S&P Uyarıyor: Gelişen Piyasalarda Not İndirimi Tehlikesi
S&P Global, Orta Doğu’daki çatışmaların gelişen piyasalarda kredi notu indirimine yol açabileceğini belirtti.
S&P Global, Orta Doğu’daki çatışmaların, gelişen piyasalarda son yıllarda gözlemlenen kredi notu artışını tersine çevirebileceğini bildirdi. Enerji fiyatlarındaki ani artış, enflasyonu yükseltirken, finansman koşullarını da zorlaştırıyor. Bu durum, birçok ülke için yeni bir not indirimi dalgasının habercisi olabilir.
S&P Global Ratings Direktörü Ravi Bhatia, gelişen piyasalardaki kredi notu iyileşme sürecinin risk altında olduğunu vurguladı. Son üç yıl içerisinde, pandemi sonrası mali reformlar gerçekleştirilmiş, borç temerrütleri azalmış ve piyasalara erişim yeniden sağlanmıştı. Bu olumlu gelişmeler, 2024-2025 döneminde net not artışlarını beraberinde getirmişti. Ancak, mevcut durumda tablo tersine dönüyor.
İran’daki çatışmalar sonrası, Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar ve petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, özellikle enerji ithalatçısı ülkeleri olumsuz etkiliyor. Türkiye, Hindistan ve Kenya gibi ülkeler risk altında bulunurken, ihracatçı ülkeler de yüksek fiyatların büyümeyi baskılaması, enflasyonu artırması ve turizmi zayıflatması nedeniyle tehlike altında. S&P, uzayan İran savaşının not indirimlerini tetikleyebileceğini belirtiyor. Enflasyonun yeniden yükselmesi ve finansman koşullarının zorlaşması, Orta Doğu ve Afrika bölgesinde aşağı yönlü riskleri artırıyor.
Piyasalarda bu gelişmelere karşı bir tepki görülmeye başlandı. Savaş öncesinde gelişen piyasa dolar tahvilleri güçlü bir performans sergilerken, son dört haftada endeks, Eylül 2022’den bu yana en kötü aylık performansını kaydetti. Ortalama faiz oranları Mart ayında 66 baz puan artarken, risk primleri genişledi. Bu durum, piyasanın mevcut koşulları fiyatlamaya başladığını gösteriyor.
UBS ve Morgan Stanley, yatırımcılara riskten korunma stratejileri öneriyor. Gelişen piyasalar CDS endeksi olan CDX-EM gibi araçların kullanılması tavsiye ediliyor. Ayrıca, gelişen ülke para birimlerinde short pozisyonlar alınması gerektiği vurgulanıyor. Enerji şokunun devam etmesi durumunda kredi risklerinin daha da artabileceği ifade ediliyor.
CDS spreadleri son bir yılın zirvesine yaklaşırken, endeksin daha fazla “çöp” tahvil içerdiği belirtiliyor. Bu durum, risk seviyesinin yükseldiğini gösteriyor. Bölgesel ayrışma ise Latin Amerika’nın görece güçlü, Afrika ve bazı Asya ülkelerinin ise daha kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Ancak her yatırımcı aynı görüşte değil; bazı analistler mevcut satışların aşırı olduğunu savunuyor ve merkez bankalarının büyümeyi desteklemek amacıyla faiz indirimine gidebileceğini belirtiyor.
Mart ayı itibarıyla gelişen piyasalarda hisseler yaklaşık %10 değer kaybetti ve yerel tahvil faizleri son iki yılın zirvesine çıktı. Özellikle Polonya, Güney Afrika ve Tayland gibi ülkelerde faizler 50-100 baz puan arttı. Bazı para birimleri ise %5’ten fazla değer kaybetti. Savaş öncesinde gelişen piyasalara 58,9 milyar dolar giriş olmuşken, şimdi çıkışlar hız kazanıyor. Fed’in faiz artırma ihtimali %50’nin altına inmiş durumda ve petrol şokunun büyümeyi olumsuz etkilemesi durumunda Fed’in daha güvercin bir politika izlemesi bekleniyor.




