İsviçre, F-35 Alımını Maliyetler Nedeniyle 30 Uçakla Sınırlıyor
İsviçre, artan maliyetler nedeniyle F-35A savaş uçağı alımını 30 uçakla sınırlandırdı ve ek kredi talep etti.
İsviçre Savunma Bakanı Martin Pfister, artan maliyetlerin etkisiyle ülkenin yeni savaş uçağı alımında önemli bir değişikliğe gidildiğini duyurdu. Başlangıçta 36 adet olarak planlanan F-35A Lightning II savaş uçakları, şimdi 30 uçakla sınırlı tutulacak. Bakan Pfister, parlamentoya yaptığı açıklamada, bütçe aşımını önlemek amacıyla 394 milyon İsviçre frangı tutarında ek kredi talep ettiklerini belirtti. Bu durum, hem kamuoyunda hem de siyasi arenada yeni tartışmalara yol açtı.
2020 yılında gerçekleştirilen referandumda, İsviçre halkı 6 milyar İsviçre frangı bütçe sınırıyla yeni savaş uçağı alımına onay vermişti. Ancak son yıllarda yaşanan maliyet artışları, hükümeti planlarını gözden geçirmeye zorladı. Aralık 2025’te alınan ön karar, siparişin azaltılacağını göstermekteydi. Mart 2026 itibarıyla bu karar resmi hale geldi ve İsviçre, Lockheed Martin tarafından üretilen 30 adet F-35A alacağını açıkladı.
Bu süreç yalnızca maliyetlerle sınırlı kalmadı. ABD ile yapılan fiyat görüşmelerindeki anlaşmazlıklar, İsviçre’nin savunma stratejisinde yeni arayışlara yönelmesine sebep oldu. Özellikle Patriot hava savunma sistemlerinin teslimatındaki gecikmeler, Bern yönetimini Avrupa menşeli alternatif sistemleri değerlendirmeye yönlendirdi. Bu durum, İsviçre’nin gelecekteki savunma yapısında ABD’ye olan bağımlılığının azalabileceğini gösteriyor.
NATO ile Uyum Sorunları
F-35A’ların teslimat süreci, üretim programı ve finansman düzenlemelerine bağlı olarak birkaç yıl sürecek. İsviçre ordusu, bu uçakları mevcut hava filosunun modernizasyonu ve hava üstünlüğünün sağlanması amacıyla kullanmayı planlıyor. Ancak siparişin azaltılması, ülkenin hava gücü kapasitesinde beklenen artışı sınırlayacak. Bu durum, İsviçre’nin NATO ile uyumlu savunma yeteneklerini ne ölçüde geliştirebileceği sorusunu gündeme getiriyor.
Sonuç olarak, İsviçre’nin F-35 alımında yaptığı daraltma kararı, sadece ekonomik bir tercih değil; aynı zamanda stratejik bir yönelim değişikliğinin de habercisi. Artan maliyetler, ABD ile yaşanan sorunlar ve Avrupa sistemlerine yönelme ihtimali, ülkenin savunma politikalarında yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. İsviçre’nin atacağı sonraki adımlar, hem iç kamuoyu hem de uluslararası savunma dengeleri açısından dikkatle izlenecek.




