Kanada’dan Türkiye’ye İlk Resmi Kültür Varlığı İadesi Gerçekleşti
Kanada’dan Türkiye’ye ilk resmi kültür varlığı iadesi gerçekleşti. 7 el yazması, 2 nadir matbu eser ve 2 modern hat çalışması geri alındı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kanada’dan Türkiye’ye yapılan ilk resmi kültür varlığı iadesini sosyal medya hesabından duyurdu. Kanada Federal Mahkemesi’nin kararıyla, 7 el yazması sayfa, 2 nadir matbu eser sayfası ve 2 modern hat çalışması Türkiye’ye geri döndü. Bu süreç, uluslararası hukuk açısından emsal niteliği taşıyan tarihi bir gelişme olarak kaydedildi.
Bu önemli iade, kültürel varlıkların korunmasına yönelik yürütülen çalışmaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Eserlerin teslim süreci, Kanada’nın başkenti Ottawa’da gerçekleştirilen bir törenle tamamlandı. Bakan Ersoy, bu gelişmeyi sosyal medya üzerinden duyurarak, mirasımıza sahip çıktıklarını ve tarihi eserleri anavatanlarına kavuşturduklarını belirtti.
Ersoy, paylaşımında, “Yeni bir iadeyi daha sonuçlandırdık. Kanada’dan Türkiye’ye ilk resmi iadeyi dün akşam gerçekleştirdik. 17.-19. yüzyıllar arasında tarihlenen eserlerimizi teslim aldık. Bu süreçte büyük bir titizlikle çalışarak bilimsel ve hukuki mücadelemizi sonuçlandırdık. Eserler artık anavatanlarına dönecek,” ifadelerini kullandı.
Eserlerin resmi teslim töreni, 30 Mart’ta Ottawa’daki Kanada Koruma Enstitüsü’nde gerçekleştirildi. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, Kanada’dan gelen yetkililerden eserleri teslim aldı. Bu iade süreci, 1970 UNESCO Sözleşmesi çerçevesinde uluslararası iş birliğinin bir örneği olarak değerlendiriliyor ve kültürel mirasın korunmasına yönelik küresel dayanışmanın bir göstergesi olarak kaydedildi.
Kanada Federal Mahkemesi, 11 Eylül 2025 tarihli kararıyla, iade edilen eserlerin Türkiye’ye ait kültür varlıkları olduğuna hükmetti. İade edilen eserler arasında, farklı yazma eser ciltlerinden kopartılmış 7 el yazması sayfa, 2 nadir matbu eser sayfası ve 2 modern hat çalışması bulunuyor. Bu eserler, Arapça ve Osmanlı Türkçesi metinler içermekte ve fıkıh, tasavvuf, tarih ve edebiyat alanlarına ışık tutmaktadır.
Ocak 2024’te İstanbul’dan Vancouver’a götürülmek istenen eserler, Kanada Sınır Hizmetleri Ajansı tarafından durdurulmuştu. Sürecin ardından Türkiye ile resmi temas kurularak hukuki bir süreç başlatıldı. Türkiye’nin sunduğu bilimsel raporlar doğrultusunda, Kanada Federal Mahkemesi bu eserlerin Türkiye’ye ait olduğuna karar vererek iade sürecini başlattı. Bu gelişme, yalnızca eserlerin geri dönüşü değil, aynı zamanda kültürel mirasın korunmasına yönelik uluslararası iş birliğinin geldiği noktayı da gözler önüne sermektedir.




