Denizaltı Kabloları İçin Küresel Güvenlik Alarmı: Sabotaj Tehdidi

Denizaltı kabloları, artan jeopolitik gerilimlerle birlikte sabotaj tehditlerine karşı korunmaya alındı.

Dünya genelinde internet ve veri trafiğinin temelini oluşturan denizaltı kabloları, artan jeopolitik gerginliklerle birlikte güvenlik açısından yeni bir odak haline geldi. ABD ve müttefikleri, bu kritik altyapıyı özellikle Rusya ve Çin kaynaklı olası sabotajlara karşı korumak amacıyla yeni teknolojiler geliştirmekte ve sabotaj riski yüksek olan bölgelerde askeri devriyeleri artırmaktadır.

ABD medyasında yer alan haberlere göre, Baltık Denizi’nden Pasifik Okyanusu’na uzanan geniş bir coğrafyada hükümetler, ordular ve özel sektör, küresel veri akışının büyük bir kısmını taşıyan kablo ağlarının güvenliğini artırmak için yoğun çaba sarf ediyor. Özellikle NATO, Baltık Denizi’nde Rusya ile bağlantılı olduğu iddia edilen bir geminin kritik denizaltı kablolarını kesmesinin ardından bölgede devriye faaliyetlerini artırdı.

Asya’da da benzer bir alarm durumu söz konusu. Tayvan, kablolara yönelik olası saldırıları önlemek amacıyla sahil güvenlik devriyelerini artırırken, cezai yaptırımları da sıkılaştırıyor.

Ancak uzmanlar, bu sorunun oldukça karmaşık olduğunu belirtiyor. Denizaltı kabloları, çelik zırhlarla kaplı olsalar bile çoğu zaman bir masa tenisi topu kalınlığında ve büyük gemi çapalarına karşı hâlâ savunmasız durumda kalabiliyor.

Çin ve Rusya İddiaları Reddetti

Batılı yetkililer için en büyük zorluklardan biri, kablolara verilen hasarın gerçekten bir sabotaj mı yoksa kaza mı olduğunu ve bu eylemlerin hangi devletler tarafından gerçekleştirildiğini kanıtlamaktır. Şüpheli gemilerin çoğunun farklı ülkelerin bayraklarını taşıması, olayların arkasında doğrudan hangi devletlerin bağlantısı olduğunu ortaya çıkarmayı zorlaştırıyor. Çin ve Rusya ise bu tür iddiaları kesin bir dille reddediyor.

Öte yandan, yapay zeka ve veri talebindeki artış, daha fazla ağ kapasitesine olan ihtiyacı artırmakta ve denizaltı kablo inşaatında büyük bir canlanma yaşanmaktadır. Telekom veri şirketi TeleGeography’nin Baş Araştırma Sorumlusu Tim Stronge’un verdiği bilgilere göre, şubat ortası itibarıyla dünya genelinde inşası planlanan yeni kablo sayısı 119’a ulaşmış durumda. Bu sayı, geçen yılın ocak ayında 98, 2020 yılının ocak ayında ise 66 olarak kaydedilmişti.

Teknoloji Şirketleri Önlemleri Artırıyor

Bazı teknoloji şirketleri, yeni çözümlerle devreye girerek durumu daha da güvenli hale getirmeye çalışıyor. “Dağıtımlı Akustik Algılama” (Distributed Acoustic Sensing) gibi yöntemlerle kablolar boyunca lazer sinyalleri gönderilerek çevredeki hareketler tespit edilebiliyor. Bu sayede radar sinyal vericisini kapatan gemiler bile izlenebiliyor.

Savunma teknolojisi şirketi Anduril Industries, “Seabed Sentry” (Deniz Tabanı Gözcüsü) adını verdiği yeni bir sistem geliştirmiştir. Okyanus tabanına yerleştirilebilen bu cihaz, sonar sensörleri sayesinde gemi hareketlerini uzun süre boyunca izleme yeteneğine sahiptir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu