Konut Talebi Faiz İndirimleriyle Canlanmayı Bekliyor

Konut talebi, faiz indirimleriyle harekete geçmeyi bekliyor. Sektör temsilcileri, konut kredisi faiz oranlarının düşmesini umut ediyor.

Hamide HANGÜL

Türkiye’de her yıl üniversite öğrencilerinin eğitim için şehir değiştirmesi, iş hayatına katılan yeni iş gücü, evlenmeler, boşanmalar ve atamalar gibi etkenler, ortalama 700 bin yeni konut ihtiyacı doğuruyor. Bu ihtiyacın karşılanmasında konut arzı, erişilebilir fiyatlar ve finansman oldukça kritik bir rol oynuyor. Faiz indirimleri, finansman maliyetlerinin azalmasında önemli bir etken. Ancak enflasyon bu süreci zorlaştırıyor. Enflasyonla mücadele kapsamında 2024 yılı Mart ayında yüzde 50’ye çıkan faiz oranı, takip eden toplantılarda kademeli olarak gerileyerek bu yıl ocakta yüzde 37’ye kadar düştü.

Mart ayında ise faiz oranları sabit tutuldu. Merkez Bankası’nın bu adımları, konut kredisi faiz oranlarını yıllık ağırlıklı ortalama yüzde 45,1 seviyesinden 20 Mart haftasında yüzde 34,76’ya indirdi. Gayrimenkul geliştirme sektör temsilcisi Ömer Emre Kubba, “Faiz indiriminin devam etmesi, sektöre olumlu yansıyacak. Öncelikle konut alma ihtiyacını erteleyen kesim harekete geçecektir” dedi.

Kubba, konut talebini canlandıracak faiz oranlarının ne seviyede olması gerektiği sorusuna ise, “Türkiye’de konut sektöründe yüzde 25 altı her zaman çalışır” yanıtını verdi. Faiz indirim sürecinin konut satışları üzerindeki etkisine de değinen Kubba, “En pikte talep daralmıştı. O günden bugüne talep iki kat arttı. Yani 2024’ten bu yana, faizin en yüksek seviyesinden bugüne kadar olan süreçte talep iki katına çıktı. İnsanlar mevduatlarından kazandıklarıyla yatırım yapıyor. Mevduat faizleri düştükçe konut talebi artacaktır” şeklinde konuştu.

İnşaat maliyetleri hakkında bilgi veren Kubba, bu maliyetlerin lokasyona ve inşaat kalitesine göre değişiklik gösterdiğini belirtti. “Lüks segmentte inşaat maliyeti 1.250 ile 1.500 dolar arasında değişiyor. Orta segmentte ise bölgesine göre 700-800 dolar civarında” dedi. Kubba, firma olarak lüks konut ürettiklerini vurguladı. Fiyat baskısı ve inşaat maliyetlerini fiyata yansıtma durumuna yönelik bir başka soruya ise, “Belli yerlerde maliyetler fiyata yansıyabilir, ancak lüks konutta bu durum söz konusu değil. Lüks konut projelerinde tüm maliyetler fiyata yansıyor. 2025 yılında ortalama yüzde 35-40 oranında inşaat maliyetlerinin artacağını öngörüyoruz” ifadelerini kullandı.

Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik, ekonomi yönetiminin dezenflasyon sürecindeki kararlılığını takip ettiklerini belirtti. Piyasa beklentileri ve veriler ışığında, yılın geri kalanında toplamda 250 ile 500 baz puan arasında kademeli bir indirim yapılabileceği öngörülüyor. Şişik, “Ancak ülkemiz dışındaki beklenmedik durumlar bu süreci yavaşlatıyor. Önemli olan sadece politika faizi değil, bu indirimin konut kredisi faiz oranlarına ne kadar yansıyacağıdır. Geçmişe döndüğümüzde konut kredisi faizinin yüzde 1’in altına inmesi çok zor, ancak en azından yüzde 2’nin altına inmesi bile inşaat sektöründe gerçek bir vites yükseltmesi sağlayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Genel Başkanı Hakan Akdoğan, aylık yüzde 3,5-4 civarında seyreden konut kredisi faiz oranlarının son dönemde yüzde 2,5’in altına düştüğünü belirterek, bunun satışlara olumlu yansıdığını söyledi. Kiraların hızlı artışı nedeniyle vatandaşların “kira ödeyeceğime taksit öderim” mantığıyla hareket ettiğini dile getiren Akdoğan, “Özellikle yüksek kirada oturan vatandaşlarımız belirli bir peşinatla alım yapmak ve kira yerine kendi evinin taksitini ödemek istiyor. BDDK düzenlemesi sonrası bankaların vatandaşın kredi taleplerine olumlu dönüşlerinde artış var. Bankalar artık konut kredisi kullandırmakta daha istekli. Önceden daha temkinli bir tutumları vardı. Bu durum ipotekli satışların payını artırdı. Ancak hala gidilecek çok yol var. Faiz oranları yüzde 1 civarına gerilediğinde ipotekli satışların payı yüzde 35-40 civarına yükselecektir” ifadelerini kullandı.

Kiralık sosyal konut hamlesinin önemli bir çözüm olduğunu vurgulayan Hakan Şişik, “Özellikle büyükşehirlerdeki kira artış baskısını kırmanın yolu, arzı artırmaktan geçiyor. Bu projeler hayata geçtiğinde, dar gelirli vatandaşlarımız için alternatif bir kapı açılacak ve bu da piyasadaki genel kira rayiçlerinin dengelenmesine yardımcı olacaktır. Aynı zamanda konut kredilerinin de aşağıya çekilmesi, konut satışları açısından önem taşıyor. Burada konut arzının önünü açıp maliyetleri düşürmemiz gerekiyor. Konut fiyatları arttıkça insanlar konut alımından uzaklaşıp kiracı konumuna geçiyor, kiralık arzı da azaldıkça ve talep arttıkça kiralık fiyatları yükseliyor” dedi.

500 bin sosyal konut projesinin kiralara etkisine de değinen Kubba, “Kesinlikle çok önemli bir çözüm. Çok doğru bir proje. Hükümet burada 500 bin sosyal konut arzı gerçekleştirecek ve inşaatına başlanmış olan bir kısmı mevcut. İnşaatlar devam ediyor. Bu durum kiralardaki artış oranlarını kesecektir. Biz bunu çok önemli buluyoruz. Kiralar eskisi kadar artmaz çünkü piyasaya yeniden 500 bin konut girecek, düşük maliyetle” dedi.

Faiz düştükçe fiyatlarda artış beklentisi olup olmadığına dair bir soruya Kubba, artış beklentilerinin faiz düşüşünden değil, inşaat maliyeti enflasyonundan kaynaklandığını belirterek, “Evet fiyatlarda artış beklentimiz var, ancak bu faizin düşüşü ile değil, enflasyonla ilgili bir durum. Enflasyondan dolayı inşaat maliyetleri artıyor. Bu da fiyatlara, faiz düşse de düşmese de yansıyor” yanıtını verdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu