Küresel Piyasalarda Dolar Zayıflıyor, Altın Yükseliyor

Küresel piyasalarda risk iştahı artarken, dolar zayıfladı, altın fiyatları yükseldi ve ABD borsaları toparlanma gösterdi.

Küresel piyasalarda risk iştahının artmasıyla birlikte doların zayıflaması, hisse senetleri ve altın fiyatları üzerinde olumlu bir etki yarattı. Asya borsaları yükseliş trendini sürdürürken, yatırımcıların ABD varlıklarından kademeli olarak çıkış yaptığı gözlemlendi. ABD’de ise, Başkan Donald Trump’ın Avrupa’ya yönelik tarife tehditlerinden geri adım atması, borsa endekslerinin ikinci gün üst üste yükselmesine yol açtı. S&P 500 ve Nasdaq endeksleri güçlenirken, küçük ölçekli hisseleri takip eden Russell 2000 endeksi rekor seviyeye ulaştı.

Küresel hisse senetleri haftanın son işlem gününe yükselişle girerken, dolar endeksindeki zayıflama ve artan jeopolitik belirsizlikler yatırımcıları alternatif varlıklara yönlendirdi. Asya’da MSCI Asya Pasifik Endeksi %0,5 oranında yükselirken, endekste değer kazanan hisse sayısı, düşenlerin iki katını geçti. Japon hisseleri değer kazanırken, yen, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz kararı öncesinde sınırlı bir zayıflama gösterdi.

Döviz piyasalarında dolar, zayıf seyrini sürdürüyor. Çin Merkez Bankası’nın yuan için belirlediği günlük referans kuru, 2023 yılından bu yana ilk kez 7 yuan/dolar seviyesinin altına güçlü bir şekilde sabitlendi. ABD doları son bir ayın en sert günlük düşüşünü yaşarken, bu durum altın fiyatlarını destekledi. Ons altın fiyatı 4.960 doların üzerine çıkarken, gümüş de tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Piyasa hareketleri, yatırımcıların dolar ağırlığını azaltarak bölgesel hisse senetleri ve emtialara yöneldiğine işaret ediyor. Görece cazip değerlemeler ve daha güçlü büyüme beklentileri, özellikle Asya piyasalarını öne çıkarıyor. Bu eğilim, Fed’in bağımsızlığına dair tartışmalar ve ABD-Avrupa hattında yeniden gündeme gelen tarife risklerinin gölgesinde hız kazanıyor.

Piyasalarda, yatırımcıların ABD varlıklarından kademeli olarak uzaklaştığına dair işaretler artıyor. Gelişen ülke fonlarına rekor düzeyde para girişi yaşanırken, bu durum dolar üzerinde baskı yaratıyor. Perşembe günü gelişen ülke varlıkları genel olarak yükseldi; yatırımcılar ABD ile Avrupa arasındaki ticaret geriliminin yumuşayabileceğine dair sinyalleri olumlu karşıladı.

Yıl başından bu yana MSCI Asya Pasifik Endeksi %5,2 oranında yükselirken, S&P 500 Endeksi yalnızca %1 artış gösterdi. Buna karşın Asya hisseleri yaklaşık 15 ileriye dönük F/K oranıyla işlem görürken, ABD borsalarında bu oran 22 seviyesinde bulunuyor.

Küresel hisse senetlerinde hafta ortasında yaşanan sert düşüşün ardından gelen toparlanma, piyasaların jeopolitik söylemlere ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Başkan Trump’ın, Grönland’ı satın alma planlarına karşı çıkan Avrupa ülkelerine yönelik tarife tehditlerini geri çekmesi tansiyonu düşürdü.

Bu gelişmenin ardından ABD borsaları üst üste ikinci günü yükselişle kapattı. Dow Jones Endeksi 300 puanın üzerinde artışla yaklaşık %0,6, S&P 500 yaklaşık %0,6, Nasdaq Composite ise %0,9 yükseldi. Küçük ölçekli hisseleri izleyen Russell 2000 Endeksi rekor seviyeden kapanış yaptı.

ABD vadeli işlemlerinde ise sakin bir görünüm hâkim. S&P 500 vadeli kontratları yataya yakın seyrederken, Dow Jones vadeli kontratları sınırlı bir düşüş gösterdi. Nasdaq 100 vadeli kontratları ise yaklaşık %0,2 geriledi.

ABD tarafında yatırımcıların odağında yalnızca hisse senetleri değil, para politikası da yer alıyor. Trump’ın Fed Başkanı Jerome Powell’ın yerine geçecek ismi yakında açıklayacağını belirtmesi, Fed’in bağımsızlığına dair endişeleri artırdı. Analistler, bu belirsizliğin özellikle kısa vadeli ABD tahvil faizleri üzerinde baskı yaratabileceğini ifade ediyor.

Piyasalarda genel görüş, Beyaz Saray’ın daha güvercin bir Fed başkanı tercih edebileceği ve bunun tahvil eğrisinin kısa tarafını baskılayabileceği yönünde.

ABD şirketleri cephesinde ise karışık bir tablo öne çıkıyor. Intel, tedarik sorunlarının talebi karşılamayı zorlaştırması nedeniyle zayıf bir ilk çeyrek beklentisi açıkladı ve hisseleri seans sonrası işlemlerde sert düştü. Abbott Laboratories, fiyat hassasiyeti yüksek tüketiciler için yaptığı indirimlerin kârlılığı baskılayacağını duyururken, hisseleri geriledi. Buna karşın finans ve teknoloji tarafında birleşme ve satın alma haberleri gündemi hareketlendirdi.

Özetle, küresel piyasalarda doların zayıfladığı, altın ve gümüşün öne çıktığı, yatırımcıların ise ABD varlıklarına bağımlılığı azaltarak Asya ve gelişen piyasalara yöneldiği bir tablo oluşuyor. ABD borsaları Trump kaynaklı jeopolitik risklerin azalmasıyla kısa vadede rahatlamış olsa da, Fed’e ilişkin belirsizlikler ve ticaret politikaları, piyasalarda oynaklığın sürebileceğine işaret ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu