İstanbul’a Ulaşan Domatesin Maliyeti 20 TL’ye Yükseldi
İstanbul’a ulaşan domatesin maliyeti 20 TL’ye kadar çıkarken, akaryakıt fiyatları ve lojistik giderler en büyük etkenler arasında.
Son dönemde artan akaryakıt fiyatları, tarımsal üretim ve lojistik maliyetleri üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Antalya Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu durumun meyve ve sebze fiyatlarını etkilediğini belirtiyor. Akcan, “Antalya’dan domatesi bedava alsanız bile, paketleme, işçilik ve nakliye gibi ek maliyetler nedeniyle İstanbul’a kilogram başına giriş fiyatı 18-20 lirayı buluyor” dedi.
Ortadoğu’daki çatışmaların etkisiyle yükselen akaryakıt maliyetleri, gıda fiyatlarına doğrudan yansımaya başladı. Özellikle domates, salatalık ve biber gibi temel gıda ürünlerinin Antalya-İstanbul hattındaki nakliye ve üretim maliyetleri sürdürülebilir sınırları aştı. Sektör temsilcileri, artan lojistik giderlerin yalnızca nihai fiyatları yükseltmekle kalmayıp, aynı zamanda üretimin devamlılığını da tehdit ettiğini ifade ediyor.
Nevzat Akcan, sorunun yalnızca tarlada değil, yol maliyetlerinde de olduğunu vurgulayarak, “İstanbul’da ucuz sebze tüketme dönemi sona erdi. Domatesin fiyatı yüksek değil, asıl sorun üretim ve lojistik maliyetleri. Çiftçilerin iflas riski son on yılda hiç olmadığı kadar arttı. Eğer üreticiyi koruyamazsak, 2-3 yıl içinde paranızla bile ürün bulamayacağız” şeklinde uyardı.
Lojistik maliyetlerindeki artış, özellikle kısa mesafe ve parsiyel taşımacılıkta daha belirgin hale geliyor. İstanbul Halciler Derneği Başkanı Numan Dayan, nakliye fiyatlarındaki artışın ürün fiyatlarını doğrudan etkilediğini belirtti. Dayan, “Ocak ayında nakliye maliyetleri normal seviyelerdeydi, ancak şu anda kamyoncu esnafı mevcut fiyatlarla bile ayakta kalmakta zorlanıyor. Masraflar sadece mazotla sınırlı değil; plastik sandık ve ambalaj gibi yan maliyetlerdeki artışla birlikte, Ocak ayında 10 liraya mal ettiğimiz ürünü bugün 20 liraya ancak getirebiliyoruz” dedi.
Türkiye Nakliyeciler Derneği (TND) Yönetim Kurulu Başkanı Hakkı Başman, akaryakıt maliyetlerinin toplam iş hacmi içindeki payının kritik bir seviyeye ulaştığını vurguladı. Ocak-Mart döneminde mazot fiyatlarında yaşanan yüzde 45’lik artışın navlun fiyatlarına yansıdığını belirten Başman, “Kamyoncular maliyetleri çok daha sert hissediyor, ancak kurumsal firmalar olarak enflasyonu artırmamak adına maliyetin sadece üçte birini fiyatlara yansıttık. Nisan ayı itibarıyla nakliye fiyatlarında yüzde 15’lik bir revizyona gittik” bilgisini verdi.
İç piyasada ise genel bir durgunluk söz konusu. Yuda Yurtiçi Dağıtım Genel Müdürü Kemal Dağcı, yurtiçi parsiyel taşımacılıkta yüzde 20 civarında bir daralma yaşandığını ifade etti. Dağcı, “Küçük esnaf nakit akışını korumak için stok yapmıyor, ihtiyacı kadar mal alıyor. Öte yandan büyük ithalatçılar döviz riskinden korunmak amacıyla depolarını doldurmuş durumda. Ancak bu doluluk, bir hareketliliğin değil, belirsizlik halinin bir sonucu” dedi.
Sektör temsilcileri, akaryakıt üzerindeki ağır vergi yükünün hafifletilmesi gerektiği konusunda birleşiyor. Nakliyeciler, gıda ve ticaret zincirinin kesintiye uğramaması için, özellikle nakliye sektörüne yönelik ÖTV’nin kriz süresince tamamen kaldırılmasını talep ediyor. Temsilciler, akaryakıt maliyetleri sübvanse edilmediği sürece, tarlada ürün bolluğu olsa bile lojistik engeller nedeniyle mutfaklardaki fiyat artışlarının önlenemeyeceğini savunuyor.




