NATO, Türkiye’nin Savunma Sanayii Rolünü Resmen Teyit Etti
NATO Genel Sekreteri Rutte, Türkiye’nin savunma sanayii stratejisindeki merkezi rolünü açıkladı. Ankara’da tarihi bir forum düzenlenecek.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türkiye’nin savunma sanayii stratejisinde kritik bir konumda yer alacağını açıkladı. 22 Nisan 2026 tarihinde Ankara’daki ASELSAN Teknoloji Üssü’nü ziyaret eden Rutte, bu ziyaretin ardından Brüksel’de gerçekleştirilen NATO Milli Silahlanma Direktörleri Konferansı’nda önemli bir duyuru yaptı.
Rutte, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi çerçevesinde gerçekleştirilecek olan NATO Savunma Sanayii Forumu’nun, ittifak tarihindeki en büyük sanayi etkinliği olacağını belirtti.
Ankara’daki temaslarının ardından Brüksel’de müttefik ülkelerin temsilcilerine hitap eden Rutte, Türkiye’nin savunma sanayii altyapısını övgüyle değerlendirdi. ASELSAN’daki üretim hatlarını ve genç mühendislerin projelerini yerinde incelediğini ifade eden Rutte, “Ankara’daki Savunma Sanayii Forumu’nun boyutunu ve etkinliğini artırma kararı aldık. Bu etkinlik, NATO tarihindeki en büyük sanayi buluşması olacak. Dün Ankara’da gezdiğim tesis muhteşemdi. Geçen yıl Lahey’deki forum oldukça başarılıydı, ancak Ankara’daki çok daha büyük olacak. Tüm müttefiklerden ve sanayiden yoğun katılım bekliyorum,” dedi.
Rutte’nin bu kritik açıklamaları yaptığı Brüksel konferansında, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün de yer aldı. Görgün, İtalya, Avrupa Savunma Ajansı ve NATO’dan üst düzey yetkililerle görüşmeler gerçekleştirdi. Görgün, “Dünya öngörülemezliğin temel norm haline geldiği bir dönemden geçerken, Ar-Ge gücümüz ve seri üretim kapasitemiz, ülkemizin savunma sanayi alanındaki stratejik etkinliğini artırmaktadır. Türkiye’nin uluslararası arenada ulaştığı bu konum, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda şekillenen milli savunma sanayii sistemimizin kolektif başarısının en somut göstergelerindendir,” şeklinde konuştu.
NATO Genel Sekreteri Rutte’nin bu açıklamaları, Türkiye’nin son dönemde savunma sanayii alanında küresel ölçekteki başarılı rolünü daha belirgin hale getiriyor. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından yürütülen aktif diplomasi, Türk şirketlerinin NATO ve Avrupa Birliği pazarındaki payını artırıyor. Prof. Dr. Haluk Görgün başkanlığındaki SSB’nin stratejik adımları, Türkiye’nin askeri ve ekonomik alanda yeni bir döneme girmesine katkı sağlıyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, savunma sanayi sektörünün Türkiye için bir “kurtuluş reçetesi” olduğunu vurgulamıştı. Yüksek kâr marjları ve ileri teknolojiye dayalı üretim modeli, Türkiye’nin teknolojik dönüşümünde lokomotif rol oynarken, küresel pazarda “oyun kurucu” bir konum elde edilmesine olanak tanıyor.
Ukrayna-Rusya Savaşı sonrası değişen küresel güvenlik dinamiklerinde, Türk savunma sanayi ürünlerinin “muharebe sahasında kanıtlanmış” olması, NATO içindeki ilgiyi artırıyor. Özellikle KIZILELMA gibi, kendi radarıyla tespit ettiği hava hedefini, kendi geliştirdiği hava-hava füzesiyle düşüren ilk insansız savaş uçağına sahip olan Türk sanayi, NATO içerisinde kritik bir güvenlik sağlayıcısı olarak kabul ediliyor. Bu bağlamda Ankara’daki tarihi forum, Türk savunma sanayii ekosisteminin NATO ülkelerinin en üst düzey karar vericileriyle buluşmasına zemin hazırlayacak.




