IMF, ABD Kamu Borcundaki Artışı ve İstikrar Riskini Vurguladı

IMF, ABD’nin kamu borcundaki artışın büyüyen bir istikrar riski oluşturduğunu belirtti.

Uluslararası Para Fonu (IMF), ABD ekonomisinin bu yıl hızla büyümesinin beklendiğini, ancak kamu borcundaki artışın hem ABD hem de küresel ekonomi için “büyüyen bir istikrar riski” oluşturduğunu ifade etti.

IMF, 4. Madde konsültasyonu çerçevesinde gerçekleştirdiği ziyaretin ardından ABD ekonomisine dair ön bulgularını paylaştı. Yapılan açıklamada, ABD’li politika yapıcıların Amerikalı işçilerin yaşam standartlarını yükseltmeyi ve ekonomik öz yeterliliği artırmayı hedefleyen kapsayıcı bir yeniden yönelim sürecine girdikleri belirtildi.

Bu yaklaşımın, yerli imalat kapasitesinin artırılması, ticaret açığının azaltılması, enerji üretiminin artırılması ve federal hükümetin ekonomideki rolünün azaltılması gibi alanlarda kendini gösterdiği aktarıldı.

2025’te ABD Ekonomisi Güçlü Performans Gösterdi

Açıklamada, ABD ekonomisinin 2025 yılında iyi bir performans sergilediği, geçen yılın son çeyreğinde yaşanan hükümet kapanmasının ekonomik faaliyetleri olumsuz etkilediği ancak güçlü verimlilik artışının büyümeyi desteklediği kaydedildi.

Kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonunun yıl boyunca yatay seyrettiği, tarifelerin mal enflasyonunu artırdığı ve hizmet enflasyonunun ise gerilemeye devam ettiği belirtildi. İstihdam artışının belirgin şekilde yavaşladığı, buna rağmen işgücü piyasasının tam istihdama yakın kalmaya devam ettiği ifade edildi.

Ayrıca, finansal koşulların yılın büyük bölümünde gevşek kaldığı, hisse senedi piyasalarının tarihi zirvelere ulaştığı ve federal mali açığın 2024 mali yılındaki yüzde 6,3 seviyesinden 2025 mali yılında GSYH’nin yüzde 5,9’una gerilediği aktarıldı.

Büyüme Hızlanıyor

IMF, ekonomik büyümenin 2026 yılında hızlanmasının beklendiğini, 2025 yılında yüzde 2,2 büyüyen ABD ekonomisinin bu yıl yüzde 2,4 büyümesinin öngörüldüğünü belirtti. Ayrıca, tarifelerden kaynaklanan enflasyonist etkinin gelecek aylarda azalmasının beklendiği, kısa vadeli büyüme ve enflasyon görünümüne yönelik risklerin dengeli olduğu ifade edildi.

İstihdam artışının pandemiden önceki beş yıla kıyasla yarıdan daha düşük bir hızda gerçekleşeceği öngörülürken, nüfus artışındaki yavaşlama nedeniyle işsizlik oranının 2026-2027 döneminde yüzde 4 civarında kalması bekleniyor. Cari açığın ise orta vadede GSYH’nin yaklaşık yüzde 3,5’ine gerilemesi, fakat pandemi öncesi seviyelerin üzerinde kalması öngörülüyor.

2025’te bir miktar gerileyen bütçe açığının gelecek yıllarda yeniden GSYH’nin yüzde 6’sını aşması ve federal borcun GSYH’ye oranının orta vadede istikrarlı bir şekilde artması bekleniyor.

Mali Konsolidasyon Planı Gerekiyor

Genel bütçe açığının GSYH’nin yüzde 7-8’i aralığında kalması bekleniyor. Bu durum, kamu borcunun 2031 yılına kadar GSYH’nin yüzde 140’ına ulaşmasına yol açabilir. Kamu borcunun GSYH’ye oranındaki yukarı yönlü eğilim ve kısa vadeli borcun GSYH’ye oranının artışının, ABD ve küresel ekonomi için “büyüyen bir istikrar riski” oluşturduğuna dikkat çekildi. Bu nedenle, borcun GSYH’ye oranını aşağı yönlü bir seyre oturtmak için net ve önden yüklemeli bir mali konsolidasyon planına ihtiyaç olduğu vurgulandı.

Para politikası açısından, istihdam artışındaki yavaşlama ve tarifelerin ikinci tur etkilerine dair sınırlı işaretler nedeniyle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 2025 yılı boyunca para politikası kısıtlamalarını kaldırmasının uygun olacağı ifade edildi. Fed’in maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerine ilişkin risklerin dengeli olduğu ve gelecek yıl politika faizinde sınırlı bir indirim alanı bulunduğu değerlendirildi.

Açıklamaya göre, federal fon oranının 2026 sonuna kadar yüzde 3,25-3,5 aralığına indirileceği ve bunun da ekonominin 2027 başında maksimum istihdam ve yüzde 2 oranında enflasyona dönmesini sağlayacağı kaydedildi.

Kamu Borcundaki Artış Endişe Verici

IMF Başkanı Kristalina Georgieva, düzenlenen basın toplantısında, “Canlı ABD ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl güçlü bir şekilde büyümeye devam etmesini bekliyoruz.” dedi. Kısa vadeli ekonomik faaliyet, işsizlik ve enflasyona yönelik riskleri genel olarak dengeli gördüklerini belirten Georgieva, “Kamu borcunda süren artış endişe kaynağı olmaya devam ediyor.” diye konuştu. Kamu borcunun kesin olarak aşağı yönlü bir seyre sokulmasının kararlı adımlar atılmasını gerektirdiğini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu