Türkiye Tekstil Sektöründe İflaslar ve Konkordato Krizi

Türkiye tekstil sektörü, artan maliyetler ve daralan talep nedeniyle iflaslar ve konkordato süreçleriyle sarsılıyor.

Türkiye’nin önemli ekonomik sektörlerinden biri olan tekstil, artan maliyetler ve dünya genelindeki talep daralması nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyor. Birçok büyük firma, nakit akışını yönetemediği için üretimlerini durdurma veya mahkemeden koruma talep etme yoluna gidiyor. Son günlerde yaşanan gelişmeler, sektörün ne denli büyük bir kriz içinde olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Türkiye’nin köklü şirketlerinden biri olan Eren Grubu, tekstil alanındaki amiral gemisi Çorlu tesislerini kapatma kararı aldı. Bu tesis, Lacoste, Burberry, Gant ve Nautica gibi dünya çapında tanınan markalara üretim yapıyordu. Eren Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren, bu kararın kendisi için zor olduğunu belirterek, “Çorlu fabrikamızı kapatmak zorunda kaldık. Kapatmamak için 3-4 ay bekledik. Çok ağrıma gidiyor çünkü işçinizin işine son veriyorsunuz. Sektördeki erimeyi durdurmak mümkün değil; tekstil ölüyor,” dedi. Tesisin kapanmasıyla birlikte 2 binden fazla çalışan işsiz kaldı ve bu durum, krizin yalnızca küçük ölçekli firmaları değil, büyük holdingleri de etkilediğini gösteriyor.

Tekstil sektöründeki sıkıntılar sadece üretim durdurmalarla sınırlı kalmıyor. Sancaktepe’de 2003 yılından bu yana faaliyet gösteren Çözüm Grup Tekstil, mali zorluklar nedeniyle konkordato sürecine girdi. Şirket, askeri tekstil ve iş kıyafetleri gibi stratejik alanlarda üretim yapmasına rağmen, finansal sıkıntıları aşamadı. Bir diğer dikkat çekici gelişme ise 1984 yılından bu yana sektörde yer alan Tübaş Tekstil’in mali dengesinin bozulması oldu. Mahkeme, şirket için üç aylık geçici mühlet vererek konkordato komiseri atadı ve kritik duruşmanın 3 Haziran 2026’da yapılması bekleniyor.

Gıda sektöründe de benzer bir kriz yaşanıyor. Karaman’da 40 yıl önce kurulan Modern Çikolata, konkordato sürecini başarıyla tamamlayamayarak iflas etti. Yıllık 140 bin ton üretim kapasitesine sahip olan şirket, bölge ekonomisinde büyük bir şok etkisi yarattı.

Uzmanlar, Türkiye’deki şirketlerin artan konkordato başvurularını, risk yönetimi eksikliğine bağlıyor. 2023 yılında 1.516 olan konkordato dosyası sayısının, 2025 yılı sonunda 6.361’e yükselebileceği öngörülüyor. Bu durum, şirketlerin ciro odaklı büyüme stratejileri ve nakit akışı yönetimindeki eksikliklerin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Piyasadaki finansman kanallarının daralması ve maliyetlerin artması, Türkiye’nin büyük tesislerini iflas riskiyle karşı karşıya bırakmaya devam ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu