Makine İhracatı 2023’te 16,5 Milyar Doları Aştı

Makine ihracatı, 2023 yılının ilk yedi ayında 16,5 milyar dolara ulaştı. Suriye pazarındaki artış dikkat çekiyor.

EKONOMİ/ANKARA

2023 yılının ocak-temmuz döneminde Türkiye’nin makine ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre %1,7 artış göstererek 16,5 milyar dolara ulaştı. İhracat miktarında bir düşüş yaşanmasına rağmen, birim fiyatlardaki %9’luk artış, toplam gelirdeki yükselişi sağladı. Özellikle yeni gelişen Suriye pazarında Türk makine sanayicileri, Avrupalı ve Çinli rakiplerini geride bırakarak pazar liderliğini elde etti.

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, serbest bölgeler dahil toplam ihracatın %1,7 artışla 16,5 milyar dolara ulaştığını belirtti. Yılmaz, miktar bazındaki düşüşe rağmen birim fiyatlardaki artışın ihracatın yükselmesine katkı sağladığını ifade etti. Almanya, 2 milyar dolarla en fazla ihracat yapılan ülke olurken, ABD’ye yapılan ihracat da %28,9 artışla 1,4 milyar dolara yükseldi.

Ocak-temmuz döneminde Suriye’ye yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre %51,4 artarak 95 milyon dolara ulaştı. Türk makine üreticilerinin Suriye pazarında kalmaya devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, bu sektördeki liderliğin Çin’den alındığını kaydetti. Suriye pazarında, iç savaş öncesinde yıllık ortalama 1,5 milyar dolarlık makine ithalatı yapılıyordu. Ancak 10 yılı aşkın süredir süren çatışmalar, bu potansiyelin israfına yol açtı. Yılmaz, 2025 yılında Suriye’nin yeniden toparlanma sürecine girmesiyle birlikte, makine ithalatının önceki yılın iki katına çıkarak 378 milyon dolara ulaşmasının, sektördeki teknolojik yenilenme ve altyapı ihtiyacının arttığını gösterdiğini belirtti.

Türk makine üreticileri, 2010 yılında Suriye pazarında 5. sırada yer alırken, 2025’te 148 milyon dolarlık ihracatla Çin’i geride bırakmayı hedefliyor. Ancak pazarda metal, plastik, gıda ve tekstil makineleri gibi ana sanayi kollarında ihtiyaç artarken, Çinli ve Avrupalı üreticilerin rekabeti de giderek şiddetleniyor. Yılmaz, Türk makine sektörünün zorlu koşullarda bile pazar liderliğini koruyabilmesi için yeni düzenlemelere ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

“Eximbank Suriye’yi Riskli Ülke Kategorisinden Çıkarmalı”

Hükümetlerin ticaret koridorlarını canlandırma çabalarının, 10 milyar dolarlık ticaret hedefi için önemli bir zemin sağladığını belirten Yılmaz, Suriye pazarındaki güçlü konumlarını koruyabilmek için rakiplerin devlet destekli finansman hamlelerine karşı direnç göstermeleri gerektiğini vurguladı. Eximbank’ın Suriye’yi en yüksek riskli grup olan 7’nci kategoride değerlendirmesi, Türk ihracatçıları için önemli bir finansal ve bürokratik engel oluşturuyor. Bu durum, alıcı kredisi mekanizmasının kapalı olmasının yanı sıra, özellikle Avrupalı rakiplere ciddi bir finansman avantajı sağlıyor.

Yılmaz, yeniden imar bütçelerinin devreye girdiği yeni dönemde bu tür kısıtlayıcı uygulamaların hareket alanlarını daralttığını belirtti. Suriye’nin Eximbank nezdinde riskli ülkeler kapsamından çıkarılmasının zamanının geldiğini düşündüklerini ifade eden Yılmaz, ihracat kredi sigortası süreçlerinde esneklik sağlanması ve pazara özel Eximbank destek mekanizmalarının bir an önce oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Suriye’nin ton başına gümrük vergilerini 10 katına çıkarması ve Türk ürünlerine Uzak Asya ürünleriyle aynı tarifeyi uygulamasının bazı alt sektörleri etkilediğini belirten Yılmaz, doğrudan bankacılık kanallarının çalışmaması nedeniyle döviz büroları üzerinden yapılan transferlerin, ihracatçıların döviz dönüşüm desteklerinden mahrum kalmasına yol açtığını ifade etti. Bu sorunların çözümsüz olmadığını ve ilgili bakanlıkların çözüm için çaba gösterdiğini bildiklerini kaydetti. Yılmaz, ayrıca Ağustos sonunda düzenlenecek 63’üncü Şam Uluslararası Fuarı’na titizlikle hazırlandıklarını ve burada Suriyeli firmalarla birebir görüşmeler yapacaklarını sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu