İsrail, Türkiye ile Yüz Milyarlarca Dolarlık Mücadeleyi Duyurdu

İsrail basınında Türkiye ile olan rekabetin yüz milyarlarca dolarlık bir mücadeleye dönüştüğü iddia edildi. En muhtemel çatışma alanı Suriye olarak gösterildi.

İsrail basınında yayımlanan bir analizde, Türkiye ile İsrail arasındaki artan rekabetin, klasik diplomatik gerilimlerin ötesine geçerek “yüz milyarlarca dolarlık bir mücadeleye” dönüştüğü ifade edildi. Analizde, dünya ekonomisinin yeni döneminde petrol ve doğalgazın yanı sıra veri akışı ve ticaret hatlarının da jeopolitik güç mücadelesinin merkezine yerleştiği vurgulandı.

Analist Kobi Barda, bu mücadelenin ekonomik ve güvenlik ekseninde kimin galip geleceğinin, dünya ticaret yollarının anahtarlarının kimin elinde olacağını belirleyeceğini belirtti. Ayrıca, Ankara ile Tel Aviv arasındaki gerginliğin uzun süredir yüksek seviyelerde seyrettiğine dikkat çekerek, Türklerin İsrail’e karşı olası bir çatışmaya hazırlandığına dair birçok işaretin bulunduğunu öne sürdü. En muhtemel çatışma alanının ise Suriye toprakları olduğu iddia edildi.

Barda, Türkiye’nin burada İsrail’i ana tehdit olarak tanımladığını ve her iki tarafın da diğerini zayıflatmaya çalışacağını ifade etti. Analizin merkezinde, Hindistan’dan başlayarak Orta Doğu üzerinden Avrupa’ya uzanması planlanan ve ABD destekli “IMEC” (Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru) projesi yer aldı. Bu projenin, yeni küresel ekonominin “Kutsal Kasesi” olarak tanımlandığı belirtildi.

Türkiye’nin de bu yeni jeoekonomik denklemin dışında kalmak istemediği ve İsrail’i baypas eden alternatif lojistik hatlar üzerinde çalıştığı ifade edildi. Bu kapsamda, Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye’ye ve oradan Avrupa’ya uzanan olası bir transit hattın gündemde olduğu kaydedildi. Ayrıca, bölgede eski demiryolu projelerinin yeniden canlandırıldığı ve bazı ulaşım hatlarının günümüz koşullarına uyarlanarak yeni ekonomik koridorlara dönüştürülmeye çalışıldığı hatırlatıldı.

Bu mücadelenin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi nüfuz savaşı olduğuna vurgu yapıldı. Hangi koridorun, yani İsrail limanları üzerinden geçen hattın mı yoksa Suriye ve Türkiye üzerinden uzanan kara ağının mı küresel ticaretin ana damarı olacağının, gelecekteki güç dengelerini belirleyeceği öne sürüldü. Analiz, bu süreci “küresel bir satranç tahtasında vezir ve kalelerin yeniden konumlandığı dönem” olarak nitelendirdi.

Analizde, Afrika Boynuzu’nun da kritik bir rekabet alanı olarak öne çıktığı ifade edildi. Türkiye’nin Somali’deki ekonomik ve askeri varlığını artırdığı, enerji ve açık deniz kaynakları alanında yeni gelişmelerin yaşandığı belirtildi. Buna karşılık, İsrail’in Somaliland ile ilişkilerini güçlendirme yönünde adımlar attığı ve bu bölgenin stratejik konumu nedeniyle alternatif bir üs haline geldiği iddia edildi.

Son olarak, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin yalnızca iki ülkeye ait bir mesele olmadığı, bunun çok daha geniş bir küresel sistem değişiminin parçası olduğu ifade edildi. Dünya, enerji hatları, lojistik koridorlar ve dijital ağlar üzerinden yeniden şekillenen bir “küresel satranç tahtasına” dönüşmüş durumda. Bu tabloda hangi hattın merkezi rolü üstleneceği, yalnızca bölgesel değil, küresel güç dengelerini de belirleyecek bir hale geliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu