Bundesbank: Alman İhracatçıları Çin Rekabetinde Zorlanıyor
Bundesbank Başkanı Nagel, Alman ihracatçıların Çin karşısında kayıplarını ve ekonomik zorlukları değerlendirdi.
Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, Darmstadt’ta düzenlenen “79. Para Politikası Çalıştayı”nda yaptığı konuşmada, Alman ekonomisinin karşılaştığı yapısal sorunları ele aldı. Nagel, Alman ihracatçılarının küresel pazardaki kayıplarının başlıca nedeninin Çin’den gelen artan rekabet olduğunu vurguladı ve bu durumu “ciddi bir uyarı sinyali” olarak değerlendirdi.
Nagel, Çin’in rekabet gücündeki artışın özellikle elektrik, otomotiv ve makine mühendisliği sektörlerinde belirginleştiğini ifade etti. Bu alanların, Almanya’nın geleneksel olarak güçlü olduğu ve dünya çapında liderlik konumunu sürdürdüğü sektörler olduğunu belirten Nagel, son yıllarda bu avantajın Çin lehine kaymaya başladığını kaydetti.
Almanya’nın 2021-2025 yılları arasında Çin’e yaptığı ihracatın beşte bir oranında azaldığını belirten Nagel, otomobil ihracatındaki düşüşün “dramatik” olduğunu vurguladı. “Araç ihracatı 2021’den bu yana neredeyse yarı yarıya düştü. Çin’e yönelik toplam ihracat düşüşünün yüzde 60’ından fazlası bu sektörden kaynaklanıyor,” dedi.
Zayıf ihracat performansının daha derin yapısal sorunların bir yansıması olduğunu ifade eden Nagel, Alman ekonomisinin potansiyel büyüme oranının yıllık yüzde 0,4 seviyesine gerilediğini belirtti. “Alman ekonomisi artık eskisi gibi büyümüyor. Yüzde 0,4’lük oran bir uyarı sinyalidir,” diye ekledi.
İş Gücü Krizi
Nagel, Almanya’nın diğer sanayileşmiş ülkelere kıyasla daha hızlı yaşlandığını belirterek, derinleşen iş gücü krizine karşı hükümete kapsamlı çözüm önerileri sundu. Kadınların ve yarı zamanlı çalışanların iş gücüne daha fazla katılımını sağlamak amacıyla vergi ve sosyal güvenlik sistemindeki mali engellerin kaldırılması gerektiğini ifade eden Nagel, ek çalışma saatlerini cazip hale getirecek düzenlemeler talep etti.
Emeklilik sisteminin sürdürülebilirliği için emeklilik yaşının ortalama yaşam süresiyle ilişkilendirilmesi gerektiğini belirten Nagel, ayrıca 45 yıl prim ödeyen çalışanlara tanınan kesintisiz erken emeklilik hakkının kaldırılmasını önerdi. Bu tür teşviklerin nitelikli iş gücünün sistemden erken ayrılmasına yol açtığını savundu.
Nagel, “Nitelikli İş Gücü Göçü Yasası”nın sunduğu fırsatların kararlılıkla değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Almanya’nın iş gücü piyasası odaklı daha fazla göçe ihtiyacı var,” ifadesini kullandı. Bu önlemlerin hayata geçirilmemesi durumunda iş gücü kıtlığının üretim kapasitesini kalıcı olarak düşüreceği ve emeklilik sisteminin finansmanını tehdit edeceği konusunda hükümeti uyardı.




