Türkiye ve Mısır: Tekstil Sektörlerinin Karşılaştırmalı Analizi
Türkiye ve Mısır’ın tekstil ve hazır giyim sektörleri arasındaki karşılaştırmalı analiz, ekonomik dinamikleri ve rekabet avantajlarını ortaya koyuyor.
Türkiye ve Mısır, tekstil ve hazır giyim sanayisi açısından önemli bir konumda bulunmaktadır. Türkiye, entegre üretim zinciri ve Avrupa Birliği pazarına yakınlığı sayesinde sektördeki liderliğini sürdürürken, Mısır ise düşük maliyetler ve devlet teşvikleri ile dikkat çekmektedir. Bu iki ülke arasındaki ticari ilişkiler, karşılıklı bağımlılık ilişkisi oluşturmuş durumdadır.
2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin hazır giyim ihracatı yaklaşık 16,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiş, toplam sektör ihracatı ise 25,5 ila 28 milyar dolar arasında seyretmiştir. Ancak, 2026 yılının başında yapılan veriler, sektördeki daralmayı göstermektedir. Ocak ve Şubat aylarında toplam hazır giyim ihracatı 2,667 milyar dolar olarak kaydedilmiş ve bir önceki yıla göre %3,5’lik bir düşüş yaşanmıştır. Türkiye’nin başlıca ihracat pazarları arasında Almanya, Hollanda ve İspanya yer almaktadır.
İstihdam açısından da olumsuz bir tablo söz konusudur. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre, 2025 yılı itibarıyla tekstil ve hazır giyim sektöründeki istihdam 845.904 kişiye düşerken, 2022 yılındaki zirve dönemine göre yaklaşık 377 bin kişilik bir kayıp yaşanmıştır. Son bir yıl içinde 113 bin kişi işsiz kalmış ve 5 bin civarında firma kapanmıştır.
Maliyet yapısı, Türkiye’nin rekabet gücünü olumsuz yönde etkilemektedir. Şubat 2026 itibarıyla yıllık enflasyon %31,53 seviyesine ulaşmış, işgücü maliyetleri ise 1.000 ila 1.300 ABD doları arasında değişmektedir. Bu durum, firmaların zararına ihracat yapmalarına veya faaliyetlerini sonlandırmalarına yol açmaktadır.
Mısır ise 2025 yılında hazır giyim ihracatını 2,8 milyar dolara taşımış ve toplam sektör ihracatı yaklaşık 4 milyar dolara ulaşmıştır. Mısır’ın sektördeki büyüme hedefi, 2026 yılı için 4,4 milyar dolar olarak belirlenmiştir. Mısır’ın rekabet avantajları arasında düşük işgücü maliyetleri, vergi muafiyetleri ve enerji sübvansiyonları yer almaktadır.
Türk sanayicilerin Mısır’a yönelmesi, ekonomik zorunluluklar ve karşılıklı etkilerle şekillenmiştir. 2025-2026 döneminde birçok Türk firması Mısır’a yatırım yaparak üretim kapasitelerini artırmıştır. Bu durum, Türkiye’den Mısır’a yapılan dokuma kumaş ve iplik ihracatını da artırmış, 2025 yılında bu rakam 567 milyon dolara ulaşmıştır.
Uluslararası ekonomi teorileri açısından değerlendirildiğinde, Mısır emek-yoğun üretimde, Türkiye ise sermaye ve teknoloji yoğun alanlarda uzmanlaşma fırsatları sunmaktadır. Bu farklılaşma, karşılıklı kazanç sağlayan bir ticaret yapısını ortaya çıkarmaktadır.
Sonuç olarak, Türkiye’nin sektördeki stratejik üstünlüğü korunmakla birlikte, maliyet yapısının sürdürülebilirliği sorgulanmaktadır. Mısır ise düşük maliyetler ve teşviklerle yükselen bir üretim merkezi haline gelmiştir. İki ülke arasında stratejik ortaklıklar geliştirilmesi, her iki taraf için de faydalı olabilir. 2026 yılı, bu iki ekonomi için kritik bir dönüm noktası olacaktır.




