendislik termoplastiklerinin karbon ayak izini azaltırken parça performansını korumak önemli bir hedef olarak öne çıkıyor. LATI, Crossen Engineering ve Bloc Blinds tarafından yürütülen proje, kimyasal geri dönüşümden elde edilen polimer matrisine sahip bir bileşiğin güvenilirlik ve dayanıklılık gerektiren yapısal uygulamalarda kullanılabileceğini ortaya koydu.
Çalışmanın odağında, konut ve ticari alanlara yönelik ölçüye özel stor perdeler üreten Birleşik Krallık merkezli Bloc Blinds’ın yeni prototip motorlu karartma perdesi yer aldı. Projenin teknik ve üretim süreçlerine Crossen Engineering destek verdi.
Geleneksel fosil kaynaklı bileşiğin yerine, LATI tarafından geliştirilen LATIECO 62 CR G/30 kullanıldı. Yüzde 30 cam elyaf takviyeli PA6 poliamid esaslı bu malzemenin polimer matrisi tamamen kimyasal geri dönüşüm yoluyla elde ediliyor.
Kimyasal geri dönüşüm sürecinde, geri kazanılacak malzemenin polimer zincirleri monomerlere ayrıştırılıyor ve bu monomerler yeniden polimerizasyon işleminden geçiriliyor. Böylece geleneksel malzemelere benzer kimyasal ve fiziksel özelliklere sahip yeni bir polimer matrisi üretilirken, geri kazanım sürecinin nihai bileşenin performansı üzerindeki etkisi sınırlandırılıyor.
Karbon ayak izinde yaklaşık yüzde 70 azalma
Projenin en belirgin kazanımı, malzemenin küresel ısınma potansiyelindeki düşüş oldu. LATIECO 62 CR G/30 için bildirilen değer, karşılık gelen fosil kaynaklı geleneksel üründe kilogram başına yaklaşık 5,5-6 kilogram CO₂ eşdeğeriyken, kimyasal geri dönüşümlü matris kullanılan çözümde bu değer yaklaşık 1,5-2 kilogram CO₂ eşdeğerine geriledi. Bu sonuç, kullanılan değerlere bağlı olarak yüzde 70’i aşabilen bir azalmaya işaret ediyor.
Ancak çalışmanın amacı yalnızca çevresel etkiyi düşürmekle sınırlı kalmadı. Crossen Engineering ve Bloc Blinds, malzemenin motorlu perdenin yapısal parçaları için gerekli mekanik, boyutsal ve işlevsel koşulları karşılayıp karşılamadığını da değerlendirdi.
Bu kapsamda bileşenler, sistem üzerinde gerçekleştirilen işlevsel kontrollerin yanı sıra dayanıklılık testlerinden geçirildi. Bloc Blinds tarafından yürütülen testlerde, kimyasal geri dönüşümlü termoplastik kullanılan parçaların beklenen çalışma koşullarında fosil kaynaklı geleneksel bileşenlerle benzer performans gösterdiği belirlendi.
LATIECO 62 CR G/30 ile üretilen parçalar, binden fazla çalışma döngüsünü başarıyla tamamladı. Sonuçlar, güvenilirlik, yapısal kararlılık ve tekrarlanabilir çalışma gerektiren uygulamalarda malzemenin kullanılabileceğini gösterdi.
LATI Birleşik Krallık ve İrlanda Satış Bölge Müdürü Ben Hargreaves, projenin farklı uzmanlıkların bir araya gelmesinin değerini gösterdiğini belirtti. Hargreaves, Bloc Blinds’ın uygulama gereksinimlerini tanımlayıp sistem testlerini gerçekleştirdiğini, Crossen Engineering’in parça tasarımı ve üretim değerlendirmesine katkı sunduğunu, LATI’nin ise bileşen ve malzeme uzmanlığı sağladığını ifade etti. Çözümün yalnızca teknik verilerle değil, gerçek parça ve çalışma döngüsü üzerinden doğrulandığını kaydetti.
Geri dönüştürülmüş malzemeler için daha geniş kullanım alanı
Proje, kimyasal geri dönüşümden elde edilen mühendislik termoplastiklerinin enjeksiyon kalıplamayla üretilen yapısal parçalarda da değerlendirilebileceğini ortaya koyuyor. Böylece geri dönüştürülmüş hammaddelerin yalnızca daha az zorlu uygulamalarla sınırlı kalması gerektiği yönündeki yaklaşım sorgulanıyor.
Takviyeli bir bileşende kimyasal geri dönüşümlü polimer matrisi kullanılması, iki tasarım hedefinin aynı anda ele alınmasına olanak sağlıyor: Malzemeden kaynaklanan çevresel etki azaltılırken, nihai ürünün doğru çalışması için gereken mekanik özellikler ve dayanıklılık korunuyor.
LATI Grup Teknik Destek ve Pazarlama Direktörü Luca Posca, kimyasal geri dönüşümün yapısal parçalarda kullanılacak mühendislik termoplastikleri için yeni olanaklar sunduğunu belirtti. Posca’ya göre bileşen üzerinde gerçekleştirilen doğrulama, bileşiğin küresel ısınma potansiyelinin önemli ölçüde azaltılabileceğini ve uygulamanın ihtiyaç duyduğu mekanik performans ile dayanıklılığın korunabileceğini gösterdi. Bu sonucun malzeme tasarımı, enjeksiyon kalıplama sürecinin değerlendirilmesi ve nihai ürün testlerinin birlikte yürütülmesiyle elde edildiğini söyledi.
Crossen Engineering İş Geliştirme Müdürü Peter Crossen ise LATI ile 15 yılı aşkın süredir malzeme tedariki alanında çalıştıklarını belirterek, projenin bu iş birliğinin önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti. Crossen, geri dönüştürülmüş mühendislik plastiklerinin fosil kaynaklı malzemelerle aynı zorlu standartları karşılayabildiğinin ve performanstan ödün verilmeden kullanılabileceğinin gösterildiğini kaydetti.
LATI, Crossen Engineering ve Bloc Blinds arasındaki çalışma, enjeksiyon kalıplama değer zincirinde ortak tasarım yaklaşımının önemini de vurguluyor. Malzeme seçimi, parça optimizasyonu, enjeksiyon kalıplama prosesi ve uygulama doğrulaması, özellikle çevresel hedeflerin ürün güvenilirliğiyle birlikte ele alındığı projelerde tek bir geliştirme sürecinin parçaları olarak değerlendiriliyor.
Bu uygulama, döngüsel ekonomi ilkelerinin teknik bileşenlerin enjeksiyon kalıplamasına nasıl aktarılabileceğine dair somut bir örnek sunuyor. Çalışma aynı zamanda karbon ayak izindeki azalmanın nicel veriler ve gerçek ürün üzerinde gerçekleştirilen testlerle desteklenebileceğini gösteriyor.




