Kalkınma İçin Yerli Üretim ve Ahlaki Değerler Önemli

Prof. Dr. Murat Yülek, kalkınmanın sadece teknolojiyle değil, ahlaki değerlerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

İZMİR / EKONOMİ

OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek, İzmir Ekonomi Kulübü’nde gerçekleştirdiği konuşmada Türkiye’nin kalkınma ve sanayileşme sürecine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Yülek, Devlet Planlama Teşkilatı’nın yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek, yerli üretime dayalı ve insanı merkeze alan bir sanayileşme modelinin Türkiye için elzem olduğunu ifade etti.

İzmir Ekonomi Kulübü’nün iş dünyası, üniversiteler ve kamu temsilcilerini bir araya getirerek ortak akıl oluşturmayı amaçlayan bir platform olduğunu dile getiren Yülek, bu tür sivil girişimlerin ekonomik düşünceyi canlı tutma ve farklı kesimleri bir araya getirme açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Açılış konuşmasında Dr. Sıddık Topaloğlu’nun da belirttiği gibi, ülkesini seven herkesin sorumluluk alması gerektiğini söyleyen Yülek, bu yaklaşımın kalkınma için gerekli zihinsel iklimi oluşturduğunu kaydetti.

Türkiye’nin sanayileşme politikasının 200 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatan Yülek, Tanzimat döneminden bu yana kalkınma politikalarının dalgalı bir seyir izlediğini belirtti. Bazı dönemlerde başarılı adımlar atıldığını ancak bu adımların süreklilik kazanamadığını ifade eden Yülek, kalkınma planlarının genellikle iyi hazırlandığını ancak uygulamada sıkıntılar yaşandığını aktardı.

Kalkınma planlarının uygulanmasında en büyük engelin bürokratik yapı olduğunu vurgulayan Yülek, devlet iradesinin çoğu zaman alt kademelerdeki bürokrasi tarafından hayata geçirilemediğini belirtti. Bu durumun temel sebebinin, hazırlanan planlar ile uygulayıcıların aynı hassasiyet ve algı seviyesine sahip olmaması olduğunu ifade eden Yülek, farkındalık arttıkça planların hayata geçmesinin kolaylaşacağını dile getirdi.

Yülek, Türkiye’nin kalkınma sürecinde insanı ve ahlaki değerleri merkeze alan bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini savundu. Avrupa’nın sömürgecilik ve Çin’in kendi insanını sömürerek sanayileştiğini belirten Yülek, Türkiye’nin bu yolda ilerlememesi gerektiğini vurgulayarak, Devlet Planlama Teşkilatı’nın yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.

Yerli üretimin kamu politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Yülek, kamu ihalelerinde yerli üretimin öncelikli olması gerektiğini belirtti. İthalatın yalnızca döviz kaybı değil, aynı zamanda üretim kapasitesinin zayıflaması anlamına geldiğini söyleyen Yülek, yerli üretimin kalkınmanın ve istihdamın temel taşı olduğunu vurguladı.

Avrupa ve Çin’in sanayileşme süreçlerine değinen Yülek, Türkiye’nin insanı, ahlakı ve doğayı önceleyen bir kalkınma modeli benimsemesi gerektiğini ifade etti. Serbest piyasa ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyi de değerlendiren Yülek, başarılı kalkınma hikayelerinin serbest piyasa dogmalarına sıkı sıkıya bağlı kalmanın yeterli olmadığını gösterdiğini belirtti.

Son olarak, Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna dair vizyonunu paylaşan Yülek, iyi kurumlara sahip olmanın yanı sıra, bu kurumları ehliyetli ve liyakatli kişilerle işletmenin önemine dikkat çekti. Yüksek teknolojili ve rekabetçi bir sanayileşme politikasıyla Türkiye’nin potansiyelinin açığa çıkarılabileceğini ifade eden Yülek, İzmir Ekonomi Kulübü gibi platformların bu vizyonun tartışılması ve ortak akıl üretilmesi açısından önemli bir zemin sunduğunu belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu