Küresel Risklere Rağmen İnşaat Sektörü Yüzde 10,8 Büyüdü

Küresel belirsizliklere rağmen inşaat sektörü 2025’te yüzde 10,8 büyüme gösterdi. Sektör, devam eden projelerle güçlü kalmaya devam ediyor.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, 2025 yılına ait büyüme verilerini değerlendirerek inşaat sektörünün performansını açıkladı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ekim-Aralık 2025 dönemine ilişkin büyüme verilerinin ardından, sektörün gösterdiği performans netleşti. Eren, “2025 yılında küresel belirsizlikler ve jeopolitik risklerin ekonomiye etkilerine rağmen, inşaat sektörümüz yüzde 10,8 oranında büyüme kaydetmiştir. Dördüncü çeyrekte mevsimsel ve finansal koşullar nedeniyle çeyreksel bazda bir miktar ivme kaybı yaşansa da yıllık performansımız güçlü kalmaya devam etmiştir. Bu durum, sektördeki yatırımların ve devam eden projelerin ekonomik büyümeye katkısını bir kez daha gözler önüne sermektedir,” dedi.

Eren, inşaat sektörünün büyüme performansının, deprem bölgelerindeki yeniden inşa faaliyetleri, kentsel dönüşüm projeleri ve devam eden yatırımlarla desteklendiğini vurguladı. Öncelikli altyapı projeleri ve kentsel dönüşüm çalışmaları, ekonomik dalgalanmalara rağmen stratejik önem taşıyan yatırımlar olarak devam etmekte ve sektöre sürekli iş hacmi yaratmaktadır. Afet riski taşıyan bölgelerde gerçekleştirilen hızlı ve güvenli konut üretimi, toplumsal ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra ekonomiye de önemli katkılar sağlamaktadır.

İnşaat maliyetlerindeki artış hızının yavaşlaması, mevcut faiz indirim beklentileri ve kredi koşullarındaki iyileşmeler, konut talebinin önümüzdeki dönemde artmasına ve sektörün büyümesine katkı sağlayabilir. İnşaat sektörü, demir çelikten çimentoya, makine ekipmandan lojistiğe kadar 200’ün üzerinde alt sektöre doğrudan etki ederek ekonomide çarpan etkisi yaratmaktadır. 2025 yılı verileri, sektörün en zorlu koşullar altında bile güçlü ve esnek yapısını koruduğunu gösterirken, Türkiye ekonomisindeki stratejik rolünü bir kez daha ortaya koymuştur.

Bununla birlikte, çevredeki olumsuz siyasi gelişmelerin ekonomiye ve maliyetlere olası etkileri, sektördeki üretimin ağırlıklı olarak kamu projelerine dayanması ve özel sektör yatırımlarının aynı hızda artmaması, 2026 yılında büyüme ivmesinin sürdürülmesi açısından önemli engeller arasında yer almaktadır. Sürdürülebilir büyüme için finansman erişimi, maliyet dengesi ve yatırım ortamının güçlendirilmesi kritik bir öneme sahiptir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu